Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-22T22:03:14+02:00

Her şeyden önce devlet, kırsal bölgelerdeki sanayi yoksunluğu açığını kapatmak için, bölgenin sahip olduğu özgün hammaddeyi üretecek büyük çapta tesisler inşa etmelidir. Devlet desteğiyle açılan her üretim tesisi; iş istihdamı demektir.

Bu acil bir siyasi öngörüdür. İş imkanı sağlanan bireyler ekonomik açıdan refaha kavuşacak, bunun sonucunda da bölgesel eğitim de güçlenecektir.

Yerleşik hammadde üretimini sağlamak için, sanayi zeminini güçlendirmek gerekmektedir. Sanayi zeminini kuvvetlendirmek ise ciddi bir ekonomik politikaya bağlıdır. Uzun süredir bütçe açıklarıyla uğraşan ve terörizmi engellemek için ciddi harcamalar yapmak zorunda kalan devletin bu dengeleri bir anda değiştirmesi ise kolay görünmemektedir.

Terörizm propaganda uyguladığı halka şöyle der: “Devlet size bilerek ve isteyerek sanayi imkanlarını sunmuyor ve iş istihdamı olmadığı için hepiniz ekonomik sıkıntıdasınız. Bu ayrımcı siyasetin kötü sonuçlarından kurtulmak için savaşmalısınız”

Devlet, anti propaganda politikasında ise halka şöyle der: “Önce, terörü engelleyin ve teröre destek vermeyin. Sosyal huzuru tesis edin, bu koşulları yerine getirirseniz, hem girişimci iş adamları can korkusu olmadan bölgenizde üretim yapar, hem de devlet sadece kolluk kuvvetleriyle değil, üretim imkanlarıyla da sizin yanınızda olur.”

Bu iki iradenin arasında kalan toplum ise, sadece iş istihdamı ve ekonomik anlamda refaha çıkmayı talep etmektedir. Bunun için izlenecek yol ise; terör odakların tuzağına düşmemek ve sosyo-ekonomik sıkıntıların atlatılması için rejime güvenmektir.

Salt coğrafi koşullar nedeniyle yoksul kalmak elbette bir kader değildir. Sanayi üretiminin olmadığı yerde, zirai üretim bulunmaktadır. Zırai üretim ise, aslında ekonomik temelleri oluşturan bir paydadır.

Bu karmaşık çıkmazı formüle etmek zor değildir. “Sanayin yoksa tarımın var” demek için ise, tarımsal üretimin zeminlerini ve ticari koşullarını dengelemek gerekmektedir.


2 4 2
2012-12-22T22:05:08+02:00
Terörizmin Sosyal Nedenleri  

Coğrafi Nedenler

Terör örgütleri mensuplarının genel kısmının en belirgin özellikleri, ortak coğrafi özelliklerdir. Bu durum, bölücü terör açısından en geçerli nedendir. Yaşadıkları coğrafya sebebiyle, merkezden uzak olan ve yaşam statüleri; sanayisi gelişmiş bölgelere oranla daha aşağıda kalan insanların bazıları, toplumsal yada ekonomik dağılımın kendilerine eşit olarak sirayet etmediğine ve bu sonucun bilinçli politika nedeniyle oluştuğuna inanırlar. Başlangıçta, bu yanıltılmış bilinç, bulanık bir öngörü biçimindedir. Süreç içinde, terör örgütleri, bu düşünceyi istismar ederek, halkı bölgesel ayrımcılığa sürüklemektedirler. Terör önce, sanayisi yeterince gelişmemiş ve ekonomik koşulları oturmamış coğrafyada yaşayan halkı, içinde bulundukları koşulların sorumlusunun devlet idaresi olduğu yönünde bir isnatla, devlet otoritesine karşı kışkırtmaktadır. Bu coğrafyalarda yaşayan halkın eğitiminin eksik, siyasal bilincinin ise yetersiz olduğunu bilen terör odakları, propaganda ve yanıltma taktikleri ile bu kimseleri otoriteye karşı tavır alması yolunda ikna etmeye çalışır.

Ulusun namusu sayılan vatan sınırlarını koruyan, can, mal ve sosyal güvenliğini sağlayan kolluk kuvvetleri, bu bölgede yaşayan halka adeta bir “düşman” gibi gösterilir.

Kırsal bölgelerde yaşayan nüfus, sanayi merkezlerine oranla neredeyse %-60 oranında fark eder. Aslında bu bölgelerde yaşayan halkın sosyal ilişkileri büyük şehir yaşamına oranla daha yoğundur.

Bu bölgelerden, merkez bölgelere göç eden insanların büyük bir kısmı ise hayal kırıklığına uğramıştır. Çünkü, sanayisi gelişmiş büyük şehirlerdeki yaşam koşulları oldukça güçtür. Bununla beraber, bu şehirlerdeki sosyal ilişkiler seyrektir. Bu nedenle merkez bölgelere göç eden insanlar; sosyo-ekonomik sıkıntılar çekmekte, coğrafi-kültür çatışması ve psiko-adaptasyon sorunları yaşamaktadırlar.

 

 

1 5 1