Cevaplar

2012-12-20T19:59:07+02:00

Hicretin İslam Tarihindeki Önemi
Hicret'in, İslâm tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olması sebebiyle bir dönüm noktası olduğunu yazımızın başında belirtmiştik Gerçekleşen bu büyük hadise ile İslamiyet'in, fert, aile ve cemiyet hayatında daha müşahhas olarak tatbik edildiğini, yeni bir toplum modelinin ortaya çıktığını görüyoruz Hicrete aktif olarak katılanlar ve onlara kucak açıp barındıranlar Kuran'da Rızay-ı ilahiyi kazananlar arasında takdim edilir "Öne ilk geçen muhacir ve ensarla, onlara güzellikle tabi olanlar, işte Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'dan razı olmuşlardır Allah onlara içinde ebedî kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır İşte büyük kurtuluş budur" (21) Medine'de başlayan bu yeni toplum hayatında, bir asırdan fazla bir zamandır Evs ve Hazreç arasında devam edip gelen kavga ve savaşların sona erdiğini, bu iki kabile arasında tarihten gelen düşmanlıkların bittiğini, din kardeşliği, inanç ve akide birlikteliğine dayalı yeni bir barış ve huzur döneminin başladığını görüyoruz Ayrıca, Ensar ve Muhacirin arasında yardımlaşma ve dayanışmayı temel alan "muahat=kardeşlik" esasları dahilinde hayatın yeniden tesis ve tanzim edildiğine şahit oluyoruz Yardımlaşma bu iki kesim arasında o kadar ileri seviyelere vardırılmıştı ki, kanbağına bağlı kardeşliğin dahi önüne geçmişti Varını yoğunu Mekke'de bırakıp gelen Muhacirlerin sıkıntıları böylece en aza indirilmiş olmaktaydı Hicretle beraber, Müslümanlar Medine toplumunun idarî yapısında belirleyici konuma gelerek yönetimde inisiyatif sahibi olmuşlardı Toplum hayatını tanzim eden yeni prensipler belirlenmiş, Müslümanlar ve Yahudilerin hak ve sorumluluklarını belirleyen, güvence altına alan meşhur "Medine sözleşmesi" imzalanmıştı Buna göre, kimsenin tabii insan hakları keyfî şekilde ihlal edilemeyecek, kişilerin inandıkları dinin esaslarına göre yaşama serbestlikleri olacak; mala-cana tecavüzde bulunulmayacaktır Peygamber Efendimiz, Medine'nin hicret öncesinden gelen "Yesrib" adını, "hoş ve güzel" anlamına gelen "Taybe" veya "Tâbe" sözcükleriyle değiştirdi Çünkü "Yesrib" kelimesi iyi bir manaya işaret etmiyordu Adının değişmesiyle birlikte Medine yeni bir statüye kavuşmuş; Mekke'dekine benzer harem sınırları içine alınmıştır Mekke döneminde, tevhid inancı, nübüvvet ve ahirete iman esaslarını muhtevî ayetler nazil olurken, Medine'de ise, ferdî, ailevî ve ictimaî hayatı düzenleyen ahkam ayetleri inmeye başlamış; on senelik bir zaman dilimi içinde dinin, hayatın çeşitli safhalarıyla ilgili prensipleri tamamlanmıştır Bu devrede din hızlı bir şekilde Medine'de ve Medine dışında yayılmış, bir çok fetih hareketleri gerçekleşmiş, "büyük fetih" olarak nitelenen Hudeybiye Musalahası imzalanmış; akabinde Mekke'nin fethi müyesser olmuştur Dinin duyulmasına ve anlaşılmasına engel teşkil eden baskı ortadan kalkınca İslamiyet gerçek hüviyetiyle insanlarca tanınma imkanına kavuşmuştur Böylece İslam'ın adalet, huzur ve güven veren esasları iyice farketilmiş; büyük kitleler nezdinde hüsnü kabul görmüştür Hicretin bize verdiği pek çok dersler bulunmaktadır Peygamberimizin de hayatında gördüğümüz gibi, inançlı kimselerin hayatında ümitsizliğe ve karamsarlığa asla yer yoktur En zor ve kritik anlarda dahi sabır, azim ve metanetle meselelerin üstesinden gelen Allah Rasülü, kendinden sonraki asırlarda tebliğ görevini üstlenecek olanlara numune-i imtisal olmuştur Başarıya ***üren maddi unsurlar yanında manevi faktörler de vardır Müspet sonuca yalnızca maddi yollarla ulaşılacağını düşünmek fevkalade yanlış bir husustur Her meselede sebeblere sarılmanın ötesinde, hükmü herşeye geçen, heran herşeyi sevk ve idare eden Yüce Yaratıcı'ya tam bir teslimiyet esas olmalıdır Hicretle ilgili bu yazımızı bitirirken bir konuya daha işaret etmemizin gereğine inanıyorum Allah Rasülü Medine'ye gelişinin hemen ardından mescidini inşa ederek bunun, müslüman bir toplumun hayatında icra edeceği fonksiyonu özellikle göstermek istemiştir
Ramazan ÖZALPDEMİR

0
2012-12-20T19:59:11+02:00

PEYGAMBER EFNDİMİZ HZ. MUHAMMEDİN MEKKEDEN MEDİNEYE GİDİŞİ

0