Cevaplar

2012-12-24T13:41:55+02:00

Süveyş Kanalı Projesi’nin Amaçları:

Akdeniz  ticaretini canlandırmak.
Baharat Yolu’nu Akdeniz’e çevirerek bu yola yeniden işlerlik kazandırması
Güney Asya’daki Müslümanlar üzerindeki Avrupalı baskısını kaldırmak
Portekiz’in Hint Okyanusu’ndaki faaliyetlerini önlemek
Asya ile yapılan ticaret Osmanlı topraklarından geçecekti. Osmanlı Devleti’ni ekonomik bakımdan da güçlendirecekti.
İlk olarak Yavuz döneminde gündeme gelen Akdeniz ile Kızıldeniz’in birleştirilmesi projesi 1568′de kanalın açılacağı bölgede incelemeler yapılmış, fakat Sokullu Mehmet Paşayı çekemeyenlerin engellemeleri nedeniyle, bu düşünce de gerçekleştirilememiştir. Süveyş Kanalı 1869 yılında İngiltere tarafından açılmıştır.

7 4 7
2012-12-24T13:58:15+02:00
A. XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Durumu

Osmanlı İmparatorluğu XIX. yüzyılda gücünü ta­mamen kaybetmiştir. Kendi varlığını kendi gücüyle koruma imkanını kaybetti. Bu nedenle çeşitli devlet­lerle sürekli değişen ittifaklar içine girdi. Çağın güçlü devletleri de Osmanlı toprakları üzerinde çeşitli pazarlıklar yapmaktaydılar.

Rusya; XVIII. yüzyılda olduğu gibi, Boğazlar ve Balkanlar yoluyla sıcak denizlere inme idealindeydi. İngiltere; Uzak Doğudaki sömürgelerine giden yolları, yani Doğu Akdeniz'i ele geçirme amacındadır.

Fran­sa ise İngiltere'yi güçsüz düşürmek amacıyla Mısır'ı almak istemektedir.

Bu üç devlet arasındaki çıkar çatışmaları Osman­lı İmparatorluğunun varlığını korumasında etkili oldu. Herhangi bir saldırı anında çıkarları elden giden dev­letler Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldılar.

B. Osmanlı-Fransız-İngiliz-Rus İlişkileri (1800-1806)

Napolyon'un Mısır'a saldırması üzerine İngiltere ve Rusya Osmanlı Devleti'ne yardım ettiler, Mısır'da Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Buna rağmen Ruslar Fransız tehlikesinin devam ettiğini iddia ederek işgal ettikleri yedi Ege adasını boşaltmadılar.

Napolyon'un imparator olmasından sonra Fran­sa'ya karşı İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya arasında savaş başlayınca geleneksel Osmanlı-Fransız dostluğu yeniden başladı. Rusya ise yedi Ege adasında, Mora, Sırbistan, Eflâk ve Buğdan'da halkı isyana kışkırtmaktaydı. Bu kışkırtmalar sonunda 1804'de Sırplar ayaklandılar. Eflâk ve Boğdan beylerinin de isyana hazırlandıkları öğrenilince bu iki bey görevlerinden alındı. Boğazlar da Ruslara kapa­tıldı. İngiliz ve Rus elçilerinin istekleri reddedilince Ruslar Dinyester'i geçerek Eflâk ve Boğdan'a girdi­ler. Bunun üzerine Rusya'ya savaş ilân edildi.

C. Osmanlı-Rus Savası ve Bükreş Antlaşması (1806-1812)

Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması üzerine İngiliz donanması İstanbul'a geldi (1807). Babıâli'ye ültima­tom vererek Ruslarla anlaşılmasını, Eflâk ve Boğdan beylerinin tekrar atanmalarını, Fransa sefirinin İstan­bul'dan çıkarılmasını istediler. Eflâk ve Boğdan bey­leri yeniden atandı. Fakat Fransız elçisi İstanbul'dan çıkarılmadı. Rusların Eflak ve Boğdan'ı işgal etmesi üzerine İngiliz donanması geri döndü. Çanakkale Boğazı'ndan geçerken kayıp veren İngilizler İskenderi­ye'ye saldırdılar. Fakat Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, İngilizleri Mısır'dan çıkardı.

Ruslarla savaşın devam ettiği sırada Napolyon Tilsit'te Rus Çarıyla görüşerek antlaşma yaptı (1807). İstanbul'da III. Selim tahttan indirilerek IV. Mustafa padişah yapıldı. Alemdar'ın İstanbul'a gelişiyle IV. Mustafa'nın yerine II. Mahmut padişah oldu (1808).

Napolyon ise Rus çarı ile Efrut'ta görüşerek Eflâk-Boğdan'ın işgalini kabul etti (1809). Napol­yon'un bu iki yüzlü siyaseti Osmanlı-Rus savaşını ye­niden başlattı. Bir süre sonra Napolyon'un Rusya ile arası açılınca Napolyon, Rus seferine devam edilme­sini istedi. Fakat Osmanlı Devleti Napolyon'un iki yüzlü siyasetinden rahatsız olduğundan Ruslarla ba­rış yapmayı tercih etti.

2 5 2