Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-29T18:52:08+02:00

Çok eskiden yeryüzünde insan yoktu

Allahü Teala kendisinin tanınmasını istedi

İbadet etsinler diye insanları yaratmak istedi

Meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi

Melekler insanlar orda bozgunculuk yapacaklar

Kan akıtacak birini mi yaratacaksın Rabbim dediler

Melekler biz seni Yarabbi devamlı övüyor

Sana devamlı itaat ediyoruz dediler

Alllahü Teala ben sizin bilmediklerinizi bilirim dedi

Melekler birbirlerine şüphesiz Rabbimiz herşeyin en iyisini bilir dediler

Sonra Allah onlara

Ey meleklerim

Ben Ademi topraktan yaratıp

Ruhumdan üfleyip, şekillendirip can vereceğim

Hepiniz ona secde edin dedi meleklere

Melekler hep birden Rabbimiz seni dinler

Rabbimiz sana itaat ederiz dediler



Ancak Allahın bu emri

Şeytanın hoşuna gitmedi

Gururlandı, kibirlendi

Ben üstün yaratığım dedi içinden



Nihayet Allah Adem (A.S.) ruhundan üfledi

Ve insan olarak topraktan yarattı

Bütün melekler ona secde ettiler

Şeytan böbürlenip isyan etti

Adem (A.S.) topraktan yaratıldı

Ben ise ateşten yaratıldım dedi

Ateş, topraktan üstündür dedi

Bu sözüyle Allahın emrini dinlemedi



Allahın emriyle şeytan cennetten kovuldu

Adem (A.S.) secde etmedim diye

Ey Rabbim bende onun evlatlarını azdıracağım dedi

Adem oğullarını doğru yoldan çıkaracağım dedi



Allahü Teala buyurdu

Ey cennetimden kovulan şeytan

Ey rahmetimden uzaklaştırılan şeytan

Adem oğullarına akıl verdim

Bu sayede iyiliği, kötülükten ayırılar dedi

Seni dinlemezler

Sana uyanları cehenneme

Sana uymayanları cennetime koyarım dedi

Ey şeytan sana kıyamete kadar müsade dedi Allahü Teala



Her şeyin en iyisini bilen Allah

Adem (A.S.) daha bilgili olduğunu

Meleklere göstermek istedi

Meleklerin karşılarına

Yüzlerce hayvan, yüzlerce kuş çıkardı

Meleklerim bunların isimlerini söyleyin dedi

Melekler senin bildiklerini bilmeyiz dediler

Herşeyi Rabbimiz sen bilirsin dediler

Yüce Allah bu sefer Adem (A.S.) döndü

Bunların isimlerini meleklere söyle dedi

Hz.Adem hayvanların isimlerini bir bir saydı

Alllah meleklerim gördünüz mü dedi

Ben herşeyin en iyisini bilirim dedi



Sonra Allah Adem (A.S.) cennetine koydu

Hz.Adem orada tek başına yaşıyordu

Cennete meyva yeyip, sularından içiyordu

Allahü Teala onun yanlızlığına baktı

Beraber yaşasınlar diye

Hz. Ademin (A.S.) kaburga kemiğinden Hz. Havvayı yarattı

Adem (A.S.) cenet'te Havva'ya kimsin dedi

O da ben Havva'yım dedi

Bende Alahın bir kuluyum dedi

Cennet'te beraber yaşamaya başladılar

Huzur ve mutluluk sürüyorlardı cennet'te

Canlarının arzu ettiğişeyleri yiyorlar

Açlık, susuzluk bilmiyorlardı

Hiç kaygıları, hiç dertleri yoktu



Allahü Teala Adem (A.S.) eşin ve sen cenet'te kalın

İstediğiniz herşeyden yiyip, için

Yanlız şu ağaca yaklaşmayın dedi

Sonra zalimlerden olursunuz dedi

Böylece Allah onları İmtihan etmek istedi

Ve buyurdu Adem (A.S.)

Şeytanın kötülüklerinden kendini koru, onun dediklerine uyma

Çünkü şeytan apaçık sizin düşmanınızdır, sizi kandırmak ister

Sizi cenet'ten çıkarmak ister bunu unutmayın dedi Allahü Teala



Fakat şeytan boş durmuyordu, çeşitli hileler düşünüyordu

Bir defasında yanlarına sokulup

Ey Adem sonsuzluk ağacını göstereyim mi İşte şu ağaç dedi şeytan

Adem(A.S.) inanmadı şeytanı kovdu yanından

Fakat şeytan bıkmadı yine geldi

Eğer o ağacın meyvasından yerseniz, cennet'te edebiyen kalırsınız dedi

Adem ve Havva ağaca yaklaşıp, doğrudur belki deyip

Şeyatının vesvesesiyle, o ağacın meyvasından yediler

Birden kendilerini çırılçıplak gördüler

Ne yapacaklarını şaşırdılar

Allahın yasakladığı ağacın meyvasını yemişlerdi

ve Allahın emrine karşı gelmişlerdi

Allah onların yaptıklarından haberdardı



Allah Adem (A.S.) Adem ve Havva'ya ve hain şeytana seslenip

Birbirinize düşman olarak, yeryüzüne inin dedi

Orada bir müddet yerleşip geçineceksiniz dedi

Hz. Adem (A.S.) üzülüp ağlıyordu

Bütün yaptıklarına pişmandı

Allaha tövbe etmişti

Allah merhamet sahibiydi

Tövbelerini kabul etmişti Adem ile Havvanın

Yeryüzünde yaşamaya başladılar

Bundan sonra Hz.Adem ile Hz.Havva

Ve Adem oğulları

İşte Hz.Adem ve Havva'nın Kuran'da ki kıssası

1 5 1
2012-12-29T18:52:22+02:00

Hz. Adem (a.s)'m kıssası, bütünüyle insanlığın kıssasıdır. Onun hayatı, Yüce Allah'ın, bu dünyanın imar olunmasını, bu varlığı ortaya çıkarmayı ve bu hayatı tamamlamayı ve bu insa­nın ortaya çıkışını kuvvetlendirmeyi istemesi anından itibaren en mükemmel bir şekilde yaratılan bu varlığın hayatıdır...!

Hz. Adem (a.s)'ın kıssası, baştan sona mükemmel bir haya­tın kıssası ve insanların yeryüzünde görüldüğü andan, her şey Allah'a dönünceye yani kıyamete kadar geçecek olan varlığın kıssasıdır...!

Hz. Adem (a.s)'ın kıssası, uzun bir zaman bu alemde yaşa­yıp arkalarına eserler ve nesiller bırakarak göçmüş geçmiş de­virlerin kıssasıdır.,Bunu dile getiren şair şöyle demektedir:

"Bu eserlerimiz, bizi gösteren eserler imizdir. O halde bun­lar, bizden sonraki eserlere bakın diyen nice milletlerin hayat kıssasıdır."[1]

 

YATARILIŞI

 

Hz. Adem (a.s) topraktan yaratıldı. Soyu ise tabii ve normal olarak evlenme ve üreme yoluyla çoğaldılar deyip geçenleyiz. Çünkü Hz. Adem (a.s)'m topraktan yaratılışı, tarihi açıdan önemli bir konuyu ve büyük bir yaratılmayı içermektedir. Üste­lik bunda herhangi bir şeye, "Kün feyekün" yani "ol" deyince anında oluveren ilahi yüceliğin ve Rabbani gücün görüntüleri tecelli etmiştir... İşte Hz. Adem (a.s)'m topraktan yaratılışı yeni bir varlığın yaratılmasının ve yine bu varlığın yaratılmasındaki icazın doruğunu göstermektedir. Çünkü yeryüzünde bulunan bütün insanlar bir "sinek" veya bir "sivrisinek" yaratmak üzere bir araya gelip toplansalar bile buna güçlen yetmez. O halde kalbi, gözü kulağı ve aklı olan insanı nasıl meydana getirebilir­ler? Çünkü "yaratanların en güzeli olan Allah (her şeyden) yü­cedir" (Mü'minûn: 23/14) İşte bu durumu; yokluktan varlığı yaratan ve zayıftan kuvvetliyi, durgunluktan hareketliliği, can­sızdan canlıyı ve ruhu meydana getiren üstün ilahi kudretin bir tecellisidir. Zira en güzel bir şekilde ve en iyi bir biçimde -Allah'ın ilahi kudretiyle- hareketsiz olan toprak hareketli bir duruma geçiyor, cıvık bir durumda olan çamur konuşabilir bir duruma geliyor, cansız olan varlık üstün bir insan haline geli­yor. Nitekim Yüce Allah, bunu şöyle anlatmaktadır:

"Onun (yüceliğine, kudretinin kemâline delâlet eden) ayet­lerinden biri de; "Sizi topraktan yaratması ve ardından da he­men yeryüzüne yayılan insanlar olmanızdır"[2]

İşte ayeti kerimede geçen, topraktan yaratılan kimse Hz. Adem (a.s)'dır. Ardından yeryüzüne yayılan insanları ise onun, neslidir. Aslında Hz. Adem (a.s)'ın bu kıssası, bütün yaratılmış­ların kıssasını içermektedir... Çünkü Allah, mahlûku yani Hz. Adem (a.s)'ı çamurdan yaratıyor,[3] daha sonrada onun neslini küçük bir damla sudan yaratıyor[4] ve bu nesli de kendi vekili olarak yeryüzüne yerleştiriyor, yeryüzünü de bu varlığın emri altına veriyor ve adaleti ikame edebilmesi içinde bu insanı hali­fe yapıyor.[5]  Buna rağmen bu zayıf yaratık Rabbine karşı yü­celmeyi ve onun mülkünde onunla mücadele etmeyi istiyor ve Allah'ın emirlerine isyan etmekle de cesaretlenmektedir!!

Ademoğlu, dün daha bilinen bir şey değilken bugün Al­lah'ın varlığını inkar etmeye yeltenişi garip değil midir?!! Yine kendi varlığı, Allah'ın varlığına delil olduğu halde Allah'ın ni­metlerine küfretmesi garip değil midir?!! Şöyle buyuran yüce Allah gerçekten de güzel söylemiştir:

"Cam çıksın o insanın, o ne nankördür! Allah onu hangi şeyden yaratmış? Onu meniden yaratıp merhalelerden geçire­rek ona şekil vermiş; sonrada onu öldürür ve kabre koyar, son­ra dilediği zaman onu tekrar diriltir. Hayır! (İnsan) Allah'ın kendisine emrettiği şeyi hala yerine getirmemiştir."[6]

Allah'ın varlığını inkar eden ey garip kimse!! Sen Allah'ın varlığını inkar etsen bile kainattaki her zerre Allah'ın var oldu­ğuna delalet etmektedir.

Allah'ın ayetlerini yalanlayan ey garip kimse! Varlığındaki her hareket Allah'ın vahdaniyetine yani birliğine ve yüce kud­retine delildir.

Keskin güneş ışığını görmeyip de gözünü kapatan ve kaina­tı yönetenlerin sesini işitmeyip de kulakları sağır olan ey garip kimse!

Şöyle buyuran yüce Allah, gerçekten de güzel söylemiştir:

''Körlük dediğin gözlerinki değildir. Asıl göğüslerde olan kalblerin körleşmesidir."[7]

Şairde bunu şöyle dile getiriyor:

"Hayret! Her şey de Allah'ın birliğine delâlet eden alamet­ler, her hareket ve sükûnetlikte ebedi şahitler olduğu halde kişi, Allah'a nasıl isyan eder yahut nasıl bilerek onu inkar eder?"

Hz. Adem (a.s)'m kıssası, hayretliği gösteren bir kıssa değil midir?! Bu kainatta var olan insanın varlığı, Allah'ı düşünmeye ve O'nu tefekkür etmeye çağırmıyor mu?! Hz. Adem (a.s)'ın yaratılışı topraktan ve O'na iman ile yakînin gerektirdiği ça­murdan değil midir? Çünkü Yüce Allah "Öyleyse insan neyden yaratıldığına bir baksın; o insan, erkek ve kadının beli ile gö­ğüsleri arasından atıla gelen bir sudan (yani meniden) yaratıl­mıştır. Şüphesiz Allah, insanı tekrar yaratmaya kadirdir."[8] bu­yurmaktadır. [9]

0