Cevaplar

En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-26T16:44:41+02:00
Necati Cumalı 


Necati Cumalı 1921 yılında Florina'da doğdu. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla kazasına yerleşen bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Cumalı, Ortaöğrenimini İzmir Atatürk Lisesi'nde (1938), yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde (1941) tamamladı. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942), Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde (1945) çalıştı, askerliğini tamamladıktan sonra Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı (1945-1957). Daha sonra Türkiye'nin Paris Basın Ataşeliği'nde (1957-1959) çalıştı. 1959 – 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yapan Cumalı, sonraki yıllarda yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. 10 Ocak 2001 tarihinde İstanbul'da yaşama veda etti.

Yazın Yaşamı 
İkinci Dünya Savaşı yıllarında şiirlerle yazın yaşamına giren Cumalı, ilk şiirini Urla Halkevi dergisinde yayımladı (1939). Daha sonra yeni edebiyat anlayışını savunan dönemin tüm ilerici / yenilikçi dergilerinde yazmayı sürdüren Cumalı, şiirlerini Varlık, Servet-i Fünun - Uyanış, Yeni İnsanlık gibi dergilerde yayımladı. 1943 yılında ilk kitabını çıkardı: Kızılçullu Yolu. Aynı yıl askere giden Cumalı, terhisine yakın geçirdiği "zehirli sıtma" yüzünden hava değişimine gönderildi (1944), hem askerliğin hem hastalığın etkisiyle Harbe Gidenin Şarkıları adlı ikinci kitabını yazdı (1945).
Ankara'ya dönen Cumalı, Ulus gazetesinin sanat sayfası ile Varlık, Ülkü ve Ankara dergilerinde sürekli olarak şiirlerini yayınladı, bu arada daha lise sıralarındayken Sabahattin Ali'nin etkisiyle başladığı öykü yazarlığını da sürdürdü ve Ulus'ta her hafta bir öykü yayımlamaya başladı. 1945 yılından itibaren yazın'ın şiir, öykü, roman ve tiyatro türlerinin hepsinde birden ürün veren Necati Cumalı, zaman zaman deneme alanına da el attı.
2 5 2
2012-12-26T16:44:46+02:00

13 Ocak 1921 tarihinde Yunanistan sınırları içinde bulunan o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine (Manastır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma kazasında doğdu. Altı çocuklu ailenin en büyük evladı idi.[1] Ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesikapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti.

Ortaöğrenimini 1938’de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İlk şiiri, 1939'da Urla Halkevi Dergisi olan "Ocak"'ta "A. N. Acar" ismiyle[1] yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" ismiyle yayımlandı[2]. Orhan Veli, Oktay Rıfat,Cahit Sıtkı, Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanıştı ve onların etkisiyle şiirine yön verdi.[2]Çocukluğundan başlayarak hayatında yer alan olayları şiirlerinde konu edindi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamladı.

Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerlikten döndüğü 1945 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı. Askerliği sırasında yazdığı şiirleri aynı yıl “Harbe Gidenin Şarkıları” adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü, Ankara gibi dergilerde sürekli olarak şiirleri yayınlandı. Yayınlanan ilk hikayesi, 1945 yılında Yücel dergisinin yayımladığı "Aysız Geceler" oldu. Ulus gazetesinde şiirlerin yanısıra hikaye alanındaki ilk denemelerini yayımlamayı sürdürdü. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı[1]. 1949 yılında sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunu ile dikkat çekti.[1]

1949 yılında Ankara’daki görevinden ayrılarak İzmir’e gitti. 1957'ye kadar Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. “Güzel Aydınlık” (1951), “İmbatla Gelen” (1955), “Güneş Çizgisi” (1955) adlı şiir kitapları ve "Yalnız Kadın" adl hikayet kitabı İzmir'de iken yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye, roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimlere eserlerine şekil verdi. Özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarının işledi. İlk hikâye kitabı “Yalnız Kadın”, 1955'te yayımlandı. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"'yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi.[1] 1957'de “Değişik Gözle” kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. O yıl avukatlığı bırakarak kendi imkanları ile Paris'e gitti.

1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikayelerine kaynaklık etti.[1]1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla[1] yurda döndü; İstanbul'a yerleşti. 1959 - 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. İlk romanı "Tütün Zamanı", 1959'da tefrika edildi.

1960 yılında hariciyeci Berrin Teksoy ile evlenen sanatçı, 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Necati Cumalı'nın yazdığı bazı yazılar nedeniyle 1966'da eşi Berrin Hanım görevinden alınınca[1] İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği,Bulgaristan İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya, Finlandiya'ya yurtdışı geziler yaptı. Bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu.[1]

Makedonya 1900” ile 1970 yılında ikinci kez Sait Faik Hikaye Armağanı'nı, “Yağmurlu Deniz” adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1969 Şiir Ödülü'nü, “Dün Neredeydiniz” adlı oyunuyla Kültür Bakanlığı 1981 Tiyatro Ödülü'nü, “Tufandan Önce” kitabıyla 1984 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Viran Dağlar” romanı ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yunus Nadi Roman Ödülü ve Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı kendisine 2000 yılında Tiyatro Yazarlar Derneği tarafından “Onur Ödülü” verildi.

10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.[3]

Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulundu ve ödülü eşi Berrin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ve "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açılmış;İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikilmiştir[5] Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.

1 5 1