Cevaplar

2012-12-26T00:11:01+02:00

Kaynaklarını kullanamazsa gelişemez. Bağımsızlık lazım kaynaklarını kullanması için.

0
2012-12-26T00:11:13+02:00

Ekonomik Bağımsızlığın Önemi nedir
bir ülke için ekonomik bağımsızlık neden önemlidir

Kapitülasyon, bir ülke tarafından bir başka ülkeye ticari alanda verilen imtiyazlara denir Bu imtiyazlar çoğu zaman her iki devletin de kendi tasarrufları için olumlu olmaktadır Osmanlı devletinde kapitülasyon denilince akla ilk olarak Kanuni Sultan Süleyman zamanında Fransızlara verilen imtiyazlar gelir Fakat bundan önce Venedik ve Cenevizlilere ticari alanda imtiyazların verildiği görülmektedir

Akdeniz ticaretinde önemli bir yere sahip olan Venedik, özellikle 1 Aralık 1521 tarihinde otuz maddelik bir antlaşma ile Osmanlı devletinden ticaretin serbest olması, elçilerin haklarının korunması, Venedik gemilerine yapılacak olan muamelenin düzenlenmesi gibi önemli imtiyazlar elde etmiştir Bundan sonra Fransızlara verilen imtiyazlar vardır Fransa ile olan ilişkiler Fransa kralı Fransuva’nın 1525 tarihindeki Pavye Savaşında V Şarlken’e esir düşmesi ve bunun sonucunda Fransuva’nın validesi Düşes Dangolem’in Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemek maksadıyla gönderdiği elçi ile başlar Oğlu ve kendisi tarafından yazılan iki mektup ile birlikte elçi Frankipan’ı Osmanlı Devletine yollayan Düşes Dangolem mektupta oğlunun esaretten kurtarılmasını ve Macaristan üzerine bir seferin yapılmasını istemişti Avrupa’da egemen güç olmak ve Osmanlı Devleti aleyhine İran ile işbirliği yapmak isteyen Almanya –İspanya kralı Şarlken’e karşı Kanuni Sultan Süleyman Fransa’ya destek vererek bu planı engellemeye çalışmıştır

Kanuni Sultan Süleyman, 1535 yılında Irakeyn Seferinden döndükten sonra Osmanlı Devleti adına İbrahim Paşa ile Fransız elçi Lafore arasında ilk ticari münasebetler için müzakereler başladı Bu müzakerenin sonucu olarak imzalanan ahidname ile Fransız gemicileri yüzde beş vergi ödeyerek her iki devlete ait sularda ticaretlerini serbestçe yapabilecek ve bütün hukuki muamelelerde Fransız konsoloslarının kaza hakları kabul edilecekti Fransız tebaası hakkındaki davalara kadılar bakmayarak divanı-ı hümayuna devredilecek ve burada hüküm verecek olan kadıların yanına Fransız bir tercüman verilecekti Şayet bir Fransız, Müslüman tebaaya mensup olan bir kişiye ait borcunu ödemeden firar ederse mağdur bir başka Fransız’a veya Fransa konsolosuna dava açamayıp bu konuda Fransa kralından davacı olacaktı Fransa on yıl süre ile vergiden muaf olacaktı Bu ve bunun gibi konuları ihtiva eden ahidname her iki hükümdarında sağ olduğu müddetçe geçerliliğini koruyacaktı

Kanuni Sultan Süleyman bu imtiyazlar ile Fransa’yı yanına çekip Avrupa’da Osmanlı Devletine karşı olabilecek topyekûn bir savunmanında önüne geçip devletinin hareket kabiliyetini en üst noktada tutmayı amaç ediniyordu Diğer bir deyişle Şarlken’e karşı Fransa’yı güçlü kılarak Avrupa’da oluşabilecek Hıristiyan birliğini engellemeye çalışıyordu Verilen bu imtiyazlar Osmanlı’nın bir lütfu olarak görüldüğünden devletin siyasi ve ticari menfaatlerine de uygun düşmekteydi Nitekim istenildiği takdirde de kaldırılabilirdi Yukarda da dediğimiz gibi her iki hükümdarında hayatta kaldığı sürece geçerli olacak olan kapitülasyonlar Kanuni’nin ölümünden sonrada Fransızların isteğiyle uzatılmıştır 1569 yılında II Selim’in saltanatı zamanında yapılan ikinci ahidnameye göre verilen bu imtiyazlardan yararlanamayan yabancı tüccarlarda Fransa bayrağı ile ticaret edeceklerdi Böylelikle Fransa, kendi bayrağı altında ticaret eden devletlere karşı üstün konuma geçmiş bulunmaktaydı Ayrıca bu ahidname ile Fransa tebaasına süresiz vergi muafiyeti hakkı tanınıyordu Fransa’ya verilen imtiyazlar bununla da kalmadı ve 1581, 1587, 1604, 1673 ve 1740 tarihlerinde de onaylanarak devam etti Her hükümdar değişikliğinde verilen imtiyazlarında yenilenmesi ve bu yenilenme sürecinin uzun sürmesinden dolayı 1740 tarihinde Sultan I Mahmud ile Fransa Kralı XV Louis arasında imtiyazların sürekliliği konusunda bir antlaşma yapıldı Bu antlaşmada da Fransa kendisine verilen ticari ve hukuki imtiyazları genişletiyordu Ardı arkasına verilen imtiyazlardan dolayı 1569–1740 arası ‘Fransa Kapitülasyonlar Dönemi’ olarakta bilinir Fransa’ya tanınan imtiyazlardan sonra 1747 ve 1771’de Avusturya’ya, 1756’da Danimarka’ya, 1761’de Prusya’ya, 1783 ve 1829’da Rusya’ya, 1809’da İngiltere’ye, 1830’da ABD’ye bir takım imtiyazlar verdi Dikkate değer bir noktadır ki Amerika Osmanlılardan ilk ticari imtiyazları 1799’da istemiştir fakat Osmanlı Devleti siyasi ve ticari arenada henüz kendisini ispat edememiş olan Amerika’ya imtiyazları ancak 1830 Mayısında vermiştir Böylelikle Amerika’da Fransa ile başlayan imtiyazlı devletlerarasında yer alarak ticaret antlaşmalarından büyük karlar elde etmeye başlamıştır Bu tarihten sonra 1834’te Portekiz’e de bir takım imtiyazların verildiği görülmektedir fakat 1838 tarihinde İngiltere’ye verilen imtiyazlar vardır ki bunlar bir imtiyazdan öte bir sömürge antlaşmasına benzemektedir........

 

0