Cevaplar

2012-12-24T16:05:36+02:00

Muttakilere gelince; muhakkak onlar güvenli bir makamdadırlar. (44/51)

Cennetlerde ve pınarlarda (44/52)

Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler karşılıklı (otururlar). (44/53)

İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir. (44/54)

Orda güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; (44/55)

Orda ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. (44/56)

Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar tadı değişmeyen sütten ırmaklar içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi) ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (47/15)

Cennet de muttakiler için uzakta değildir (o gün) yakınlaştırılmıştır. (50/31)

Ona 'esenlik ve barış (selam)la' girin. Bu ebedilik günüdür. (50/34)

Orda diledikleri herşey onlarındır; katımızda daha fazlası da var. (50/35)

Şüphesiz muttaki olanlar cennetlerde ve pınarlardadırlar; (51/15)

Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı. (51/16)

Hiç şüphesiz muttakiler cennetlerde ve nimet içindedirler; (52/17)

Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur. (52/18)

Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için. (52/19)

Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve Biz onları iri-ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz. (52/20)

Onlara istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik. (52/22)

Orada bir kadeh kapışır-çekişirler ki onda ne 'boş ve saçma bir söz' ne günaha sokma yoktur. (52/23)

Kendileri için (hizmet eden) civanlar etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz pırıl pırıl.' (52/24)

Kimi kimine dönüp sorarlar; (52/25)

Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip-korkardık." (52/26)

"Şimdi Allah bize lütufta bulundu ve 'hücrelere kadar işleyen kavurucu' azabdan korudu." (52/27)

Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır. (53/15)

Rabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır. (55/46)

Çeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler. (55/48)

İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır. (55/50)

İkisinde de her meyveden iki çift vardır. (55/52)

Astarları ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır. (55/54)

Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (55/56)

Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler. (55/58)

İhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır? (55/60)    3 ne :)

0