Cevaplar

2012-12-28T16:29:02+02:00

ALTANAT

Devlet, hükümet, hakimiyet, otorite; ihtişam, tantana, debdebe, bolluk, zenginlik; tek kişinin bölünmez hakimiyeti ve bu hakimiyetin babadan oğula geçişi ilkesine dayanan yönetim biçimini ifade eden siyaset bilimi terimi. Hükümdarlık, sultanlık, padişahlık, krallık ve monarşi gibi isimlerle de anılan saltanat, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemleri boyunca İslâm tarihinde görülen başlıca yönetim biçimi oldu. Günümüzde de Suudi Arabistan ve Ürdün gibi halkı Müslüman ülkelerde varlığını sürdürmektedir.
Yüzyıllar boyunca hükümdarların aynı zamanda "halife" ünvanını taşımaları, saltanat yönetimiyle hilafet yönetiminin birlikte düşünülmesine, birbirine karıştırılmasına, hatta saltanatın İslâmî bir yönetim biçimi olarak kabul edilmesine neden oldu. Oysa saltanat yönetimi ile İslâm'ın ön gördüğü yönetim biçimi arasında nitelikleri, amaçları ve oluşumu bakımından çok temel ayrılıklar, hattâ zıtlıklar vardır.
İslâm'ın yönetim anlayışı, evren hakkında ortaya koyduğu temel düşünceye dayanır. Buna göre tüm evrenin yaratıcısı Allah'tır (el-Bakara, 2/29, en-Nisa, 4/1, el-En am, 6/73, er-Ra'd,13/16, el-Furkan, 25/3, vakıa, 56/58-72). Allah, tüm yaratılmışların rabbi, kanun koyucusu ve yöneticisidir (el-Araf, 7/54, Taha, 20/8, er-Rum, 30/26, es-Secde, 32/5). Evrende Allah'tan başka ne hakim bir güç, ne de bu hakimiyeti paylaşan bir güç vardır (el-Bakara, 2/107, Alu İmran, 3/154, el-En'am, 6/57, en-Nahl, 16/17, el-Kasas, 28/26-70, el-Furkan, 25/2, er-Rum, 30/4, Fatır, 35/40-41, Hadid, 57/5). O'nun iyilik etmek istediğine hiç kimse zarar veremez; zarar vermeyi istediğini de hiç kimse koruyamaz. O, hiç kimseye karşı sorumlu değildir; buna karşılık tüm yaratıklar O'na karşı sorumludurlar. Tüm yöneticiler üzerinde mutlak yönetme gücüne sahiptir. Sahibi olduğu dünyada kimin hakim olmasını isterse ona bu fırsatı verir; dilediğini de mahrum eder. Mutlak hakimin sahip olması zorunlu özellikler, yalnızca Allah'a mahsustur (el-Bakara, 2/225, 284, Alu İmran, 3/26, 83, el-Maide, 5/l, el-En'am, 6/18, el-A'raf, 7/128, Yunus, 10/65,107, er-Ra d, 13/9,141, el-Kehf, 18/11, 26-27; el-Enbiya, 21/23, el-Müminun, 23/88, Yasin, 36/83, el-Mülk, 68/1, Cin, 72/22, Buruc, 85/13-15, Tin,95/8).
Evren için konulan kurallar insan için de geçerlidir. İnsanla ilgili tüm meselelerde de tek yetki ve güç sahibi Allah'tır. İnsanlar Allah'tan bağımsız olarak karar verme, kanun koyma yetkisine sahip değildirler. Ancak evrenden farklı olarak insana nisbi bir özgürlük tanınmış, evrenin zorunlu olarak uyduğu kanunlara kendi iradesiyle uyması istenmiş, zorlama yoluna gidilmemiştir. Buna karşılık insanın önüne ilahi kitaplar aracılığıyla evrenin Rabbi'nin insanın da Rabb'i olduğunu, kanun koyma yetkisinin sadece Allah'a ait bulunduğunu, bu nedenle insanın yalnız O'na itaat etmesi gerektiğini; tek yaratıcı olduğu için düzenleme, yönetme ve hükmetme yetkisinin Allah'a ait olduğunu, gerçeği yalnız O bildiği için Allah'ın tek doğru yolu gösterici, ön gördüğü sistem ve yönetim biçiminin de tek doğru ve adil düzen olduğunu gösteren bilgi ve kanıtlar serilmiştir (el-En'am, 6/164, el-A'raf, 7/54, Yunus,10/31, en-Nas, 114/1-3, Alu İmran, 3/154, Yusuf, 12/40, eş-Şura, 42/ 10, el-Maide, 5/38-40, el-Bakara, 2/216, 220, 255, en-Nisa, 4/11,176, el-Enfal, 8/75, et-Tevbe, 9/60, en-Nur, 26/58, 59, el-Mümtehine, 60/107).
Evren ve insanla ilgili bu temel düşüncenin sonucu olarak İslâmî yönetim biçiminin temel ilkesi şöyle belirlenir: Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır. Allah'ın koyduğu kanunlar herşeyin üstündedir. İnsan samimi olarak bu kanunlara itaat etmelidir. Allah'ın kanunlarına aykırı olarak ne başka bir kanun ve kurala, ne de bir insan ya da kuruma boyun eğilebilir (el-Araf, 7/3, er-Ra'd, 13/37, en-Nahl,16/36, ez-Zümer, 39/2,11, 22, el-Mümin, 40/18). Allah'ın kanunlarıyla çelişen emir ve kurallar yalnızca yanlış ve gayri meşru değil; aynı zamanda Allah'ın hakkının ihlali ve küfürdür (el-Bakara, 2/229, el-Mücadele, 58/4, et-Talak, 65/1). Bununla birlikte Allah'ın herhangi bir şey söylemediği, herhangi bir hüküm vermediği konularda yasama organının İslâm'ın genel ilkeleri doğrultusunda toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak kanunlar çıkarması yolu açıktır.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/muslumanlik-islamiyet/3753-saltanat.html#ixzz2GBnm9yRN

0
En İyi Cevap!
2012-12-28T16:57:23+02:00

Devlet, hükümet, hakimiyet, otorite; ihtişam, tantana, debdebe, bolluk, zenginlik; tek kişinin bölünmez hakimiyeti ve bu hakimiyetin babadan oğula geçişi ilkesine dayanan yönetim biçimini ifade eden siyaset bilimi terimi. Hükümdarlık, sultanlık, padişahlık, krallık ve monarşi gibi isimlerle de anılan saltanat, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemleri boyunca İslâm tarihinde görülen başlıca yönetim biçimi oldu. Günümüzde de Suudi Arabistan ve Ürdün gibi halkı Müslüman ülkelerde varlığını sürdürmektedir.Devlet, hükümet, hakimiyet, otorite; ihtişam, tantana, debdebe, bolluk, zenginlik; tek kişinin bölünmez hakimiyeti ve bu hakimiyetin babadan oğula geçişi ilkesine dayanan yönetim biçimini ifade eden siyaset bilimi terimi. Hükümdarlık, sultanlık, padişahlık, krallık ve monarşi gibi isimlerle de anılan saltanat, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemleri boyunca İslâm tarihinde görülen başlıca yönetim biçimi oldu. Günümüzde de Suudi Arabistan ve Ürdün gibi halkı Müslüman ülkelerde varlığını sürdürmektedir.

1 5 1