Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-01T14:39:17+02:00

http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=%09%20%20hitilerde%20k%C3%B6lelerin%20haklar%C4%B1%3F&source=web&cd=3&cad=rja&ved=0CD4QFjAC&url=http%3A%2F%2Fhattusa.tripod.com%2Fpage15_tr.htm&ei=5NjiUN_5IoKohAeby4DABA&usg=AFQjCNFYIGUgAEAI3yz7ewwafZizxYXaHg

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-01T14:39:32+02:00

Ünlü Hititolog Albrecht Goetze'nin saptadığı gibi Hitit uygarlığını Yakındoğu'daki komşularından ayıran en önemli özelliği, insan haklarına duyulan saygıydı. İnsan haklarına verilen göreli önem, ceza hukukunda, aile hukukunda, kadınların ve kölelerin haklarında ve yerleşik geleneklerde kendini göstermektedir.

Onur kırıcı cezalar, Asur yasalarında görülen acımasız yargılar Hitit hukukunda yoktu. Vücutta bir sakatlık meydana getiren cezalar Asurlarda herekese uygulanabilirken, Hititlerde yalnızca kölelere uygulanabilirdi. Hitit hukuku tazminat düzenlemeleri konusunda çok gelişkindi. Saldırı, kara büyü, cinayet, hırsızlık gibi olaylarda maddi tazminat uygulanırdı: "Eğer herhangi bir kişi özgür bir insanın kolunu ya da bacağını kırarsa, o kişiye yirmi şekel gümüş öder ve davacı onu serbest bırakır...". Başka bir örnek de şöyledir: "Eğer herhangi bir kişi bir kavga sırasında bir erkeği ya da kadını öldürürse, ölenin ailesine öldürülen kişinin cinsiyetinde dört insan [köle, hizmetçi?] vererek telafi eder ve kurbanın mirasçısı onu serbest bırakır".

Savaş ve yağmada da Hititlerin komşularından daha uygar olduğu söylenebilir. Asurların uyguladığı düşman bendenlerinin parçalanması, ateşte yakılması, esirlerin kazıklara oturtulması gibi davranışlar Hatti ülkesinde görülmezdi. Asur eserlerinde betimlenmiş insan kafalarından oluşturulmuş piramitler gibi yıkım ve işkence sahnelerine Hitit eserlerinde raslanmamıştır.

Hitit krallığında kölelerin bile güvence altına alınmış hakları vardı. Kölenin mülk sahibi olması olağan bir durumdu. Örneğin köleler özgür kadınlarla evlenebiliyorlar ve bu yüzden kadınlar özgürlüklerini kaybetmiyorlardı. Hitit ülkesinde kadınların gördüğü saygınlık da Yakındoğuda benzeri görülmemiş bir düzeydeydi. Tavananna sanını taşıyan Hitit kraliçeleri neredeyse krallarla eşit haklara sahiptiler. Tavananna'nın adı, kraliyet mühründe yeralıyor ve Tavananna devlet işlerinde etkin rol alıyordu. I. Arnuvanda'nın eşi Aşmunikal hemen her belgeye kralla birlikte imza koymuştur. III. Hattuşili'nin eşi Puduhepa ise II. Ramses'le şahsen yazışma yapabilecek denli güçlüydü. Puduhepa, Hitit sanatında tanrıya tek başına sunuda bulunurken betimlenen (bir krallık işareti) tek tavanannaydı

0