Cevaplar

2012-12-24T11:59:28+02:00

YUNUS VE MOLLA KASIM

Yunus Emre'nin vefatından yüz yıl sonra yaşayan ve devlet görevinde yetkili biri olan Molla Kasım'a Yunus'un şiirlerini yazılı olarak getirmişler. Molla Kasım bir nehir kenarına gelmiş ve yanında getirdiği Yunus Emre şiirlerini okumaya başlamış. Her okuduğu şiiri dine, şeriata aykırı bularak yakıp suya atan Molla Kasım, kendine yüz yıl önceden hitap eden bir şiiri görünce, çok şaşırmış. Yunus şöyle diyormuş:

Ben dervişim diyene bir ün edesim gelir, 
Seğirdüben sesine varıp yetesim gelir. 

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir, 
Varıp anın üstüne evler yapasım gelir. 

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür, 
Varuben ol gölgede biraz yatasım gelir. 

Oda gölgedir deyu ta'n eylemen hocalar, 
Hatırınız hoş olsun biraz yanasım gelir. 

Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam, 
İki kanat takınam, biraz uçasım gelir. 

Andan Cennete varam, Cennette huriler görem, 
Huri ile gılmanı bir bir koşasım gelir 

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme, 
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.

Molla Kasım bunu görür görmez, yaktığı ve suya attığı şiirler için çok pişman olmuş, yakmadığı suya atmadığı şiirleri de bir hazine gibi saklamış. Halkımızın rivayetine göre; bu yüzden Yunus Emre şiirlerinden binlercesini göklerde melekler, binlercesini denizlerdeki balıklar, kalan binlercesini de insanlar söylermiş.

0