Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-31T18:50:29+02:00

http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/223905-cekimli-fiil-nedir-ornek-verir-misiniz.html

0
  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-31T18:51:53+02:00

Kazak ordalarının birkaç yüzyıl boyunca tam bir hürriyet içerisinde, Balkaş havzasından Ural nehrine ve Sir Derya ile Şu nehri sistemlerinden Orta Tobol, İşim ve İrtiş’e kadar uzanan geniş Kazak bozkırında serbest, bağımsız ve tamamiyle kendi sevkitabiilerine bırakılmış bir halde hareket etmelerini mümkün kılacak çok müsait imkanlar mevcut olmuştur.

Kazakların iki kudretli komşusu olan Ruslarla Çinliler, ancak en uzak sınırları ile Kazak bozkırına dokunmuş olup, hakimiyetleri henüz Kazak bozkırını itaatleri altına alacak şekilde kuvvetlenmemişti, çünkü burası herhalde her iki devlet için de ancak pek ehemmiyetsiz faydalar temin edecek gibi idi. Orta Asya’daki komşuların kuvveti ise, Kazaklar gibi kalabalık bir halkı zaptedecek kadar büyük değildi.

Böylece Kazakların, son yüzyıllar zarfında, bir taraftan büyükçe bir baskı tehlikesi gözüktüğü zaman diğer komşunun nüfuz sahasına girmek maksadıyla veya bir kısım Kazak halkının iç savaş veya iç düşmanlardan kurtulmak istemesi üzerine tam bir hürriyet içerisinde bozkırda dolaştığını görüyoruz. Bu esnada Kazakların bir kuvvet halinde birleşmek veya herhangi bir şekilde muntazam bir devlet kurmak için çalıştıklarını aramak beyhudedir.

Bu göçebelerde, bir devlet için lazım olan esas şart mevcut değildir; bu şart, muhtelif soy ve boyları birleştiren yegane kuvvet olan müşterek menfaat baskısıdır. Hanın kudreti, fertlere yardım edecek ve onları komşuların baskısından koruyacak vaziyette değildi bu kuvvet, muazzam sahanın, ancak ismen hana tabi olan kısmının küçük bir bölgesine hakim olabiliyordu. O, kendi mıntıkasını herhangi bir tarafa doğru genişletmek istediği zaman, aksi istikametteki noktalarda kuvveti azalıyordu.

Bir hükümdarın etrafında toplanan azgın kalabalığın bir kudret sahibi olması, ancak bir düşman mıntıkasına saldırdıkları zaman itaat altına alınan halklara karşı kendilerini korumak mecburiyeti meydana gelince, yani Çingis Han’ın ordasında olduğu gibi bütün halk bir orda haline geldiği takdirde tasavvur edilebilir.

Fakat son iki yüzyıl zarfında Kazaklar arasında böyle bir hal mevcut olmamıştır. Burada her boy kendisini vatanından hissetmiş ve kendi yerine mümkün olduğu kadar büyük bir refaha kavuşmaya çalışmıştır; böylece onlar ancak mülkiyetlerinin durumu mecbur ettiği zaman veya komşularının siyasi durumu daha büyük servet elde etmek imkanını bahşettiği takdirde silahla sarılmışlardır.

 

1 5 1