Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-22T16:07:39+02:00

Yunan – Pers Savaşları, (sıklıkla Pers Savaşları olarak da geçer), Akamenid İmparatorluğu (Pers İmparatorluğu) ile Yunan kent devletleri arasında MÖ 499 ile MÖ 449 arasında gerçekleşen bir dizi muharebedir. Politik olarak bölünmüş Antik Yunanistan'la, dönemin en güçlü imparatorluğu olan Pers İmparatorluğu arasındaki çatışmalar, esasen Büyük Kiros'un, MÖ 547 yılında İyonya'yı istila etmesiyle başlamıştı. Gerçekte Grek dünyası açısından Pers İmparatorluğu ile aradaki düşmanlık, İmparatorluk'un Büyük İskender'in seferi sonunda dağılmasına kadar iki yüzyıldan fazla bir süre devam etmiştir. Bu düşmanlık, Pers ordularının Yunanistan'a karşı MÖ 490'da ve MÖ 480-479 yıllarındaki iki saldırısıyla sıcak çatışmaya dönüşmüştü.

Grek bakış açısından tüm bu çekişmeler "Med olayı" olarak tanımlanmıştır. Yunanlılar, Pers İmparatorluğu'nu oldukça iyi tanıyor ve bir Pers hanedanı tarafından yönetildiğini biliyor olmalarına karşın, ilk tanıdıkları adla, Medler olarak tanımlamaya devam ediyorlardı.

0
2012-12-22T16:09:32+02:00

Anadolu, Kyros’un Batı Anadolu’yu işgalinden (M.Ö. 546) Büyük İskender’in Çanakkale Boğazı’nı geçişi tarihine (M.O. 334) değin iki yüz yılı aşkın bir süreç boyunca Pers işgali altında kalmıştır. Pers Krallığı bu dönem içinde Mezopotamya uygarlıklarının en son temsilcisiydi. 

Persler Batı’ya doğru Hellas’a değin yayılma politikası izleyen ilk Doğulu ulustur. Bu ya yılmanın ön adımı Anadolu’nun Med Kralı Kyaksares tarafından ele geçirilmesi olmuştur. Kyaksares’in M.O. 585 tarihinde Lydia Kralı Alyattes’e karşı kazandığı meydan savaşıyla Kı zılırmak doğusunda kalan bütün Anadolu, Pers Krallığı’nın eline geçti. Pers Krallığı’nı ku ran Kyros M.O. 546 tarihinde Sardes’i ele geçirdi ve Batı Anadolu üzerinde egemen oldu. 

Persler bütün Anadolu’yu işgal ettikten sonra bu defa Hellas’a yöneldiler. Ancak orada Atina’yı tahrip etmelerine rağmen, Salamis deniz (M.O. 480) , ve Plataiai (M.O. 479) kara savaşlarını yitirerek Anadolu’ya çekilmek zorunda kaldılar (Bu konuda ayrıntılı bilgi almak isteyenler için bkz. Arif MüfitMansel, Ege ve Yunan Tarihi, Ankara 1963 s. 243-272) . 

Bütün Anadolu’nun M.O. 546 tarihinde Perslerin egemenliği altına girmesi, M.O. 650’den 545’e değin 100 yıl boyunca dünya kültür liderliğini yapmış olan Doğu Hellen kültür merkezlerinin parlak yaşamına son verdi. Bununla beraber Olgun ve Erken Arkaik dö nemleriyle M.O. 5. ve 4. yüzyıldaki Klasik Çağ süreçlerinde bu Uygarlığı, aşağıda Hellen Uygarlığı bölümünde göreceğimiz gibi, yine de parlak yılların yaşanmasına sahne oldu. 

Kral Yolu 

Persler, Batı’ya yönelik yayılma politikalarını gerçekleştirmek için Kral Yolu’nu inşa et mişlerdir. Böylece tarihte ilk defa Anadolu, Doğu ile Batı arasında 200 yıl süreyle köprü gö revini yapt Kral Yolu Efes’te başlıyor, Sardes üzerinden Lydia’ya oradan Gordion ve Anka ra’ya, Kızılırmak’a varıyordu. Buradan da Kapadokya üzerinden Kilikya Kapıları’ndan Fı rat’a geliyor, Dicle’yi geçiyor ve Assyria üzerinden Susa’ya ulaşıyordu. Yol 90 gün sürüyor du. Yol boyunca konaklama yerleri ve krallığa ait posta istasyonları vardı. Her konaklama- da atlar ve postacılar hazır bekliyor ve gerekli haberi bir konaklamadan ötekine ulaştırıyordu. 

Anadolu’da Pers Etkinlikleri 

Persler, egemenlikleri altında bulunan Hellen kent devletçiklerini göreceli bağımsızlık- la idare ediyor, onlardan vergi almakla yetiniyorlardı. Perslerin Anadolu’da iki önemli sat raplık merkezi vardı. Bunlardan biri Sardes ötekisi bu satırların yazarı tarafından gün ışığı na çıkarılan, Manyas Gölü’nün güneydoğu kıyısındaki Daskyleion (bkz. E.Akurgal, Anatolia 1, 1956, s.47-51 ayrıca Eski Çağda Ege ve İzmir, s. 3-67) . Söz konusu her iki merkezde güzel Pers eserleri bulunduğu halde, bunların Anadolu Hellen sanatına hemen hiçbir etkisi olmamıştır (Sardes’te bulunan eserler için bkz. Ilknur Ozgen, The Lydian Treasure, Ankara 1996) . 

Pers etkinlikleri Anadolu’da bazı beyliklerin, örneğin Lykia’da, Karia’da, Mysia’da ve Pontus’ta olduğu gibi, Doğu ülkelerde görülen görkemli siyasal yaşama özenmesine yol aç- tı. Sözgelimi Pontus Ereğlisi’nde bulunmuş ve M.Ö. 530 tarihlerinde yapılmış olan satrap heykel başı (Resim 223) bunun en eski ve en güzel örneklerinden biridir. Miletos atölyelerinde yetişmiş bir İonyalı yontu ustasının bu eserinde, Pontus’taki Herakleia kralcığının başında bir Pers tiarası taşıdığını ve sakal, bıyık bakımından Pers örneklerine uyduğunu görüyoruz. Bu önemli eser, Anadolu’daki Hellen sanatının ilk portre yaratısıdır (bkz. E.Akurgal, Griechische und Römische Kunst in der Türkei, s.60-61, Lev. 22,23,80) . Halikarnas’taki Maussollos heykeli onun daha sonraki bir başka örneğidir.Geri kalan eserler ise ya doğrudan Pers stilinde (Resim 224) ya da Greko-Pers biçemin de örneklerdir

0