Cevaplar

2012-12-28T21:34:02+02:00

Fâtımîler Devleti (Arapça: الدولة الفاطمية al-Dawla al-Fātimīya ya da فاطميون Fātimīyūn; 909 - 1171), Tunus'ta kurulduktan sonra merkezi Kahire'ye taşıyan ve Fas, Cezayir, Libya, Malta, Sicilya, Sardinya, Korsika, Tunus, Mısır, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye'de egemenliğini kuran Şii meşrebinin İsmailî mezhebine bağlı devlet.

1 4 1
2012-12-28T22:40:46+02:00

1- Siyasi Tarih
Hanedan adını Hz. Fâtıma'dan alır. Ku¬rucuları Hz. Fâtıma ve Hz. Ali yoluyla Hz. Peygamberin soyundan geldiklerini id¬dia ederler. Bu iddianın doğruluğu eski ve yeni âlimler arasında tartışma konu¬su olmuştur.
İfrikıye'de ortaya çıkan Fatımî Devle-ti'nin esası İsmâilîlik hareketine daya¬nır. Bu hareket, altıncı imam Cafer es-Sâdık'ın çevresinde başlatılan tartışma¬larla ortaya çıktı. İsmâilîler Ca'fer es-Sâdık'ın. oğlu İsmail'i nas yoluyla halef tayin ettiğini kabul ederler. İsmail 145 (762) yılında daha babası hayatta iken vefat edince sonradan İmâmiyye Şîası (İsnâaşeriyye) diye bilinen grup Ca'fer es-Sâdık'ın ikinci oğlu Mûsâ el-Kâzım'ı ye¬dinci imam olarak kabul etti. Ca'fer es-Sâdık'ın oğlu İsmail'in imametini kabul edenler iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar İsmail'in ölümü üzerine ortaya çıkmış ve Ca'fer es-Sâdık'ın 148 (765) yılında
vefatından sonra İmâmiyye'den ayrılmış¬tır. el-İsmâîliyyetü'l-hâlisa ve el-İsmâî-liyyetü'l-vâkıfe adlarıyla tanınan birinci grup İsmail'in daha babası hayatta iken öldüğünü İnkâr etmekte, onun Ca'fer es-Sâdık'tan sonra yedinci imam oldu¬ğuna, bir gün mehdî veya kâim olarak döneceğine, babasının onu korumak amacıyla öldüğünü söylediğine ve bunun bir takıyye olduğuna kesin olarak inan¬maktadırlar [24] İkinci grup ise İsmail'in babasının hayatında vefat ettiğini kabul edip İsmail'in oğlu Mu-hammed'in imametini tanımakta ve onu İsmail'in halifesi olmaya lâyık görmekte¬dir. Bu grup aynı zamanda Muhammed'i Ca'fer es-Sâdık'ın henüz hayatta iken oğlu İsmail'in yerine tayin ettiğine de inanmaktadır. Bu gruba göre Hz. Ha-san'dan kardeşi Hüseyin'e intikalinden sonra imametin kardeşten kardeşe geç¬mesi caiz olmayıp ileriki nesillere intika¬li gerekmektedir. [25]
İsmâilî dâîsi İmâdüddin İdrîs'in kay¬dettiği İsmâilî- Fatımî rivayetine göre, 297 (909) yılında İfrîkıye'de Fatımî Hali-feliği'ni kuran Ubeydullah el-Mehdî'den önce bu ülkeye gelen bir grup gizli imam da Muhammed b. İsmail'in oğullarından-dır [26] Ubey¬dullah el-Mehdî'yi Muhammed b. İsmail'e bağlayan İmamlar gizlilik içinde yaşa¬mışlardır. Hatta ilk devirlere ait İsmâi¬lî kaynaklan bile bunların isimlerinden bahsetmemektedir. Fatımî halifeleri de Şîa'nın "Allah'ın gizlediğini açığa çıkar¬mama" prensibine dayanarak herhangi bir resmî soy kütüğü açıklamamakta ıs¬rarlı davranmışlardır.

0