Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-30T15:55:50+02:00

14. yüzyılda Reşidüddin Hamedani'nin kaleme aldığı Cami’üt-Tevarih adlı eserinin "Mujallad-i Awwal" (Birinci Kitabı: Moğol tarihi) in "Bāb-i Awwal" (Birinci Kapısı: Türk ve Moğol kabilelerinin tarihi) indeMoğolların yaratılış destanı olarak anlatılan efsane,[2][3][4] 17. yüzyılda Şiban'ın torunlarından ve Hiva Hanlığının hanı olan Ebu'l Gazi Bahadır'ın kaleme aldığı Şecere-i Türkî adlı eserde de Moğolların yaratılış destanı olarak anlatılır, bazı kaynaklara göre ise bir Türk destanıdır.[3][4] Bahsi geçen iki tarihî kaynaktaNekuz (Nüküz) ve Qiyan (Kıyan) adlı kardeşler ile onların eşleri Tatarlar tarafından yenilince önce Ergene Kon (Farsça:ارگنه قونErgene Qon) adı verilen dar ve sarp bir yere gitmiş, 400 yılda sülalesi çoğalıp oraya sığımaz olunca Ergenekon'dan çıkmıştır. Ergenekon'dan çıktıkları zaman yol göstericilerinin Börteçine olduğu düşünülmektedir.[4] Başka kaynakçalara göre ise Ergenekon bölgesinde yaşayan göktürk milletine o bölgenin sahibi olan üle tarafından baskı yapılmış.Ergenekonluların bulundukları bölgeden çıkmak imkansızmış.Çünkü etrafları dağlarla çevriliymiş.Ergenekonlular buradan çıkmak için büyük bir ateş yakıp bu dağları eritmiş ve kurtulmuşlardır.

Ancak Göktürklerin yaratılış destanıyla olan benzerlikleri gerekçe göstererek Türklere ait bir destan olduğunu iddia eden araştırmacılar da mevcuttur.[4][5] Ayrıca Talât Sait Halman ise, bozkurt efsanesinin genişletilmiş bir versiyonudur; mitolojik bir varlık olan bozkurtun koruması sayesinde soylarının tükenmesi tehlikesinden kurtulan ve yine bozkurtun sayesinde geçit vermez dağlarla çevrili Ergenekonvadisindan kaçan bir Türk topluluğunun öyküsünü anlattığını iddia etmektedir.[6] Diğer görüşlere göre ise Türkler ve Moğollar arasında benzer şekilde anlatılan efsaneler sözkonusudur. [7] Efsane kimi zaman Nevruz ile de ilişkilendirilmiştir. [8]

Ergenekon
0
2012-12-30T15:57:15+02:00

İSLAMİ DÖNEM TÜRK DESTANLARI(MENAKIPNAMELERİ) İslami dönem Türk destanları ,İslamiyet’in kabulünü,yayılışını ve bu yolda gösterilen kerametleri anlatan menakıbname özelliği gösterir.Tasavvuf anlayışı 9. yüzyıldan itibaren İslam dünyasında görülmüştür.11.yüzyıldan itibaren tarikatler oluşmaya başlamıştır.Bir velinin kerametlerini anlatan kısa hikayeler demek olan “menkabe”ler ortaya çıkmıştır.Tasavvuf kanalıyla islamiyeti öğrenen Orta Asya Türkleri İslamiyet öncesi kültürlerini islamiyete taşıdılar.Şamanların ve Budist azizlerin sergiledikleri olağanüstü olaylar evliya menkıbelerinde İslami renge bürünerek yer aldı.Menkıbeler biçim olarak kısa,üslup kaygısından uzak,sade anlatımlardır.Menaıplar İslamiyet’in yayılmasında Orta Asya ve Anadolu’da önemli rol oynamıştır.11. yüzyıldan itibaren büyük pirlerin adına tarikatlar ortaya çıkınca,onların hatıralarını kutsamak,tarikatın yayaılmasını sağlamak ve müritleri yetiştirmek amacıyla kendilerine ait eserler derlenmeye başlandı.13. yüzyılda Anadolu’ya göçüp yerleşen Konevi,Mevlana,Kirmani vd. etrafında oluşan kerametler yazıya geçirilmeye başlandı.Beylikler döneminde zengin bir menakıpname edebiyatı oluştu.Osmanlı Devleti döneminde ise özellikle 15.yüzyıldan itibaren Anadolu ve Rumeli’de birçok menakıbname kaleme alındı.Bektaşilik Çevrelerinde Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli ,Vİlayetname-i Hacım Sultan vd. farklı anlayışlı menakıpnameler ortaya çıkarken Kadirilik,Halvetilik,Bayramilik ve diğer tarikatların 15-18 yüzyıllarda yaşayan büyük şeyhleri için yeni menakıpnameler yazıldı.18.yüzyılda da menakıplar oldukça yaygındır.Menakıpların bazıları tarihi gerçekleri yansıtırken,bazıları hayalidir. 

Yazının devamı için tıklayın >> : http://www.sevgiadasi.com/islamiyet-donemi-turk-destanlari/

0