Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-23T22:36:51+02:00

MALARİA : Sıtma tehlikesi ağırlıklı olarak P.falciparum kaynaklı olarak tüm yıl boyunca, ülkenin tamamında mevcuttur.Kuzeyde görece risk daha az ve mevsimseldir,güneyde ve merkezde ise risk daha fazladır.Bulaş riski, yağmurlar sonrası olan temmuz ve aralıkta daha fazladır,özellikle güneyde Shabeelle ve Juba nehir vadilerinde risk daha çoktur, Mogadishu şehir merkezinde ise görece daha az risk vardır. Klorokin ve sülfadoksin-pyrimetamin'e karşı direnç rapor edilmiştir. Korunma için Meflokin(Lariam), atovaquone / proguanil(Malarone) veya doxycycline verilebilir. Sıtma tehlikeli ve ölümcül bir hastalıktır. İnsanlara sıtma etkeni olan Plasmodium parazitiyle enfekte dişi Anofel sivrisineklerinin ısırmasıyla geçer. Daha çok gün batımından şafak vaktine dek olan akşam-gece zamanı ısırmayı severler. Dört tip insan malaria paraziti arasından en tehlikeli olan Plasmodium falciparum’dur. Diğerleri daha benign formlar olan P.vivax, P.ovale, P.malariae’dır. 12 – 30 günlük inkübasyon döneminden sonra ateş, titreme, terleme, başağrısı, vücut ağrıları, bulantı-kusma halsizlik olur. İyilik ve hastalık dönemlerinin birbirini takip ettiği bir tablo mevcuttur. Kansızlık , sarılığa neden olan masif intravasküler hemoliz, hemoglobinüri, hassas ve gergin dalak, akut böbrek yetmezliği ve üremi meydana gelebilir. Koma ve ölümle sonuçlanabilir. Yaygın sıtma olan bir alandan gelen kişiler, tüm koruyucu önlemleri aldıkları halde, döndükten 1 sene sonrasına dek sıtma olma riskini sürdürürler. Bu gibi riskli yerlerden gelenler 1 yıl boyunca ateşli bir hastalığa yakalandıklarında mutlaka doktora başvurmalıdır. Hiçbir koruyucu ilaç tedavisi sıtmaya karşı %100 koruma sağlamaz. Tanıda endemik bölgeden gelen ve yüksek ateşi olan bir kişide sıtma akla gelmelidir. Laboratuvarla tanıyı desteklemek için periferik kan yaymasında eritrositler içinde parazitlerin görülmesi gerekir. Tedavide oral klorokin P.Falciparum hariç tüm formlarda etkilidir. Falciparum sıtmasında kinin , primetamin ve sülfadiazin birlikte verilir. Korunma için Meflokin (Lariam), atovaquone/ proguanil (Malarone) veya doxycycline verilebilir.

Korunma : Hastalar özel odaya alınmalıdır. Kontaminasyon olasılığında gömlek , infektif materyal ile temas söz konusu ise eldiven giyilmeli ve eller dikkatlice yıkanmalıdır. Sıtmadan ve sinek ısırmalarıyla bulaşan diğer hastalıklardan korunmak için bazı özel önlemlerin de alınması gerekir. (Böcek uzaklaştırıcılar kullanmak, geceleri uyurken cibinlik ile yatmak, sinek bobinleri, böcek spreyleri, uzun giysiler giymek gibi.)

SARI HUMMA : Somali’de Sarı humma genellikle yok. Bakool, Banaadir, Bay, Gado, Galgadud, Hiran, Aşağı Juba, Orta Juba, Aşağı Shabeelle ve Orta Shabeelle’ de görülebilir. Sarı humma, RNA grubu virüslerin “Togovirüs” ailesinden “Flavirüs” ler tarafından oluşturulur. Hastalık ‘Aedes aegypti ‘ adlı sivrisinekle insanlara bulaşır. 3-6 günlük kuluçka döneminden sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastalığa yakalanan kimseler, belirtilerin ortaya çıkmasından sonra 5 gün süreyle hastalığı sivrisineklere bulaştırabilirler. Hastalık insandan insana veya hayvandan insana doğrudan bulaşmaz. Hastalığın belirtileri arasında ani ateş, titreme, kas ağrıları, sırt ağrısı, başağrısı, mide bulantısı, kusma sayılabilir. 3 ila 4 gün kadar sonra çoğu hasta biraz iyileşir ve belirtileri kaybolur. Ancak hastaların %15-20 ’sinde karaciğer , böbrek ve dolaşım bozukluğuna bağlı olarak sarılık, kanama odakları(ağız, burun ve göz ve/veya midede), albuminüri, kusmada artış, şiddetli karın ağrısı gibi bir tablo gelişir. Bu hastaların da yarıya yakını iyileşir. Ancak kalan kısmı bu belirtilerin ortaya çıkmasından 10-14 gün kadar sonra ölürler. Tanı klinik bulgular ve laboratuar yöntemleriyle konur. Sarı hummanın özel bir tedavi yöntemi yoktur. Hastalar su kaybını önlemek ve yüksek ateş için tedavi edilebilirler. Ciddi derecede hasta olanlar için yoğun bakım gerekli olabilir.

Korunma : Hastanın diğer hastalardan ayrı bir odada tedavisi yapılmalıdır. Hastayla temasta talimatlara uygun olarak eller yıkanmalıdır. En önemli korunma yolu vektör mücadelesidir. Bol ve uzun kollu elbiseler giyilmesi, vücudun açık kalan yerlerine sivrisinek kovan (DEET veya picardin içeren) ilaçlar sıkılması, sivrisineklerin giremediği yerlerde konaklama (örneğin, cibinlik kullanma), ‘Aedes aegypti’ sivrisineğinin yaşadığı yerlerde hastaların sivrisineğin giremeyeceği odalarda bakılması gerekir. Aşı mevcuttur

0