Cevaplar

2012-12-24T18:19:12+02:00

direnç,kuvvet,hareket,iş,newton,elektrik,uydu,çıkrık,kaldıraç,eğik düzlem,sonra elektrik yükü,trafo,elektriklenme,kayaç,nöron,nefron

0
2012-12-24T18:19:16+02:00

Bilim ve Fen Kavramları

Bu yazımızın konusu, Atatürk'ün bilim ve fen kavramları hakkındaki düşünceleridir. Atatürk'ün bu konudaki görüşlerini incelemeye başlamadan önce, belleklerimizi biraz tazelemek için, bilim (ilim, science) ve fen kavramlarını kısaca tanımlamanın yerinde olacağını sanıyorum. Eski dilimiz Osmanlıca'da ilim, bilgi, vukuf ya da marifet anlamlarına geliyordu. Klâsik Orta Çağ İslâm düşüncesi İçinde ilim, öncelikle medrese ağırlıklı disiplinleri kapsıyordu. Yani, ilim denilince, özellikle dini bilgiler anlaşılıyordu. Günümüzde, bilim denilince de kendine özgü konusu, yöntemi olan ve olayların nedenlerini, yasalarını bulma amacına yönelen disiplinler anlaşılmaktadır. Bu anlamda bilim, doğru yöntemle elde edilen ve pratikle saptanan bilgilerin bütünüdür, diyebiliriz.

Ünlü İngiliz düşünürü Spencer'e göre üç türlü bilgi bulunmaktadır: avami (halka ait genel bilgiler), bilimsel bilgiler ve felsefi bilgi.

Bilimsel bilgi

Bilimsel bilgiyi diğer bilgilerden ayıran şey onun objektif, yani nesnel olmasıdır. Çünkü, bu bilgi kişiden kişiye değişen biçimlerde yorumlanamaz. Bilimsel bilgi aynı zamanda geneldir, çünkü yalnız özel bazı olaylara değil, tüm olaylar topluluğuna uygulanır. Örneğin, yerçekimi yasası yere bırakılan bütün nesneler için geçerlidir. Bunun aksini kimse ileri süremez. Güneşin doğuşu ve batışı da kesindir. Öte yandan bütün madenlerin ısıtılınca genişleyeceğini tüm bilim adamları kabul etmektedir.

Bilimler, günümüzde kabaca, toplum bilimleri ve doğa bilimleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğa bilimleri denilince genelde matematik, fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi disiplinler anlaşılmaktadır. Toplum bilimleri içerisine ise tarih, ekonomi, sosyoloji, hukuk ve siyaset bilimi gibi disiplinler girmektedir.

Atatürk'ün söylevlerinde ve konuşmalarında sık sık kullandığı "müspet ilim" (pozitif bilim) kavramına gelince, bu olgulara, olaylara (vakıalara, hâdiselere) dayanan bilim demektir. Pozitivizmin olgulara, olaylara bakışı genel ve objektiftir. Pozitivizm, özünde akılcılığa, gerçekçiliğe ve deneyciliğe dayanır. Yani, bu bilim anlayışına göre akla, mantığa, deneye dayanmayan hiç bir bilgi bilimsel bilgi olarak kabul edilemez.

Fen kavramı

Fennin bugün kullanılan genel anlamı matematik, fizik, kimya gibi bilgilerin iş hayatına ve günlük hayata uygulanmasıdır. Bu anlamda fen, daha çok teknik ya da teknoloji anlamına gelir. Şemseddin Sami'nin "Kamus-u Türki"sine göre "fen" bir anlamda ilimlerin her çeşidi ve dalıdır. Fakat aslında ilim fenden daha geniş kapsamlıdır. Pek çok disiplini içine alır. Halbuki fen daha dar kapsamlı olup, hukuk, siyaset, sosyoloji, iktisat, etik, estetik, gramer, edebiyat gibi disiplinleri, fıkıh, hadis, kelâm, tefsir gibi dini bilgileri içermez. Kısacası, bu anlamda fen daha çok müspet (pozitif) bilimleri ve bu bilimlere dayanılarak yapılan uygulamaları göstermektedir. İşte, Atatürk, ilim ve fen derken ve çok defa bu iki kavramı beraber, yan-yana kullanırken daha çok pozitif bilim anlayışını vurgulamak istiyordu.



0