Cevaplar

2012-12-27T09:42:18+02:00

Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı ve üzerine çıkmayı asıl amaç
olarak Türk toplumunun önüne koyan Ulu Önder Atatürk, yapılması
gerekenleri gerçekleştirdiği devrimlerle uygulamaya koymuştur. “Türkiye
Cumhuriyeti’nin temelinin kültür olduğunu, kültürü de okumak, anlamak,
görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek,
zekayı terbiye etmek” olarak tanımlayan Atatürk halkın, istenilen bilinç
düzeyine erişebilmesi için her şeyden önce okuma alışkanlığını kazanmasına
ve öğrenmeye bağlamaktadır. Halkın öğrenmesi ve okuma alışkanlığı
kazanmasının da okuma ve öğrenme kolaylığı getirilmekle mümkün
olacağına inanan Ulu Önder harf devrimi gerçekleştirmiştir. Atatürk'e göre,
Latin harflerinden oluşan yeni Türk alfabesi, okuma ve yazmayı
kolaylaştıracaktır.
Atatürk, dünya evrensel kültürüne Türk ulusunun katkısını sağlamak
için, önce, onun kendi ulusal kültürünü oluşturmasını istemektedir. Harf
devrimini de bu oluşumu sağlayacak bir yenilik olarak ortaya koymuştur.
Çünkü harf devrimi ile okuma yazma devrimi gerçekleştirilecek, ulusal
eğitim devrimi de bunun sonucu olacaktır.
Ulusal eğitim ve ulusal kültür içice düşünülmüş ve gerçekleşmeleri de
bu içice olmalarına dayandırılmıştır. Atatürk bunu daha 1921 yılında
söylediği şu sözleri ile pekiştirmiştir. "Bir milli eğitim programından
bahsederken, eski devrin hurafelerinden ve fıtri niteliklerimizle hiç de
münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen
bütün tesirlerden tamamen uzak, milli ve tarihi seciyemize uygun bir kültür
kastediyorum” .
Kültür ve eğitim, bilimin ve mantıksal yapının içinde biçim
kazanacaktır. Atatürk ulusun düşünsel gelişimini bilimin verileri üzerine
kurmak istemektedir: Ulusal eğitimin ve ulusal kültürün temelinde yatan ilke
bu felsefeden doğmaktadır.
Türk kültürüne bağlılık, ancak öz dile, Türkçe’ye önem vermekle
ölçülebildiği için Atatürk’ün kültür kavramında dil başlı başına bir değer taşır.

 

0
2012-12-27T09:47:40+02:00

Atatürk, dünya evrensel kültürüne Türk ulusunun katkısını sağlamak 
için, önce, onun kendi ulusal kültürünü oluşturmasını istemektedir. Harf 
devrimini de bu oluşumu sağlayacak bir yenilik olarak ortaya koymuştur. 
Çünkü harf devrimi ile okuma yazma devrimi gerçekleştirilecek, ulusal 
eğitim devrimi de bunun sonucu olacaktır. 
Ulusal eğitim ve ulusal kültür içice düşünülmüş ve gerçekleşmeleri de 
bu içice olmalarına dayandırılmıştır. Atatürk bunu daha 1921 yılında 
söylediği şu sözleri ile pekiştirmiştir. "Bir milli eğitim programından 
bahsederken, eski devrin hurafelerinden ve fıtri niteliklerimizle hiç de 
münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen 
bütün tesirlerden tamamen uzak, milli ve tarihi seciyemize uygun bir kültür 
kastediyorum” .
Kültür ve eğitim, bilimin ve mantıksal yapının içinde biçim 
kazanacaktır. Atatürk ulusun düşünsel gelişimini bilimin verileri üzerine 
kurmak istemektedir: Ulusal eğitimin ve ulusal kültürün temelinde yatan ilke 
bu felsefeden doğmaktadır.

0