Cevaplar

2012-10-02T21:27:17+03:00

"Şita" kış, "elhan" sesler demektir; bu söz "Kış sesleri, kış nağmeleri" gibi bugünkü Türkçeye çevrilmektedir.

"Elhan-ı Şita" Cenap Şahabettin'in önemli şiirlerinden biridir.

 

Şair, bu şiirde ahengi sağlamak için değişik yollar denemiştir. Şiirde üç farklı aruz kalıbı kullanılmıştır. Serbest müstezat biçimindeki artık dize­lerin yer aldığı bölümde uzun dizelerde

 

feilâtün-mefâilün-feilün

 

(Failâtün)              (Fa'lün)

 

kalıbı kullanılmıştır.

 

"Gibi kar / karlar" sözlerinde

 

feilün   / fa'lün kalıbı

 

Dörtlüklerle kurulan ikinci bölümde vezin (kalıp) değişmiştir.

mefûlü-fâilâtü-mefâîlü-fâilün

 

Beyitlerle kurulan son bölümde ise kalıp

mefûlü-mefâilü-mefâîlü-faûlün biçimindedir.

 

İlk bölümde kafiye örgüsü: aabbcdcdbb

Dörtlüklerin olduğu ikinci bölümde: abab

Beyitlerle oluşturulan son bölümde: aa aa bb, cc ... biçimindedir.

 

Şiirin oldukça sağlam bir kafiye düzeni vardır. Kafiyelerin iyi düzenlenmiş olması ahenge katkı sağlıyor. İlk bölümde artık mısra olarak tekrarlanan "Gibi kar, kar" sözleri bir ritim oluşturmanın yanı sıra karın kesik ke­sik yağışını da çok iyi anımsatıyor. "kar, arar, ağlar" kelimelerindeki "ar" kafiyeleri de "kar"ı çağrıştırıyor. İkinci bölümdeki kelimelerin sıralanışından, karın daha yoğun biçimde yağdığı izlenimi oluşuyor. Bu bölümde genellikle sert ünsüzleri barındıran kelimeler tercih edilmiş. Kelime seçiminde kelimelerin müzikal değerine dik­kat eden Cenap, her kelimeyi bilinçli biçimde kullanmıştır. Son bölümde kar yağışının aralıksız olduğu kelimelerin dizilişinden, tekrarlanan kelimelerden, kafiye oluşturan seslerden anlaşılabiliyor. Kelimelerin dizilişi ile ağır ağır yağmakta olan bir kar manzarası ortaya konmak istenmiş. Güvercinlerin şarkıla­rı, insanların çılgın sevinçleri sona ermiş, ortalığı bir sessizlik kaplamıştır. Bu bölümde yer alan kelimeler de bu sessizliği hissettirecek şekilde dizelere yerleştirilmiş. Karlar sessiz biçimde ağlamakta, yani yağmaktadır. Bu şiirde nazım birimi olarak hem bent hem kıt'a hem de beyit kullanılmıştır. "Doğa" Servet-i Fünun şiirinde en sık işlenen konulardan biridir. Servet-i Fünun dönemi şiirlerinde doğa birey­sel açıdan, sübjektif biçimde yansıtılmıştır. Şiirin nesre (düz yazı) yaklaştırılması Servet-i Fünuncuların şiirde gerçekleştirdikleri yeniliklerden biridir. Dili iyi kullanan Fikret ve Cenap gibi şairler adeta konuşur gibi şiirler yazmışlardır. Cenap'ın şiirinde de konuşma dili­nin doğallığını ve canlılığını yansıtan bölümler çoğunluktadır. "Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar

Geçen eyyam-ı nevbaharı arar"

 

0
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-02T21:27:30+03:00

isanbula kar yağdıtfjmmmmmmmmmmmmmmmmmm

0