Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-24T17:39:17+02:00

daha çok kendilerini diğer arkadaş çevrelerine veya yakın çevrelerini kendilerini farklı gösterip birnevi arkadaşlarına ve yakın çevresine kendisini olduğundan daha büyük ve daha iyi göstermeye çalışmaktır

 Yabancı kelime kullanmalarının nedeni yabancı kelime sayesinde kendini normalinden daha havalı ve daha farklı gösterdiklerini sanmalarıdır.
1 5 1
2012-12-24T17:39:37+02:00

Dilimizde yabancı kökenli kelimelerin kullanılmasının çeşitli sebepleri var. Fakat bu sebepleri başlıca iki grupta toplamak mümkün. 1) Günümüz Türkçesi nin, gelişmiş diller (İngilizce, Fransızca, Almanca gibi) karşısındaki yetersizliği. Yani bir ihtiyaçtan doğan kullanım. Zaman zaman duygu ve düşüncelerimizi anlatacak kelime bulamayız. Şairin ifadesiyle "kelimelerin kiyafetsiz" olduğunun farkına varırız. Bunu tercüme yapan, herhangi bir gelişmiş Batı dilini iyi bilen herkes farkeder. Tercüme yaparken zorlanır. Birbirinden farklı duygu, düşünce, kavram ve fiillerin Türkçe de bazen aynı kelimeyle karşılandığını görür. Bu ihtiyaç, bu dilimizin gereğince işlenmemiş olması durumundan, birçok aydın, birçok yazar ve şairimiz şikayet etmiştir. Mesela 14. yüzyıl Anadolu şairlerinden Aşık Paşa (12721333) devrinin Türkçesi nden şöyle şikayet eder: Kamu dilde var idi zapt u usûl Bunlara düşmüş idi cümle ukûl Türk diline kimsene bakmaz idi Türkler e hergiz gönül akmaz idi Türk dahı bilmez idi ol dilleri İnce yolu ol ulu menzilleri Fakat daha sonraki yüzyıllarda Türk dili işlenir, yavaş yavaş zenginleşir, duygu ve düşünceleri ayrıntılı bir şekilde anlatacak bir dil haline gelir. Gerçi bu konuda Türk aydınları ve yazarlarımız aşırılıklara düşmüş ve bazı yanlışlıklar da yapmışlardır. Mesela çok sayıda Arapça ve Farsça kelime, hatta bazı yabancı gramer şekillerini de Türkçe ye sokmaları gibi. Bu aşırı ve yanlış davranışları, daha sonra başka aşırı ve yanlış davranışlar takip etmiştir. Özellikle 1940–1980 yılları arasında dilde arılaştırma, özleştirme iddialarıyla dilimiz iyice kısırlaştırılmış, nüanslar kaybolmuştur. Asıl yapılması gereken, Türk dilinin zenginleşmesi için yapılması gereken şeyler yapılmamış, herkesin bildiği, anladığı, bin yıldan beri kullandığımız kelimeler dilimizden atılmaya çalışılmış ve nihayet 500–600 kelimeyle konuşan, sık sık "eee..." diye, "şey" diye, "şeyi şey yapmak" diye konuşan ve böylece kelime dağarcığının ne kadar zayıf olduğunu ortaya koyan yüksek tahsilli nesiller yetişmiştir. Bu durumda, bazı aydınlar, çıkış yolunu, Batı dillerine özellikle de İngilizce kelimelere sarılmakta bulmuşlardır. Böylece çok sayıda yabancı kelime hızla Türkçe ye girmiş ve bu son zamanlarda adeta bir istila halini almıştır. 2) Yabancı kökenli kelimelerin kullanılmasının bir başka önemli sebebi ise okumuşlarımızın "aydın, ilerici, kültürlü" görünme gayretleridir. Okumuşlarımız, güya kendilerinin aydın, mürekkep yalamış, kültürlü biri olduklarını göstermek için bu Batı kökenli kelimeleri, sözlerinin arasına bolca serpiştirme gereğini duyuyorlar. Efor, transformasyon, konsensüs, vizyon, mega, sentır, şov, entelektüel, spesifik, sorti.. gibi. Okumuşlarımız bu ve benzeri birçok kelimeyi gerekli gereksiz her yerde kullanarak, kendilerinin kültürlü, bilgili, seviyeli biri olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Bu davranışın büyük ölçüde komplekse dayalı olduğunu sanıyorum. Ve dilimiz için de esas tehlikeli olan da budur diye düşünüyorum. Çünkü bu psikolojide olan kişiler, hiçbir endişe taşımadan, hiçbir gerçek ihtiyaca dayanmadan, sırf moda olarak, kompleks olarak, kendilerini aydın, kültürlü, bilgili gösterme gayreti içinde bunu yapıyorlar. Sorunuzun ikinci kısmına gelince, ister üzerinde durduğumuz birinci sebepten, isterse ikinci sebepten kaynaklansın, dilimizdeki yabancı kelimelerin oranının kısa zamanda hızla artması, dilimiz için ciddi bir tehlike teşkil etmekte olduğu kanaatindeyim. Türk Dil Kurumu nun yabancı kelimelere karşılıklar kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yabancı kelimelerle mücadelede bu gayretleri yeterli ve yerinde buluyor musunuz? Neler yapılabilir? Türk Dil Kurumu nun yabancı kelimelere karşılıklar bulma kampanyasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Türk Dil Kurumu nun bu konuda çok geç bile kaldığını, kendine düşen görevi gereğince yerine getirmede biraz ağır davrandığını düşünüyorum. Türk Dil Kurumu, Türk toplumunun ihtiyaç duyduğu kelimeleri, zamanında ortaya koyup yabancı kelimelerin Türk dilini istila etmesine fırsat vermemeli ve dilimizin çağdaş milletlerin dilleri seviyesine ulaşması için üzerine düşen görevi değerli dilbilimcilerimiz, dilimizi iyi kullanan yazarlarımızla birlikte yerine getirmeli ve bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeli, gerekli tedbirleri almalıdır. Burada şunu da ayrıca belirtmek gerekir ki, daha önce Türk Dil Kurumu nda görev yapan ve yıllarca, dilimizde bin seneden beri kullanılan, benimsenen, herkesin bildiği, anladığı ve kültürümüzün taşıyıcısı haline gelen kelimeleri Türkçe den atmak için olağanüstü bir gayret ve hassasiyet gösteren çevrelerin, aynı hassasiyeti Batı dillerinden Türkçe ye geçen kelimeler için göstermemelerini ise oldukça düşündürücü buluyorum.Dil meselesi, Türk ruhu meselesidirYabancı kelimelerin kullanılmasını tek sebebe bağlamak mümkün değildir. Bir dile başka dillerden çeşitli yollarla kelime girer. Bu, dünyadaki her kültür dilinde daima görülmüş bir durumdur. Saf bir dil bulmak mümkün değildir. Böyle birşey istemek ve aramak da yanlıştır. Öyle ise konu nedir? Konu, dilin, ihtiyaç duyduğu kelimeleri, kendi bünyesi içinden karşılayamadığı durumlarda, ödünç kelimeler almasıdır. Bu zorlama ile de olmamalıdır. Konuya Yahya Kemal in deyişi ile bakmak gerekir kanaatindeyim. Yahya Kemal, Türkçe meselesi Türk ruhu meselesidir, diyor. Buna göre dilimiz, ruhumuzun aynasıdır. 

 

       
2 5 2