Cevaplar

2012-12-22T19:55:51+02:00

Çanakkale Zaferi, yedi asır üç kıtaya hükmeden büyük Osmanlının son zaferi, yeni kurulacak Türk devletinin de temellerinin atıldığı zaferlerden biridir.

Batılılar, “Hasta adam” dedikleri Osmanlı Devleti’ne son darbeyi vurmak için yüklendiler. Zaferden emindiler. Önce boğazları geçecek sonra da İstanbul’a gireceklerdi. Ama hesaplamadıkları bir şey vardı. Mehmetçiğin kanıyla örülecek olan bir duvar, Çanakkale…

Savaş sadece topla tüfekle değil, büyük bir iman ve inançla yapılıyordu. Onlar bunu bilmedikleri için, zafere kesin gözüyle bakıyorlardı. Ama karşılarındaki Türk milleti idi, Mehmetçik idi. Kolay kolay toprak bırakır mı? Her biri kanının son damlasına kadar savaşacak ve “Bu topraklar bizimdir, çekilin gidin!” diyecekti. Yoksa atalarına ihanet etmiş olacak ve on yedi kişiyle devlet kuran bir ulus, tarihe gömülecekti. Nitekim savaştılar ve büyük zafer ortaya çıktı. Çanakkale Zaferi…

Çanakkale, insanlıktan soyutlanmış olanlara Mehmetçiğin verdiği iyilik ve insanlık dersidir. Her biri bir iyilik meleği olan Türk insanı, savaşta bile düşmanının bir insan olduğunu unutmadı. Ama düşmanlar, yaralı askerlerimize bile silah sıkmaktan çekinmediler. Bizse onların yarasını tedavi ettik, her yardımı yaptık. Yine de barbar olan, kavgacı olan biz olduk.

Tarihi şan ve şerefle dolu olan Türk milleti, Mehmetçik yine büyük bir zafer kazandı. Hem de yardım için insanlarla savaştığını unutacak kadar, düşmanını dostu olarak görecek kadar büyük insanlık dersleriyle…

Kısacası Çanakkale, tarihi şan ve şerefle dolu olan bir ulusun kazandığı son zaferlerden biridir. Bu zaferin adı Çanakkale, mimarı Mehmetçik, temsilcisi de Tük milletidir.

Aysel KORUK

***

Çanakkale Zaferi Kompozisyonları (2)

Aziz Şehitlerimiz

Binlerce şehidimizi barındıran aziz vatanın aziz toprağı Çanakkale… Güzel Çanakkale, ulu Çanakkale… Gücümüzü dünyaya duyurduğumuz Çanakkale…

Aylardan mart. Gelibolu’nun o muhteşem manzarasından bir hüzün doğuyor. Karşıda binlerce düşman. Mehmet Akif Ersoy’un deyimiyle “Kimi yamyam, kimi Hindu, kimi bilmem ne bela” Çanakkale Boğazı vatanın kalbi, geçilmemesi gerekiyor. Bu yüzden bıyığı yeni terlemiş delikanlılar bile cepheye koşuyor. Damarlardaki o asil kan durmuyor. Vatan askı tutuşturuyor bedenlerini Öyle bir akın oluyor ki Çanakkale’ye o yıl tıp fakültesi hiç mezun vermiyor. Hepsi cephede şehadet şerbetinden içip şehit oluyorlar. Analar ağlıyor… Yavrusunu kınalayıp “Haydi oğul, haydi git! Ya gazi ol, ya şehit!” diyerek gönderdiği yavrusu için gözyaşı döküyor.

Amansız bir mücadele başlıyor Çanakkale’de Boğazda 26 mayın patlıyor. Ve düşman gemileri geri çekiliyor. Düşman anlıyor denizi geçemeyeceğini. Bu sefer karadan saldırmaya karar veriyor. Ama bilmiyorlar ki ne denizimiz onlara geçit verir ne de karamız. Mustafa Kemal Pasa emrediyor askere : “Askerler ben size taarruzu emretmiyorum. Ben size ölmeyi emrediyorum. Sizin düşmanı oyalayacağınız zaman içinde, yerinize başka askerler gelebilir.” Zaten onlar ölmeye hazırdı ve hepsi seve seve canlarını verdi.

Simdi ise pırıl pırıl deniziyle kendisini ziyarete gelenleri kucaklıyor Gelibolu. Her yağmurda buram buram kan kokusu yükseliyor topraktan… Azıcık, toprağı kazsalar kemik parçaları ve mermiler çıkıyor. Bir metrekareye 6000 merminin düştüğü Çanakkale, atalarını unutmayan ve onlar için bir Fatiha okuyacak bu vatanın evlatlarını bekliyor.

Çanakkale’m, ah kahraman gazilerimiz, gençliğine doymadan vatan için canını veren aziz şehitlerimiz! Yaşamımız için canını veren, havadan daha önemli bağımsızlığımızı kazandıran isimsiz kahramanlarımız! Ruhunuz şad olsun! Bu vatanı, bu topraklarda yatanları, bu topraktaki kanları artık bizler koruyacağız. Bu vatan bizim. Gerektiğinde sizler gibi bizler de canımızı vereceğiz. Sizler rahat uyuyun.

Zerrin SÜZGÜN

***

Çanakkale Zaferi Kompozisyonları (3)

Çanakkale

Çanakkale’nin ismini ne zaman duyduğumu tam olarak hatırlamıyorum. Okul hayatımın ilk yıllarında senede bir 18 Mart’ta Çanakkale şehitlerini anıyorduk. Acaba Çanakkale neydi? Niçin Önemliydi.

Çanakkale’yi milli şairimiz Mehmet Akif’in mısralarında tanıdım ve o ruhu o mısralarda hissettim. Çanakkale’nin basit bir şehir olmaktan öte, bir değer olduğunu altıncı sınıfta öğretmenimizin bizi Çanakkale’ye götürdüğünde anladım.

Şehre sabaha karşı girdik ve sonra arabamızla iskeleye yaklaştık. İçim hiç olmadığı şekilde merakla doluydu. Anlatılanları tam olarak yerinde görmek istiyordum. İlk defa böyle bir merak içindeydim.

Hava hafif bahar esintisiyle aydınlanmaya başladıkça boğazın derin sularının dalgalanması görünmeye başladı. Bu sular işte o her şeye şahit olan karanlık sular mı? diye düşündüm.

Aracımız vapura bindirilerek karşıya geçirildi. İlk vardığımız yer Eceabat’tı ve rehberimiz anlatmaya başladı. Çıkartmayı, Koca Seyit Onbaşının destansı kahramanlığını, Nusret Mayın Gemisi’nin başarısını, Atatürk’ün şaha kalktığı mekânları tek tek gezdim. Burası tek kelimeyle Türk milletinin destanlar yazdığı bir yerdi.

Şimdi 18 Mart’lar benim için çok daha müstesna bir yere sahip. Her ne zaman Çanakkale adını duysam tüylerim diken diken oluyor ve gözlerim yaşarıyor. Çünkü onlar benim atalarımdı ve bu vatanı kurtarmak adına Akif’in ifadesiyle: “Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.” sözünü yerine getirmek istercesine kendilerini feda edip akını durdurmuşlardı.

Onlara çok ciddi vefa borcum olduğunu düşünüyorum. Artık hayatımda 18 Mart çok önemli bir gün olarak yer alacak. Şehit ve gazilerimize binlerce teşekkür…

1 5 1
2012-12-22T19:56:08+02:00

http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=kahramanl%C4%B1k%20ile%20ilgili%20kompozisyonlar&source=web&cd=1&cad=rja&ved=0CC0QFjAA&url=http%3A%2F%2Farama.edebiyatdefteri.com%2Fdefault.asp%3Fistek%3Dara%26nerede%3Dyazi%26tur%3D1%26aranan%3Dkahramanl%25FDk&ei=IfTVUNPSGPT04QSHzIHAAQ&usg=AFQjCNGrgge5nNICADraXZSfU3jZUKaybg&bvm=bv.1355534169,d.d2k

 

 

 

bu olurmu

1 1 1