Cevaplar

2012-12-27T22:11:52+02:00

http://tr.wikipedia.org/wiki/Zamir bakablrsn

0
En İyi Cevap!
2012-12-27T22:13:55+02:00

Çalışkandım (çalışkan - i di - m)

Çalışkandın 

Çalışkandı

Çalışkandık 

Çalışkandınız 

Çalışkandılar 

"Metin çalışkandı."

cümlesinde "çalışkan" sözcüğü ek fiilin görülen geçmiş zamanı ile yüklem olmuştur.



b. Öğrenilen geçmiş zaman (imiş) : Öznenin başkasından duyulan bir oluş içinde bulunduğunu gösterir.

Çalışkanmışım (çalışkan - i miş - ler)

Çalışkanmışsın

Çalışkanmış

Çalışkanmışız

Çalışkanmışsınız

Çalışkanmışlar

Bu da zamire, edata vs. eklenebilir.

"Metin çalışkanmış."

cümlesinde "çalışkan" sözcüğü ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı ile yüklem olmuştur.



c. Şart kipi (ise) : İsimlere getirilen (-ise) eki cümleye koşul anlamı katar.

Çalışkansam (çalışkan - ise- m)

Çalışkansan

Çalışkansa

Çalışkansak

Çalışkansanız

Çalışkansalar

"Metin ya çok çalışkansa."

cümlesinde "çalışkan" sözcüğü ek fiilin şart kipi ile yüklem olmuştur.



d. Geniş zaman : Bu zaman çekiminde ek fiil diğer çekimlerinde olduğu kadar belirgin değildir. Diğerleri, eklendiği sözcükten "idi", "imiş", "ise" diye ayrılabildiği hâlde, geniş zamanda ayrılmaz.

Çalışkan - ım

Çalışkan - sın

Çalışkan - dır

Çalışkan - ız

Çalışkan - sınız

Çalışkan - dırlar

"Metin daha çalışkandır."

cümlesinde "çalışkan" sözcüğü ek fiilin geniş zamanı ile yüklem olmuştur.

 

 

)DURUM ZARFLARI

Fiilleri veya fiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.

*Manş denizini yüzerek geçti (N)

*Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu (N)

*Öfkeyle kalkan, zararla oturur.(N)

*Ağlamaktan göz pınarları kurudu (S)

*Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor(S)

*Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek(K)

*Bahar rüzgarının şarkısı hiç susmaz burada (K)

*Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur(O)

*Adana ‘ya geldiğinde herhalde bizimle kalır(O)

UYARI:Bazı durum zarflarını niteleme sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Büyük insanlar her zaman büyük düşünür.

*Soğuk insanlara ben de soğuk davranırım

*İyi bir üniversiteyi kazanmak için sınavlara iyi çalışmalısın.

Yukarıdaki cümlelerde ilk altı çizili sözcük sıfat ikincisi ise zarftır.

 2)YER-YÖN  ZARFLARI (Nere(ye)?)

Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.

*Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık.

*Küçücük çocuğu hemen yukarı çıkardık.

*Odasının penceresinden içeri baktım.

*Biraz yürüdükten sonra geri dönmüş.

*Araba çok fazla ileri gitmiş.

*Az beri gelirsen arkadaşında oturur.

UYARI:Yer-yön zarfları çekim eki alırsa adlaşır.

*Işık,perdenin kenarından içeri sızıyordu.(Z)

*Işık,perdenin kenarından içeriye sızıyordu.(A)

UYARI:Bazı yer-yön zarflarını işaret sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Aradığını yukarı katta bulamayınca yukarı çıkmış. (İlki sıfat, 2. si zarf)

*Aşağı mahallede gürültü olunca,apartman sakinleri aşağı inmiş.  (İlki sıfat, 2. si zarf)

*İçeri zili çalınca öğrenciler içeri girdi.  (İlki sıfat, 2. si zarf)

3)ZAMAN  ZARFLARI (Ne zaman?)

Fiillerin veya fiilimsilerin anlamını zaman bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

*Onu daha önce hiç böyle görmemiştim.

*Mehtabı seyrederdik geceleyin buralarda.

*Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm.

*Biz her gece uğultularını dinlerdik rüzgarların.

*Benim doğduğum köyleri geceleri eşkıyalar basardı.

*Bugün çalışan, yarın rahat eder.

UYARI: Bazı zaman anlamlı sözcükler belirtme durum ekini alırsa adlaşırlar.

*Bu akşam akşamı seyredeyim bakışlarında. (Altı çizili sözcük artık isimdir)

*Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim. (Altı çizili sözcük artık isimdir)

   4)ÖLÇÜ-MİKTAR ZARFLARI (Ne kadar)

Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendisi gibi zarf olan sözcükleri ölçü-miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

*Çok bilen çok yanılır.

*Sen burada biraz bekle.

*En güzel yıllarımı onun için harcadım. ( “en” bu cümlede sıfatın zarfıdır)

*Daha güzel bir dünya için çok çalışmalıyız. ( “daha” bu cümlede sıfatın zarfıdır)

*Sahilde fazla güneşlendiği için yanmış.

*Soruları çözerken daha dikkatli olmalısın. ( ”daha” bu cümlede “dikkatli olmak” birleşik fiilinin zarfıdır)

UYARI:Bazı nicelik zarflarını sayı sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

*Çok insan bunu başarmak için çok çalışıyor.

*Fazla para insanı fazla rahatsız eder.

UYARI: “Daha” sözcüğü bir fiilin önünde olduğunda zaman zarfı, kendi gibi zarf olan bir sözcüğün önünde olduğunda ölçü-miktar zarfı olur.

*Daha iyi bir insanı bulabilmek için daha evlenmemiş. (İlki ölçü-miktar zarfı, ikincisi zaman zarfı)

*Bizimle daha sakin konuşuyordu. (ölçü-miktar zarfı)

*Eve daha gelmemiş. (Zaman zarfı)

5) SORU  ZARFLARI

Fiilleri ya da fiilimsileri soru yoluyla açıklayan sözcüklerdir.

*Ne zaman bu hayaller bir gün gerçekleşecek?

*Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

*Bu viran yerde nasıl yaşıyorsunuz?

*Yolun bitmesine ne kadar kaldı?

*Ne zaman bir köy türküsü duysam,

Şairliğimden utanırım.”

*Niçin gökyüzü bu kadar mavi görünür?

*Neden saçların beyazlamış arkadaş?

UYARI: “Ne” soru sözcüğü cümle içinde soru sıfatı ve soru zamiri olarak kullanılacağı gibi soru zarfı da olabilir.

*O karanlık sularda ne gördün?(Zamir)

*Hiçbir şey olmamış gibi ne susuyorsun?(Zarf)

*Benimle ne konuda konuşacaksın?(Sıfat)

*Gel ecel,ne korkarsın sarı çehremden benim? (Zarf)

*Aşık dediğin Mecnun misali kördür,

Ne bilsin,alemde ne mevsimdir.(Zarf-zamir)

*Ne ağlarsın benim zülfü siyahım.(Zarf)

*Şu dünyada ben ne insanlar gördüm. (Sıfat)

UYARI: “Nasıl” soru sözcüğü bir ismi belirtirse soru sıfatı, fiil ya da fiilimsiyi belirtirse soru zarfı olur.

*Onun nasıl bir insan olduğunu nasıl anlayabilirim? (İlki sıfat, ikincisi zarf)

*Gurbette nasıl bir hayat sürdüğünü nasıl bilmiyorsun? (İlki sıfat, ikincisi zarf)


1 5 1