Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-27T21:57:17+02:00

"Roma sanatı büyük ölçüde mimarîde kendini gösterir. Çoğun­luğu Romalı olan mimarlar, kemerli, tonozlu ve kubbeli yapım tekniğini geliştirmişlerdir. Mekâna önem kazandırıp, amtsal yapı düzenini bunun üzerine kuran bir üslûp oluşturmuşlardır.Akdeniz ve çevresini içine alan Roma İmparatorluğu, üç kıtanın çeşitli mimarî biçimlerini benimsemekle beraber, yapısına Roma damgasını vurmayı başarmıştır.Romalıların hafif ahşap çatı örtüsü yerine, büyük açıklıkların üzerini örten kagir tonoz ve kubbeyi tercih etmeleri, ağır taşıyıcı duvarların önemini artırmıştır. Bu nedenle sütunlar daha çok dekoratif amaçlarla kullanılmıştır.Onların taş ya da tuğlaları bağlamada harç kullanmış olmaları, büyük yapı­ların gelişmesini sağlamıştır. Taş, tuğla kırıkları ve kireçle karışık sıvı harç­tan meydana getirdikleri bu betona horasan denilir.

TAPINAKLAR:
Etrüsk tapınaklarının etkisi altında yapılan Roma tapınakla­rının bazıları da Yunan tapınaklarına benzemektedir. Bunların yanı sıra, bir cephesi revaklı ve büyük bir merdivenle çıkılan yüksek bir kaide (podium) üzerine oturtulmuş olanlar da vardır. Roma tapınağını Yunan tapınağından farklı kılan husus da, Romalıların merdiven ve sütunları binanın ön cephe­sine yapmış olmalarıdır. Ayrıca, Yunan tapınakları bağımsız olarak yapılır­ken, Roma tapınakları, çoğunlukla kutsal mekânların bir ünitesi şeklinde inşa edilmişlerdir.Sütun başlıkları ve taşıdıkları saçaklar Korint düzenindedirRoma'nın imparatorluk düzeyine eriştikten sonraki zamanlarında değişik tiplerde tapınaklar yapılmıştır. Özel­likle daire plânlı ve kubbeyle örtülü yapılanlar karakteristik niteliktedirler. Roma'daki Pantheon, 43 m. çapındaki kubbesiyle, Antik dönemin kubbeli ve merkezî plânlı yapılarının en büyük ör­neğidir.Romalıların egemen olduğu dönem­de Anadolu'da yapılan tapınaklar, yine Yunan tarzında inşa edilmiş, Roma tar­zı benimsenmemiştir. Bunların içinde en iyi korunmuş olanı Çavdarhisar (Kütahya) Zeus Tapmağı 'dır. Bu yapı M.S. II. yy.'da Hadrianus tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ankara'daki Augustııs (Ogüst) ve Ro­ma Tapınağı da Roma döneminden kal­mıştır.

Hadrian Tapınağı: İmparator Hadrianus adına, anıt tapınak olarak inşa ettirilmiştir. Korinth düzenlidir ve frizlerinde Efes'in kuruluş efsanesi işlenmiştir. 

Domitian Tapınağı: Şehirdeki en büyük yapılardan biri olduğu düşünülen İmparator Domitianus adına yapılmış olan tapınak Traianus Çeşmesi'nin karşısında yer almaktadır. Günümüze yalnızca temelleri ulaşmış olan tapınağın yanlarında sütunların bulundu­ğu belirlenmiştir. Domitianus'un heykelinden kalanlar ise baş ve bir kol kısımlarıdır.

Serapis Tapınağı:Efes'in en ilginç yapılarından biri olan Serapis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi'nin hemen arkasındadır. Hıristiyanlık döneminde kiliseye dönüştürülen tapınağın Mısırlılarca yapıldı­ğı düşünülmektedir. Türkiye'deki Serapis Tapınağı olarak Hrsitiyanlık'taki Yedi Kilise arasında olması sebebi ile Bergama'daki diğer tapınak daha çok tanınmakadır.

Artemis Tapınağı: (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş tapınak Efes'te milattan önce 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan[1] geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır. Türkiye'deki antik kent Selçuk İzmir'de bulunmaktadır.

Tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir.[2] Dünya'nın yedi harikasını derleyen Sidon'lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir.

Mağrur Babil'in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus'daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos'un engin mezarını; ama Artemis'in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki "İşte! Olimpus'un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı. (Antipater, Yunan Antolojisi [IX.58]) 
Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır:

Kadim Babillilerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı. 

devamını mesaj atarım sığmadı

1 5 1
2012-12-27T22:15:55+02:00

"Roma sanatı büyük ölçüde mimarîde kendini gösterir. Çoğun­luğu Romalı olan mimarlar, kemerli, tonozlu ve kubbeli yapım tekniğini geliştirmişlerdir. Mekâna önem kazandırıp, amtsal yapı düzenini bunun üzerine kuran bir üslûp oluşturmuşlardır.Akdeniz ve çevresini içine alan Roma İmparatorluğu, üç kıtanın çeşitli mimarî biçimlerini benimsemekle beraber, yapısına Roma damgasını vurmayı başarmıştır.Romalıların hafif ahşap çatı örtüsü yerine, büyük açıklıkların üzerini örten kagir tonoz ve kubbeyi tercih etmeleri, ağır taşıyıcı duvarların önemini artırmıştır. Bu nedenle sütunlar daha çok dekoratif amaçlarla kullanılmıştır.Onların taş ya da tuğlaları bağlamada harç kullanmış olmaları, büyük yapı­ların gelişmesini sağlamıştır. Taş, tuğla kırıkları ve kireçle karışık sıvı harç­tan meydana getirdikleri bu betona horasan denilir.

TAPINAKLAR:
Etrüsk tapınaklarının etkisi altında yapılan Roma tapınakla­rının bazıları da Yunan tapınaklarına benzemektedir. Bunların yanı sıra, bir cephesi revaklı ve büyük bir merdivenle çıkılan yüksek bir kaide (podium) üzerine oturtulmuş olanlar da vardır. Roma tapınağını Yunan tapınağından farklı kılan husus da, Romalıların merdiven ve sütunları binanın ön cephe­sine yapmış olmalarıdır. Ayrıca, Yunan tapınakları bağımsız olarak yapılır­ken, Roma tapınakları, çoğunlukla kutsal mekânların bir ünitesi şeklinde inşa edilmişlerdir.Sütun başlıkları ve taşıdıkları saçaklar Korint düzenindedirRoma'nın imparatorluk düzeyine eriştikten sonraki zamanlarında değişik tiplerde tapınaklar yapılmıştır. Özel­likle daire plânlı ve kubbeyle örtülü yapılanlar karakteristik niteliktedirler. Roma'daki Pantheon, 43 m. çapındaki kubbesiyle, Antik dönemin kubbeli ve merkezî plânlı yapılarının en büyük ör­neğidir.Romalıların egemen olduğu dönem­de Anadolu'da yapılan tapınaklar, yine Yunan tarzında inşa edilmiş, Roma tar­zı benimsenmemiştir. Bunların içinde en iyi korunmuş olanı Çavdarhisar (Kütahya) Zeus Tapmağı 'dır. Bu yapı M.S. II. yy.'da Hadrianus tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ankara'daki Augustııs (Ogüst) ve Ro­ma Tapınağı da Roma döneminden kal­mıştır.

Hadrian Tapınağı: İmparator Hadrianus adına, anıt tapınak olarak inşa ettirilmiştir. Korinth düzenlidir ve frizlerinde Efes'in kuruluş efsanesi işlenmiştir. 

Domitian Tapınağı: Şehirdeki en büyük yapılardan biri olduğu düşünülen İmparator Domitianus adına yapılmış olan tapınak Traianus Çeşmesi'nin karşısında yer almaktadır. Günümüze yalnızca temelleri ulaşmış olan tapınağın yanlarında sütunların bulundu­ğu belirlenmiştir. Domitianus'un heykelinden kalanlar ise baş ve bir kol kısımlarıdır.

Serapis Tapınağı:Efes'in en ilginç yapılarından biri olan Serapis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi'nin hemen arkasındadır. Hıristiyanlık döneminde kiliseye dönüştürülen tapınağın Mısırlılarca yapıldı­ğı düşünülmektedir. Türkiye'deki Serapis Tapınağı olarak Hrsitiyanlık'taki Yedi Kilise arasında olması sebebi ile Bergama'daki diğer tapınak daha çok tanınmakadır.

Artemis Tapınağı: (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş tapınak Efes'te milattan önce 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan[1] geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır. Türkiye'deki antik kent Selçuk İzmir'de bulunmaktadır.

Tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir.[2] Dünya'nın yedi harikasını derleyen Sidon'lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir.

Mağrur Babil'in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus'daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos'un engin mezarını; ama Artemis'in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki "İşte! Olimpus'un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı. (Antipater, Yunan Antolojisi [IX.58]) 
Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır:

Kadim Babillilerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmışt

0