Cevaplar

2012-12-23T16:59:28+02:00

Yunanistan’a ve Ermenistan’a Türk topraklarının verileceği haberi Türk ulusunun aydınlarını harekete geçirdi. Öncelikle Yunanistan ve Ermenistan’a verilecek toprakların savunmasını sağlamak için yurdun çeşitli yerlerinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kuruldu. “Müdafaa-i Hukuk” dar anlamında, kurulan yerel cemiyetleri tanımlar.

Geniş anlamda ise M. Kemal’in önderliğini yaptığı hareketin tümüdür. Bu anlamıyla “Müdafaa-i Hukuk”, Osmanlı Devleti’nin asırlık hatalarından sorumlu tutulan, Mondros Mütarekesi’nin haksız uygulanmasıyla zulüm ve adaletsizlik baskısı altında ezilmek, sömürge halinde yaşatılmak suretiyle cezalandırılmak istenen Türklerin, millet olarak ve bu topluluğun siyasi ifadesi olan milli bağımsız bir devlet kurarak yaşamak hakkını, Osmanlı hükümetine, İmparatorluğun diğer unsurlarına ve bu hakkı tanımayan Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı fiili bir mücadele sonunda elde etmesidir.

Sivil cemiyetler, Anadolu ve Trakya topraklarının kurtuluşu için dağınık ve merkezi otoriteden yoksun olarak, yalnız kendi bölgelerinin kurtuluşunu sağlamak için örgütlenmeye başladılar. Cemiyetlerin kurulmasındaki temel duygu Türklük duygusudur. Temsil ettikleri bölgelerin tarih, coğrafya ve nüfusça Türklere ait olduğunu ispat etmek ve böylece Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılmamayı sağlamak amacıyla kurulmuş olan cemiyetler, programlarında silahlı mücadeleyi benimsememişlerdi. İlmi araştırma, istatistik bilgi ile büyük devletlere haklı olduklarını kabul ettirmek için propaganda yolunu yeterli görüyorlardı. Programları vatanın bütünlüğü ve Türk ulusunun bütünü düşünülerek hazırlanmamıştı. Taşıdıkları adlarda bunu açıkça göstermektedir.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin hemen hepsinin merkezi de İstanbul idi. Cemiyetler bölge esaslarına göre kurulduklarını ve siyasetle ilgili olmadıklarını ilan ettikleri için siyasal görünümleri yoktu. Cemiyetler İ.T. veya H. İ. partilerine resmen bağlantıları bulunmadıklarını da belirttiler. Yalnız kurtuluş amacıyla kurulmuş olan bu cemiyetler, siyasi partilerin mücadelesine karışmak istemiyorlardı. Fakat şurası da bir gerçekti ki, hemen bütün Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin tabanını eski İttihat Terakki mensupları oluşturuyordu. Birinci Dünya Savaşı süresince milliyetçilik temelleri atılmıştı.

Enver Paşa’nın “Turan” hülyaları sona erdiğine göre, milliyetçilik akımının yeni bir temele oturtulması gerekiyordu. Bunu da M. Kemal Paşa başaracaktır. Bu cemiyetler içinde bazıları İ.T. ‘yi yeniden yaşatmak ve Enver Paşa’yı yeniden başa geçirmek isteyeceklerdir. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin kurulmasının yakın sebebi, Trakya’nın Batı Anadolu’nun Yunanistan’a, Doğu Anadolu’nun Ermenistan’a verileceği ve Kilikya’nın Türkiye’den alınacağı, Karadeniz kıyılarında Samsun-Trabzon yöresinde Pontus Rum devleti kurulacağı endişeleri oldu. Bu sebeple bu cemiyetlerin önemlilerini şöyle sayabiliriz:

1- Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Heyeti Osmaniyesi,

2- İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti, Hareket-i Milliye Redd-i İlhak, İlhakı Red Heyeti Milliyesi

3- Kilikyalılar Cemiyeti

4- Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

5- Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti. 

 

ALINTI

0
2012-12-23T17:20:35+02:00

şanlıurfamıııııııııııııı

0