Cevaplar

2012-12-22T13:30:55+02:00

şiirin konusu aşktır. Fakat günümüz manasıyla bilinen aşk değildir. Burada hakiki aşktan bahsediliyor. Hakiki aşkın talep edilmediğinden yakınılıyor.

Şiirin başlığı ile tema arasında sıkı bir ilişki var. Çoban çeşmesi, genellikle dağda, yerleşim yerlerinden uzakta bulunur. Şair, çeşmenin yalnızlığı ile aşk arasında bir bağlantı kurmuş. Artık aşkın dilinden anlayan kimse kalmamış. Ve yanık yüreklere seslenir: "Ey suyun sesinden anlayan bağlar, ne söyler şu dağa çoban çeşmesi." Artık hakiki aşkın sesini duyan kalmamış. Hâlbuki bu aşk ile Ferhat dağları delmişti. Böylece aşkın adı dillere düşmeye başladı. Her gönül ehli ondan kana kana içmeye başladı. Onun kimseye mihneti yoktu. Çünkü hakiki taliplisi çoktu. Sayısız yanık yolcunun gönlüne ferahlatıcı suyunu serpti.

Aslı, kesret yollarında, yolunu kaybedince, ona hak yolunu gösteren oydu. Kerem sazın tellerine dokununca onu Aslı'ya haber veren yine oydu. Hangi gözden yaş akıyorsa sebebi bu aşktı. Yıllarca kurumadan aktı durdu. Heyhat! Şimdi Leyla gelin oldu, Mecnun ise mezara girdi. Taliplisi kalmadı bu aşkın. Bir susuz yolcu artık yok. Bu garip aşk, yanık bir gönül bulmanın ümidiyle ilden ile, dilden dile gezmekte. Kalmadı eski sevdalar, gözler ağlamayı unuttu. Sanki yalanmış yaşanmış aşklar. Şu hale bak ki boşu boşuna akar aşk çeşmesi.

Açık, sade ve çok içten bir şiir. İnsanın yüreğini hüzünle neşelendiren ve aynı zamanda maziyi hayal alemimize taşıyan mısralardan meydana gelmiş.. Hangimiz hakiki aşkın özlemini duymamaktayız ki! Şimdi ise aşk, dile düşmüş, ahlaksızlık aşka kefen biçmiş. Uzak diyarlara kovulmuş aşk ve uzaktan uzağa garip gönüllere seslenir. Aşka susamış gönüllerin, aşkın çeşmesinin sesini duyması ve ondan kana kana içmesi dileğiyle.    

 

 

 

sadece zihniyetini   bulabildim

17 4 17