Cevaplar

2012-12-23T14:29:49+02:00

Metinlerarası İlişkiler ve Kitabe-i Seng-i Mezar
Orhan Veli, Cumhuriyet devri Türk şiirinin en önemli
şahsiyetlerindendir ve arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay
Rifat ile beraber Türk şiir tarihinin önemli bir aşaması
olan Garip hareketi veya diğer adıyla I.Yeni hareketini
başlatmışlardır. Orhan Veli ve arkadaşları Garip hareketiyle
Türk şiirine yeni bir soluk getirmişlerdir. Orhan Veli, Garip
adlı şiir kitabının önsözünde kendi şiir anlayışını açıklamıştır.
Bilge Ercilasun, Orhan Veli’nin Garip önsözündeki fikirlerini
şöyle özetler:
1) Şiirde vezinle kafiye iptidaî şeylerdir. Hakiki şiir için
vezinle kafiye mutlaka lâzım olan unsurlar değildir.
2) Teşbih, istiâre de şiire gerekli değildir. Şair, gördüğünü,
herkesin kullandığı kelimelerle ifade etmesini bilmelidir.
3) Bugünkü Türk şiirinin yeni bir zevki ifade edecek yeni
söyleyiş tarzlarına ihtiyacı vardır. Bunun için “yapıyı
temelinden değiştirmelidir.”
4) Sanatta tedâhül olmamalıdır. Şiir, resim, musiki
gibi sanatların alanları birbirinden ayrıdır. Onun
için birinin malzemesi olan bir şey, diğer tarafından
kullanılmamalıdır. (Bu görüşüyle sembolizmi ve
parnasizmi reddetmektedir.)
5) Şiirin en büyük kaynaklarından biri şuuraltıdır.
(O, bu konuda sembolist değil sürrealist olduğunu
söylemektedir.) (Ercilasun 2004: 22-23).
Orhan Veli, buradaki görüşlerine ek olarak şiirinde 20.
yüzyıl insanının karmaşık, değişken ve hızlı yaşamına ayna
tutmuştur.
‘Kitabe-i Seng-i Mezar’ kelime olarak ‘mezar taşı yazısı’
anlamına gelir. Orhan Veli’nin sokaktaki adamı ve gündelik
yaşamı konu eden önemli şiiridir. Orhan Veli bu şiirini eski
şiir anlayışını yermek ve onunla alay etmek amacıyla yazar.
Eski şiir tarzının bir eleştirisi olan bu şiirde biçim, konu ve
dil yerlidir. Eski şiirde, ölen bir kişinin arkasından söylenen
mersiyeler, o kişinin yüce ruhunun ve yüce yaşayışının bir
özetini yapmak ve onu övmek amacıyla yazılırdı. Bu şiirin en
önemli özelliği yaşadığı ve hatta öldüğü bile fark edilmeyen,
silik bir figür olan Süleyman Efendi’den bahsetmesidir.
Tanpınar, Süleyman Efendi’nin özelliklerini şöylece sıralar:
“Onun hiçbir romanesque’i olmayan ve yalnız
nasırlarından şikâyet ederek yaşayan ve ölen kahramanı
Süleyman Efendi, her türlü idealizmin ve değer hiyerarşisinin
dışında ilk doğmuş insan yahut bilinmeyen ameliyelerden
geçmiş ve transcendental’le her türlü âlakasını kesmiş bir
mahluk gibi sadece var olmakla yetinir.” (Tanpınar 1992:
115).
Orhan Veli’nin şiir anlayışı ve şiirinin hakkında verdiğimiz
kısa bilgilerden sonra şiirini işlemeye geçebiliriz.
1.1. Alıntı
Alıntı, bir yazarın bir başka yazarın eserinden kısa ya
da uzun parçayı kaynağını açıkça belirterek, olduğu kendi
metnine aktarmasıdır. Yazarın alıntı yaparken beklentisi, alıntı
aracılığıyla kendi metninin duygu, düşünce ya da okurda
yaratacağı etki bakımından desteklenmesi, güçlenmesidir.
(Gökalp-Alpaslan 2007: 17).
‘Kitabe-i Seng-i Mezar’ şiiri alıntılar bakımından oldukça
zengindir. Şiirin II. bendinde Shakespeare’in Hamlet’inden
alınmış olan söz açık bir alıntıdır.
Mesele falan değildi öyle
To be or not to be kendisi için; (Ercilasun 2004: 69).
Şiirde koyu bir şekilde ve İngilizce yazılmış olan bu
sözlerle şair, anlattığı Süleyman Efendi’nin çelişkili yaşamını
göstermeyi amaçlamıştır. Hayatının sıradanlığını kabul
eden Süleyman Efendi’nin varoluşçuluk felsefesiyle ilgisi
yoktur. “To be or not to be” ifadesi, hayatını yalnızca felsefi
düşüncelere adayan ve kendini toplumdan soyutlayan bir
aydın tipinin eleştirisidir.
Kitabe-i Seng-i Mezar şiirinin III. bendinde yer alan,
“Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık olmasaydı.” (Ercilasun 2004: 70).
mısralarında halk ağzının etkilerini görebiliriz. Yine
Adana yöresi türkülerinden Şu Kışlanın Kapısına adlı türküyle
bu mısralar arasında alıntı bağlamında bir metinlerarası ilişki
kurulabilir:
Şu kışlanın kapısına
Mail oldum yapısına
Telli kurban adayayım
Asker yârin kapısına
Yüce dağlar olmasaydı
Laleleri solmasaydı
Ölüm Allah’ın emri de
Şu ayrılık olmasaydı
1
Orhan Veli, halk söyleyişini ve düşünüşünü şiirine
getirmiştir. Halkın içinden yalnızca bir kişi olan Süleyman
Efendi’den bahsedilmesinde halk söyleyişine başvurulması
oldukça isabetlidir. Bu mısralarda görülen gurbet teması şiiri
halk edebiyatı şiir tarzına benzetir, Süleyman Efendi’nin
yaşamı ile yansıtılan gurbet teması halk edebiyatı ürünlerinin
kullanılagelen önemli temalarındandır.

0