Cevaplar

2012-12-31T10:01:06+02:00

Divân-ı Lügati’t-Türk, Kaşgarlı Mahmut tarafından Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında yazılan Türkçe-Arapça sözlüktür. Türkçe’nin bilinen en eski sözlüğü olup, Orta Asya yazı Türkçesi hakkında varolan en kapsamlı ve önemli dil anıtıdır. El yazması nüshası 638 sayfadır ve yaklaşık 9000 Türkçe kelimenin oldukça ayrıntılı Arapça açıklamasını içerir. Ayrıca Türklerin tarihine, coğrafi yayılımına, boylarına, lehçelerine ve yaşam tarzlarına ilişkin kısa bir önsöz ve metin içine serpiştirilmiş bilgiler mevcuttur.

Klasik Arap leksikografisinin ilkelerine göre hazırlanmış olan sözlük, Kaşgarlı Mahmut’un Türk boyları hakkındaki etraflı bilgisinin yanısıra, Arap filolojisi konusunda da esaslı bir eğitim görmüş olduğunu gösterir.

Sözlüğün elde bulunan tek yazma nüshası 1266′da Şam’da temize çekilmiş ve 1915′te İstanbul’da Ali Emiri Efendi (1857-1923) tarafından tesadüfen bulunmuştur. (Ancak daha önceki yüzyıllarda Antepli Aynî ve Kâtip Çelebi de Divân‘dan söz ederler.) Ali Emiri yazması 1917′de Talat Paşa’nın (1874-1921) teşviki ile Kilisli Rıfat Bilge’nin (1873-1953) gözetiminde basılmış hemen bütün dünya Türkologlarının ilgisini çekmiştir. 1928 yılında Türkolog Carl Brockelmann, ayrıntılı notlarla sözlüğün Almanca çevirisini yayımlamıştır. Besim Atalay’ın modern Türkçe çevirisi 1940′ta Türk Dil Kurumu tarafından basılmıştır. Son yıllarda Dankoff’un Divan-ı Lügat-it Türk çevirisi, yeni bilgiler ışığında önemli yorum değişikliklerine yol açmıştır.Divan, Türk, Divanı Lügatit Türk, Kaşgarlı Mahmut, Divan-u Lügati’t Türk

0
2012-12-31T10:26:29+02:00

Türk dilinin bilinen en eski sözlüğü olma özelliğine sahip Divanü
Lügati’t-Türk, yazıldığı dönemin Türk toplulukları ile ilgili önemli
ayrıntılara yer veren bir şaheserdir. Bu sözlükte yer alan sosyal
normlarla ilgili kavramların belirlenmesi, o dönemdeki Türk
topluluklarının yaşam biçimleri ve hayata bakış tarzları açısından
önemli ipuçları verecektir.
Divanü Lügati’t-Türk’te sosyal normları karşılamak üzere “törü” ve
“ögreyük” kelimeleri yer alır. Törü kelimesi eserde beş ayrı yerde
geçmektedir. Bunlardan biri madde başı olarak verilmiş, karşısında
gerekli açıklama yapılmış, sözcüğün yer aldığı bir atasözü verilmiştir.
Diğerlerinde ise başka kelimeler açıklanırken bu kelime, örnek metinler
arasında yer almıştır. Bu metinlerin üçü atasözü, biri dörtlükten
ibarettir.
Ögreyük kelimesi ise bir yerde madde başı olarak yer almaktadır.
Burada sözcüğün anlamı “adet” biçiminde açıklanmış ve bir dörtlük
içinde kullanımına örnek verilmiştir.
Ayrıca bazı kelimeler açıklanırken verilen örneklere bağlı olarak “bu,
Türklerin âdetidir” gibi ifadelere yer verilmiş, böylece sosyal normların
işlevi konusunda önemli bilgiler aktarılmıştır

0