Cevaplar

2012-12-21T12:55:48+02:00
Yanıt: Camilerin toplumda sosyal barışı kardeşliği sağlamadaki önemi ve yeri İslâm toplumsal dayanışmayı sağlayıcı, birlik ve beraberliği tesis edici ilkelere sahip olan bir dindir. Cami İslâm'ın özünde yer alan dayanışma ve uzlaşma ruhunun canlılık kazanmasına katkı sağlayan, birlik ve beraberliği sembolize eden bir kurumdur. Tarih boyunca cami devamlı bir şekilde müslümanların birlik ve beraberliklerinin pekiştirildiği mekanlar olmuşlardır. Cami hiç bir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların körüklendiği yerler olmamıştır. Her zamankinden çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bu dönemde camiler oldukça önemli fonksiyonlar üstlenebilirler. 
Günümüzde camiler ibadet yeri olmasının yanında aynı zamanda eğitim öğretim yeri olarak da hizmet vermektedirler. Ülkemizin her tarafında bulunan camilere ibadet maksadıyla gelen milyonlarca insanımız dini konularda aydınlatılmakta ve okullarda öğrendikleri dini bilgileri pekiştirmektedirler. Beş vakit namaz, Cuma namazı, bayram namazı ve teravih namazı vb. dini içerikli etkinlikler amacıyla camilere gelen milyonlarca insan aynı duyguları, aynı heyecanları yaşamakta ve tek amaç etrafında kenetlenmektedirler. Ancak camilerin uzlaştırıcı ve toplumsal dayanışmayı sağlayıcı işlevini en iyi şekilde gerçekleştirmesi, oralarda görev yapan imam-hatiplerimizin özel gayretleriyle mümkün olabilecektir. Camilerimizi din görevlilerimizden bağımsız olarak ele almak mümkün değildir. 
Bugün 65.000 camide hizmet veren binlerce din görevlimizi camileri birleştirici fonksiyonunu gerçekleştirmede büyük sorumluluklar beklemektedir. Onlar söz ve davranışlarıyla örnek olmalı ve halkımızın aynı amaçlar doğrultusunda bir araya gelmelerinde bir harç vazifesi görmelidirler. Eğer din görevlileri üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirirlerse camilerin toplumsal barışı, uzlaşmayı ve dayanışmayı sağlayıcı fonksiyonu gerçekleşmiş olacaktır. 
------------------------ 
1- Ragıp el-İsfehanî, "el Müfredat fî Garibi'l-Kur'an", Kahraman Yayınları, İstanbul 1986, s. 135-136. 
2- Buhârî, Menakıbü'l-Ensar, 45. 
3- Hüseyin Atay, "İslâm'da Öğretim", Ankara Ünv. İl.Fak. Dergisi, C. 23, Ankara 1978, s. 18, Ahmed Çelebi, "İslâm'da Eğitim Öğretim Tarihi", Çev. Ali Yardım, Damla Yayınevi, İstanbul, 1983, s.96, M. Faruk Bayraktar, "İslâm Eğitiminde Öğretmen Öğrenci Münasebetleri", M.Ü.İ.F.Y., İstanbul, 1989, s.90-94, Jons Pedersen, "Mescid", İslâm Ansiklopedisi, C. 8, M.E.Basımevi, İstanbul, 1979, s.4. 
4- İsmet Kayaoğlu, "İslâm Kurumları Tarihi", Ankara 1980, s.117. 
5- M. Faruk Bayraktar, "Yaygın Eğitimde Din Öğretimi", "Türkiye'de Din Eğitimi ve Öğretimi", Türk Yurdu Yayınları, Ankara, 1999, s. 345. 
6- Çelebi, a.g.e., s. 108-109. 
7- Mustafa Bilge, "İlk Osmanlı Medreseleri", İstanbul, 1984, s. 3, Osman Ergin, "Türk Maarif Tarihi", C. 1-2, İstanbul 1977, s. 99. 
8- Faik Reşit Ünat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, Ankara, 1964, s.10, Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi, Kültür Koleji Yayınları, İstanbul, 1993, s. 72. 
9- Cemal Tosun, "Din ve Kimlik", Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1993, s. 56. 
10- Ünver Günay, "Din ve Toplumsal Farklılaşma", Atatürk Ünv. İl. Fak. Der. Sayı: 5, Erzurum, 1982, s. 79. 
11- Günay, a.g.m., s. 80. 
12- Diyanet İşleri Başkanlığı İstatistikleri, 1997, Ankara, 1998, s. 7. 
1 5 1
2012-12-21T13:01:54+02:00

Cevap: Camilerin Dini ve Sosyal Hayattaki Önemi


İslam’ın sosyal dayanışma ve kaynaşmayı sağlayan bir din olduğunun açık göstergelerinden biri de camilerimizdir. Camiler, toplumun her kesiminden insanın hiçbir ayrım gözetmeden ortak bir düşünce, aynı heyecan ve gaye ile bir araya geldikleri kardeşlik, birlik ve beraberlik şuurunun zirveye çıktığı kutsal mekânlardır.

İslam toplumlarında camiler, insanları huzur ve sükûnete kavuşturmak bakımından önemli görevler üstlenen sosyal kurumlardır. Huzur ve maneviyat iklimi olan camiler; amiri-memuru, işçisi-işvereni, öğretmeni-öğrencisi, küçüğü-büyüğü ve siyahı-beyazı… Kısacası toplumun her kesiminden gelen insanları alarak aynı safta omuz omuza, diz dize ve gönül gönüle Allah’ın huzurunda buluşturur.


Camiler, minber ve kürsülerinden verilen vaaz ve hutbeleri ile inananlara ilim, irfan, edep, sevgi, saygı, hak ve hukuk dersi verilen birer yaygın eğitim müesseseleridir. Kur’an’a ait meselelerin müzakere edildiği, hayata yön ve istikametin verildiği ilim ve irfan ocaklarıdır. Camiye edep ile girilir. Zira Camiler edebin ve erdemin zirveye ulaştığı mekanlardır. Camilerde her gün tekrarlanan ilahi mesajla gönüllere fısıldanan manevi duygular; hırs kin, haset, gıybet, iftira, kanaatsizlik, sömürü, israf, gösteriş, zulüm, içki ve kumar gibi negatif duygu ve düşüncelerden uzak kalmayı öğretmekte ruhi ve psikolojik bunalımlara manen şifa olmaktadır.


Camilerimiz günde beş vakit minarelerden okunan ezanlar tüm insanlığı tevhide, namaza, kurtuluşa, huzur ve mutluluğa, gafletten uyanmaya ve manen dirilişe çağırmaktadır. Nitekim yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman Allah’ın ve Resulünün çağrısına uyun ve bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ve yine bilin ki onun huzurunda toplanacaksınız.” (1) Şüphesiz insanlara hayat verecek, gönüllerini manevi ölümden kurtaracak şey Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına bağlılıktır. İşte namaz ibadeti de bunların başta gelenidir. Özellikle cemaatle kılındığı takdirde bu amaca daha da kolay ulaşılır. Allah Resulü (s.a.v) : “Kişinin cemaat ile kıldığı namaz evinde veya çarşıda kıldığı namazdan 27 derece daha faziletlidir. Bu fazilet şu şekilde gerçekleşir. Biriniz güzelce abdest alır sırf namaz kılmak için camiye gelirse camiye gelinceye kadar attığı her adım için bir sevap verilir. Ve bir günahı silinir. Camiye girdiği zaman namaz için beklediği sürece namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Melekler bu kimseye dua ederler. Kimseye eziyet etmediği ve abdesti bozulmadığı sürece “Allah’ım bu kulunu bağışla ona merhamet et ve tövbesini kabul et diye dua ederler.” (2) müjdesini verir.

.“Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı dost doğru kılan, zekâtı veren ve Allah tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulacaklarından olması umulur.” (3)

1- Enfal, 8/24.
2- Ebu Davut, Salad:49, 1, 378.
3-Tevbe, 9/18.

0