Cevaplar

2012-12-25T18:07:57+02:00

Archimedes' principle-Archimides prensibi : Bir sıvının kaldırma kuvveti yer değiştiren sıvı miktarı ile orantılıdır. 

Avogadro's number-Avagadro sayısı : 1 mol maddedeki molekül sayısıdır. 6.02x1023 molekül. 

Aberration-aberasyon : Bir aynadaki arıza veya ışınların lensten geçtikten sonra bir noktada toplanamaması, odaklanamaması. 

Absolute temperature scale-mutlak sıcaklık skalası :Sıcaklığın sıfır olduğu nokta. Sıcaklık derecedeki bölmelendirilmiştir. Birimi Kelvin. 

Absolute zero-Mutlak sıfır : En düşük sıcaklık değeri; 0 K, -273!C, veya -459!F. 

Absorption spectrum-soğurma spektrumu : Bazı dalga boylarının gaz ortamları tarafından soğurulması. 

Acceleration-ivme : Hızın zamana göre değişimi. 

Activity-aktiflik : Bir çekirdeğin zaman bağlı olarak bozunması. 

Alloy-Alaşım : Metallerin karışımı. 

Alpha (a) radiation-Alfa radyasyonu : Bir çekirdeğin ortama alfa parçacıkları (helyum çekirdekleri) salması 

Alpha particle-Alfa parçacığı : Çekirdeğinde 2 proton ve 2 nötron bulunduran parçacık. 

Ampere-Amper : SI birimlerinde elektrik akım birimi, saniyedeki 1 coulomb luk yük akışı. 

Amplitude-Genlik : Periyodik bir harekette denge konumundan maksimum uzaklık. 

Angular momentum-Açısal momentum : Dönme momentumu. Bir nokta veya eksen etrafında dönen bir cismin açısal momentumu, çizgisel momentumunun dönme noktasına olan uzaklığı ile çarpımıdır. Dönen cisim bir hacime sahipse eylemsizlik momenti ile dönme hızının çarpımıdır. 

Antinode-antinode : Duran bir dalganın bir hali, dalga girişimlerinin maksimum yer değiştirmeyi yapması:genlik. 

Antiparticle-antiparçacık : A subatomic particle with the same-size properties as those of the particle although some may have the opposite sign. The positron is the antiparticle of the electron. 

Astigmatism-Astigmatizm : Bir aynadan yansıyan veya lensten geçen ışık demetinin, ayna veya lensteki bir hatadan dolayı genişlemesi. 

Atom : Bir elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük birim elemanı. Atom bir çekirdek ve onu çevreleyen elektron bulutundan oluşur. 

Atomic mass-Atomik kütle : Atomik kütle biriminde atomun kütlesi, atomun çekirdeğindeki proton ve nötronların kütlelerini toplamı. 

Atomic mass unit-Atomik kütle birimi : Atom ağırlıklarının nötr durumdaki karbonun atomunun ağırlığının yani nötron ve protonların toplam ağırlıklarının 1/12. 

Atomic number-Atom numarası : Bir atomun çekirdeğindeki toplam proton sayısı veya atomun nötr durumundaki toplam elektron sayısı. Bu numarası atomun periyodik çizelgedeki yerini tanımlar. 

Average speed-Ortalama hız : Alınan toplam yolun toplam zamana oranı. 

B- 

Bernoulli's principle-Bernoulli prensibi : Bir sıvının akış hızı artıkça uygulayacağı basıncın azalacağını ifade eder. 

British thermal unit-İngiliz ısı birimi : 1 pound suyun sıcaklığını 1 Fahrenheit artırmak için gerekli olan ısı miktarı. 

Baryon-baryon : Spinleri 1U2, 3U2, 5U2, . . . nin katları şeklinde olan hadronlardır. Yaygın olarak bilinen hadronlar proton ve nötrondur. 

Beats-girişim : Frekansları birbirine yakın iki dalganın genliklerinin üst üste gelmesi durumudur. Üst üste binen dalgaların ortak frekansı iki frekans arasındaki değişim kadardır. 

Beta (b) radiation-beta ışıması : Çekirdeğin ortama elektron veya pozitron salarak yaptığı bir tip ışımadır (antielectronlar). 

Beta particle-beta parçacığı : Radyoaktif bir maddenin ortama salmış olduğu elektron. 

Binding energy-bağlanma enerjisi : Çekirdeği parçalamak için gerekli olan enerji veya bir sisteme bağlı olan parçacığın sistemden ayıracak olan enerjidir. 

Black hole-kara delik : Kütlesel çekim kuvvetinin çok büyük olduğu hatta ışığı bile kendine çekebilen çok küçük kütleli sönmüş yıldızlardır. 

Bottom : The flavor of the fifth quark. 

Buoyant force : The upward force exerted by a fluid on a submerged or floating object. See Archimedes' principle.

C- 

Celsius temperature-Celcius sıcaklığı : Suyun donma ve kaynama noktaları arasının 100 eşit parçaya bölünmesini ifade eden sıcaklık skalası. 

Coercitive-Zorlama : Malzemenin, magnetik alandan etkilenerek içindeki magnetik momentlerini dış magnetik alana paralel hale getirmeye zorlanması. 

Coriolis force : Dönen referans çerçevesinde ortaya çıkan hayali bir kuvvet. Hortum içindeki rüzgarın yönünü belirleyen kuvvettir. 

Calorie-kalori : 1 gram suyun sıcaklığını 1 Celcius artırmak için gerekli olan ısı miktarı. 

Camera obscura-kamera deliği : Sanatçılar tarafından görüntüler elde etmek için bir duvarında küçük bir delik olan oda. 

Cathode ray-katot ışınları : Havası alınmış bir tüp içinde negatif elektrottan hareket eden elektron. 

Center of mass-kütle merkezi : Bir nesnenin kütle denge noktası. 

Centi-santi : 1/100 birimidir. 1 santimetre=1m/100 

Centrifugal force-merkezkaç kuvvet : Dönen sistemlerde, sistem içindekileri etkileyen sanki kuvvet. Dönen sistem içindeki bir cisme etki eden kuvvet dönme eksenine dik ve yarıçap doğrultusundadır. 

Centripetal-merkezcil : Merkeze doğru olan anlamındadır. 

Centripetal acceleration-merkezcil ivme : Bir daire çevresinde dönen nesnelerin merkeze doğru yönelmiş olan ivme. r yarıçaplı daire çevresinde dönen cisim sabit bir çizgisel hıza sahipse merkeze yönelmiş olan ivmenin büyüklüğü v2/r dir. 

Centripetal force-merkezcil kuvvet : Bir nesnenin yönünü değiştiren kuvvet. Çizgisel hızı sabit olan daire çevresinde dönen cisme etki eden merkeze doğru olan kuvvet mv2/r. 

Chain reaction-zincirleme reaksiyon : Parçalanan bir çekirdeğin diğer çekirdeklerin parçalanmasına neden olması. 

Change of state or phase-durum veya faz değişmesi : Maddenin bir durumdan diğer duruma geçmesidir. Katı halden sıvı hale veya sıvı halden gaz haline geçiş. 

Charge-yük : Birbirleri ile elektriksel etkileşmeyi sağlayan nicelik. 

Charged-yüklü : Pozitif veya negatif yüklü olma durumu. bence

0
2012-12-25T18:09:56+02:00

Fizik (Eski Yunanca: φύσις fisis “doğa”) maddeyi, maddenin uzay-zamanda hareketini enerji ve kuvveti de kapsamak üzere bütün ilgili kavramlarla birlikte inceleyen doğa bilimidir. Daha genel olarak, evren ile ilgili nasılları cevaplamak için doğanın genel bir analizidir.

Fizik en eski akademik disiplinlerden biridir, astronomiyi kapsadığı için ilki de denebilir. 16. yüzyıldan bu yana kendi sınırlarını çizmiş modern bir bilim olmasına karşın, Bilimsel Devrim'den önce iki bin sene boyunca felsefe, kimya, matematik ve biyolojinin belli branşları ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Buna karşın, matematiksel fizik ve kuantum kimyası gibi alanlardan dolayı fiziğin sınırlarını net olarak belirlemek güçtür.

Fizik, diğer disiplinleri etkilemesi bakımından da önemlidir. Bunun nedeni kısmi olarak ondaki gelişmelerin genellikle teknolojiye uygulanmasıyken, fizikteki yeni fikirlerin matematik ve felsefe gibi diğer disiplinleri etkilemesinin katkısı da büyüktür. Örneğin, elektromanyetik ve nükleer fizikteki yenilikler günümüz toplumunun gelişmesinde önemli yer tutan televizyon, bilgisayar, elektrikli ev eşyaları, nükleer silahlar gibi ürünlerin, termodinamikteki yenilikler motorlu taşımanın, mekanikteki yenilikler kalkülüsün gelişmesine neden olmuştur.

0