Cevaplar

2012-12-22T16:15:56+02:00

nsanlar, ilahi dinlerden uzaklaşınca sahib oldukları bütün haklardan mahrûm kaldılar. Zalim diktatörlerin, kralların zulmü altında inlediler. Siyasi, iktisadi ve içtimai haklarını elde edebilmek için mücadeleye başladılar. Miladi altıncı yüzyılda İslamiyetin doğuşu ile insanlık, medeni hakların zirvesine ulaştı. Peygamber efendimizin Veda Hutbesi’nde bu husus açıkça görülmektedir. İslamiyetin yayıldığı, hakim olduğu yerlerde din, dil, ırk farkı gözetmeksizin bütün insanlar, insanlık hak ve hürriyetlerini asırlarca kullandılar, adalet içinde müreffeh bir hayat yaşadılar. Bu haklardan mahrum kalan milletler ise mücadelelerini devam ettirdiler. Ancak 18. yüzyılda Fransız İhtilali ile bazı haklar elde edebildi. 20. yüzyıldaki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile de bu hakları genişlettiler. Halbuki İslamiyet, Fransız İhtilalinden 12, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden 14 asır önce insanların hak ve hürriyetlerini garanti altına almıştı. Veda Hutbesi’nde; “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah katında en kıymetliniz, takvası en çok olanınızdır. Arabın Arab olmayana bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” “Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.” “Kan davaları tamamen kaldırılmıştır.” “Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahü tealadan korkmanızı tavsiye ederim. Sizin kadınlar üzerinde, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” “Din kardeşinizin hakkına tecavüz helal değildir.” “Ey insanlar! Allahü teala her hak sahibine hakkını (Kur’an-ı kerimde) vermiştir.” buyrularak insanların can, mal emniyeti, fikir, vicdan hürriyeti gibi bütün hakları teminat altına alınmıştır. On dört asır sonra kaleme alınan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ndeki “Herkesin yaşama hürriyeti, hiç kimseye zulmedilemeyeceği, kanun önünde herkesin eşit olduğu, erkek-kadın ve ırk ayırımı yapılmayacağı” gibi değişik maddeler Veda Hutbesi’nde “Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız...” ifadesi ile özetlenmektedir. Eğer yeryüzündeki insanlar, İslamiyetin kendilerine temin ettiği bu hak ve hürriyetleri öğrenselerdi seve seve Müslüman olur veya bunların tatbik edilmesini isterlerdi. Nitekim batıdaki insan hakları ile alakalı çalışmalar, İslamiyetin tesiri ile olmuştur.

0