Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Soru ekle

Telefonuna yükle

Soru

takip et

çözünürlük prensiplerinin incelenmesi. gazlı içeceklerinin ve

çözünürlük prensiplerinin incelenmesi. gazlı içeceklerinin ve vurgun olayının incelenmesi

şikayetim var!

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Gkeaybk1907 kullanıcısına sor...

Cevaplar

ne olur puana ihtiyacım olduğu için yazdım.beni şikayet etme olur mu
yarenyasin kullanıcısının avatarı Yarenyasin Teşekkürler (0)
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Çözünürlük, belirli bir sıcaklıkta 100 ml suda çözünen maksimum madde miktarına çözünürlük denir. Çözücü akışkan (ki genellikle aşırı miktarda bulunur) solvent olarak adlandırılır ve birlikte çözeltiyi oluştururlar. Çözümlendirme işlemi solvasyon (çözücü su ise hidrasyon) olarak adlandırılır.

Sıcaklık artışı çözünme hızını ve çözünürlüğü artırır.(Gaz çözeltileri hariç(gaz çözeltilerinde sıcaklık artışı çözünürlüğü azaltır.))

çözücünün çözebileceği kadar madde çözmesine, doymuş çözelti denir. Çözeltinin denge durumu sıcaklığa bağlıdır. Belirli miktardaki bir çözücü içinde çözünebilecek maksimum çözünen madde miktarına, o maddenin o çözücü içindeki çözünürlüğü denir ve genellikle doymuş çözeltinin maksimum konsantrasyonu olarak ifade edilir. Bir maddenin bir başka madde içindeki çözünürlüğü, çözücü ile çözünen arasındaki intermoleküler kuvvetler, sıcaklık, çözümlendirmeye eşlik eden entropi değişimi, diğer maddelerin varlığı ve miktarları, ve bazen de basınç veya çözücü gazın kısmi basıncından etkilenir.

Çözünürlük sabiti, nisbeten düşük çözünürülükteki iyonik bileşiklerin doymuş çözeltilerini tanımlamada kullanılır (bkz. çözünürlük dengesi). Tuzlar için çözünürlük sabiti, sulu çözeltilerdeki çözünebilir maksimum miktarıdır. Çözünürlük sabiti, denge sabitinin özel bir halidir. Çözünmüş ve çözünmemiş tuz arasındaki dengeyi tanımlar. Çözünürlük sabitinin bilinmesi aynı zamanda çöktürme (çözünme reaksiyonunun tersi) işlemlerinde de çok faydalıdır. Sıcaklık, diğer denge sabitlerinin olduğu gibi çözünürlük sabitinin de nümerik değerini etkiler.

Çözeltilerin genel anlamda, katıların sıvılara karıştırılmasıyla elde edildiği düşünülürse de, herhangi iki madde karıştırılıp çözelti elde edilebilir. Karbonatlı su, gazın suda çözünmüş hali olup bir çözeltidir, hidrojen (gaz) palladyum metali (katı) içinde çözünebilir, ve paslanmaz çelik aslında bir katının bir başka katı içinde çözünmüş halidir (alaşım).

Çözünürlüğe etki eden faktörler [değiştir]
Çözücünün ve çözünenin cinsine göre 
Basınç: Katı ve sıvıların çözünürlüğüne basıncın pek etkisi yoktur. Gazların çözünürlüğü ise basınçla doğru orantılıdır. 
Sıcaklık: Katıların ve sıvıların çözünürlüğü sıcaklıkla çoğunlukla artarken, gazların çözünürlüğü sıcaklık artışıyla azalır. 
Ortak iyon derişimi: Ortak iyon çözünürlüğü azaltır.

Bir dalgıç su üstüne yavaşça çıkartılacak olursa çözünmüş azot akciğerlerden dekompresyon hastalığını önleyebilecek bir hızla atılabilir. Eğer bir dalgıç uzun bir süre denizin derinliklerinde kalmışsa saatlerce dekomprese edilmesi gerekebilir. Bir dalgıcın hangi hızla su yüzüne çıkartılacağı ilk olarak indiği derinliğe, ikinci olarak burada kaldığı süreye bağlıdır. Su yüzüne çıkma hızının tayininde basınçlı hava soluyan dalgıçlar için yapılmış “dekompresyon tabloları” kullanılmaktadır. 100 m derinlikte 20 dk kalmak iki buçuk saatten fazla dekompresyon zamanını gerektirir. Eğer dalgıç yukarı çıkarken saf oksijen soluyacak olursa vücut sıvılarında azotun uzaklaşma hızı önemli ölçüde artacaktır. Böylece deniz yüzeyine çok daha hızlı çıkarılabilecektir.
Dekompresyonda bilhassa aşırı kirli sularda ve hava şartları sebebiyle kullanılan diğer bir metod dalgıcı yüzeye hemen çıkartmak ve çıktıktan sonra 5 dk içinde bir basınç odasına (dekompresyon tankı) yerleştirmektir. Bu odada basınç tekrar uygulanır. Uygun bir dekompresyon tablosu kullanılır.
Yukarıdaki tedbirlere ilâve olarak şokta, sıvının yerine konması, heparin verilmesi gibi destekleyici metodlar faydalıdır.

VURGUN OLAYININ TEDAVİSİ 

Vurgun ya da dekompresyon olarak bilinen hastalığın tek tedavisi basınç odalarıdır. Önce vurgunun nedenini tekrar hatırlayalım. Basınç altında solunan hava içindeki azot, sıvı hale geçer. Basıncın aniden ortadan kalkmasıyla, azot tekrar gaz haline geçerek kabarcık oluşmasına neden olur. Bu durum damarlarda tıkanmalara neden olur. Damarlardaki kabarcıkları küçültmek ve yok etmek için aynı basınca tekrar dönmek gerekir. Bu basıncı, basınç odaları denen yerlerde yaratmak mümkün. Vurgun yiyen (dekompresyon hastalığına yakalanan) birini basınç odasına sokarak, dokularındaki kabarcıkların küçültülmesi sağlanır. Kabarcık halindeki azot, dokulardan uzun sürede ve güvenli bir biçimde uzaklaştırılır.
tuanalihaydar kullanıcısının avatarı Tuanalihaydar Teşekkürler (0)
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor