Cevaplar

2012-12-20T20:18:07+02:00

Marie CURIE (1867-1934) ve Pierre  CURIE (1859 1906) MsXLabs.org & Temel  Britannica
Curie'ler,  bir atom çekirdeğinin ışınım­lar yayarak kendiliğinden parçalanıp başka bir  elementin atomuna dönüşmesi olan radyo­aktiflik konusundaki ilk çalışmaları  gerçekleş­tirenler arasında seçkin bir yere sahiptir. Polonyalı bir fizik ve matematik profesörü­nün  kızı olan Marie Sklodowska Varşova'da doğdu. 1891'de Paris'e giderek Sorbonne  Üniversitesi'nde fizik ve matematik eğitimi gördü. 1895'te Fransız fiziksel  kimyacı Pierre Curie ile evlendi. Pierre Curie 16 yaşındayken Sorbonne'a girmiş, iki yılda diploma alarak  aynı üniversitede asistan olmuştu. Kristallerin ısıyla elektriklenmesini  (piroelektrik) araştı­ran ve kristallerin basınçla elektriklenmesi  (piezoelektrik) olgusunu bulan Pierre Curie, magnetizma konusundaki teziyle  1895'te dok­tora derecesini almıştı. Pierre Curie'nin bazı kristallerin  titreşince elektrik ürettiğini ve elektrik verilince titreştiğini bulması  kristalle­rin radyolarda kullanılmasına yol açmıştır. Marie ve Pierre Curie evlendikten sonra bilimsel  araştırmalarını birlikte sürdürdüler; Fransız fizikçi Henri Becquerel'in 1896'da  uranyum elementinde varlığını ortaya koydu­ğu ve sonradan radyoaktiflik  olarak adlandırı­lan olguyu incelemeye başladılar. Marie Curie toryumun da  uranyum gibi radyoaktif­lik özelliği gösterdiğini buldu; çeşitli  maddele­rin yaydığı radyasyonu karşılaştırmak için özel bir elektroskop  geliştirdi. Uranyum elde etmekte kullanılan pekblend cevherinin uranyumdan daha  rad­yoaktif olduğunu görerek, bu cevher içinde uranyumdan daha radyoaktif  bir madde ol­ması gerektiği sonucuna vardı. Curie'ler, uran­yumu  ayrılmış tonlarca pekblend artığı üze­rinde araştırma yaparak, bu çok  radyoaktif maddeyi cevherden ayırmak için çalışmaya giriştiler. Eski bir  barakada çok güç koşullar­da yürüttükleri ve sık sık para sıkıntısıyla  engellenen çalışmalarında, birçok kez yinele­dikleri kimyasal işlemler  sonunda 1898'de cevherdeki çok radyoaktif maddeyi ayırmayı başardılar. Tonlarca  pekblend kullanarak çok az miktarda elde edebildikleri ve radyoaktifli­ği  uranyuma oranla binlerce kez fazla olan bu madde iki elementten oluşuyordu.  Bunlardan birine, Madam Curie'nin anavatanı Polonya'nın adını yücelt­mek  amacıyla polonyum adı verildi; öbürüyse radyum olarak adlandırıldı. Ama, Madam  Curie saf radyumu ancak 1910'da elde edebil­di. Bu çalışmanın yanı sıra, Curie'ler radyum­dan yayılan radyasyonu  incelediler; magnetizmanın radyasyon üzerindeki etkisini ve rad­yasyonun  ısıtma gücünü araştırdılar. Curie'lerin çalışmaları daha sonraki nükleer fizik  araştırmalarının temelini oluşturdu. Pierre Curie 1900'de Sorbonne'da öğretim üyesi oldu. Marie Curie  Recherches sur les substances radioactives (Radyoaktif Maddeler Üzerine  Araştırmalar) adlı teziyle 1903'te doktora derecesi aldı. Aynı yıl, Pierre Curie  ve Henri Becquerel ile birlikte Nobel Fizik Ödülü'nü kazandı. Üç yıl sonra  Pierre Curie bir yük arabasının çarpması sonucu Paris'te ölünce, Marie Curie  kendini tümüyle araştır­malarına verdi. 1906'da, Pierre'in ölümüyle boşalan  Sorbonne Üniversitesi fizik kürsüsü­ne atandı ve Sorbonne'da ders veren ilk  kadın oldu. 1908'de profesörlüğe yükseldi ve 1911'de Nobel Kimya Ödülü'nü de  alarak iki kez Nobel Ödülü alan ilk kişi oldu. Marie Curie I. Dünya Sava­şı  sırasında Fransız hastanelerinde radyoloji servisleri kurulması için çalıştı.  Daha sonra, Paris Üniversitesi'nde kurulmasına öncülük ettiği Radyum  Enstitüsü'nün araştırma bölü­mü başkanı oldu. 1922'de Tıp Akademisi  üyeliğine seçilen Madam Curie radyoaktif maddelerin tıptaki kullanım olanakları  konu­sunu araştırmaya yöneldi. Bilimle uğraşan çok az kişi Curie'lerden daha güç koşullar altında  çalışmıştır. Paraları­nın çoğunu gerekli aygıt ve gereçleri almak amacıyla  harcadıkları için, yoksul mahalleler­de yaşadılar; çoğu zaman yeterince  yiyecek bulamadılar; rüzgâra ve yağmura karşı yete­rince korunmamış bir  barakayı laboratuvar olarak kullandılar. O günlerde radyoaktif maddelerin insan  sağlığı için yarattığı tehlike­ler hiç bilinmiyordu. Marie Curie radyum  bileşikleri ile çalışırken oluşan yanıklar yü­zünden çok acı çekti ve  radyoaktif ışınımın neden olduğu kan kanserinden öldü. Bu iki büyük öncünün anısına, bir  radyoak­tiflik birimine "curie" adı verilmiştir. Büyük kızları Irene  Joliot-Curie de radyoaktiflik konusunda araştırmalar yapmış ve Nobel Kimya  Ödülü'nü almıştır.
Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/217934-marie-curienin-atom-hakkindaki-gorusleri-ve-calismalari-nelerdir.html#ixzz2FcLRf65M

0