Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-25T13:55:04+02:00

İngiltere, Mondros’tan sonra işgal ettiği Urfa, Antep ve Maraş’ı Paris Barış Konferansı’nda, Fransa’ya bırakmıştır.

1 5 1
2012-12-25T14:27:36+02:00

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASINA DAYANILARAK YAPILAN İŞGALLER
30 ekim 1918’de imzalanan ateşkesten hemen sonra itilaf devletleri savaş sırasında imzaladıkları gizli antlaşmaları kısmen uygulayarak işgallere başladılar:
İngiltere:
Musul İskenderun Urfa Antep Maraş Kars Batum’u tamamen işgal etmiştir.Batum ve Kars’ı işgal etmesinin nedeni Kafkaslardaki petrol yataklarının denetimini elinde tutmak ve Doğu Anadolu’da kurulması düşünülen Ermenistan devletine zemin hazırlamaktı.İngiltere,1919 yılındaki Paris Konferansında alınan kararlara uyarak işgal etmiş olduğu Urfa Antep ve Maraş’ı daha sonra Fransızlara bırakmıştır.Ayrıca İngiltere Afyon Eskişehir İzmit Samsun ve Merzifon’a da asker göndermiş ve buralarda denetimi sağlamaya çalışmıştır.Musul Ateşkes antlaşmasından sonra ilk işgal edilen bölgedir.

Fransa
Mersin Dörtyol Adana çevresi ile İngiltere’den devraldığı Urfa Antep Maraş bölgesini işgal etmiştir.Ayrıca Doğu Trakya’daki tren istasyonları ile Afyon tren istasyonunu işgal etmiştir.
İtalya
Bodrum Kuşadası Marmaris Fethiye Konya Antalya çevresini işgal etmiştir.
Yunanistan
Paris Barış Konferansında alınan kararlar uyarınca 15 Mayıs 1919’da İtilaf devletlerinin gözetiminde İzmir’i işgal etmiştir.Daha sonra da Afyon ve Bursa yönüne doğru işgallerini genişletmiştir.Ayrıca itilaf Devletleri donanması da 13 Kasım 1918 de İstanbul boğazına demirleyerek şehir fiilen işgal etmişlerdir.
İtilaf devletlerinin bu işgalleri yurt içinde bazı azınlıklara cesaret vermiştir.Doğu Karadenizdeki Rumlar ile I.Dünya savaşında Rus ordusuyla Doğu ana doluya gelmiş olan Ermeniler isyan ederek bulundukları bölgede bağımsız devletler kurmayı amaçlamışlardır.
Ayrıca Fransızların işgali altındaki Güney Doğuana doludaki Ermenilerde ayaklanarak Müslüman halka karşı büyük bir saldırıya başlamışlardır.
Azınlıkları bu isyanları yine azınlıkların kurmuş olduğu çeşitli cemiyetler tarafından yönlendiriliyor,İtilaf devletleri tarafından da destekleniyordu.Bu cemiyetlerin yıkıcı faaliyetlerine karşı vatanseverler tarafından “direniş cemiyetleri” kuruldu.Böylece azınlık cemiyetlerinin sistemli çalışmalarına karşı koymak için çeşitli yöntemler geliştirilmeye başlanmıştır.
Sonuç olarak Osmanlı Devleti fiilen çökmüş hukuki varlığı da galip devletlerin arzu ve isteklerine bağlı kalmıştı.

0