Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-01T17:35:50+02:00

BU BİRAZ UZUN OLDU GERÇİ : )

 

 

Meşhur Osmanlı tarihçisi. Asıl adı Muhammed’dir. Cihan-nüma adlı eseriyle tanınan Neşri’nin hayatı hakkında kaynaklarda geniş bilgi yoktur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Karaman’da, Germiyan veya Edirne’de doğduğu rivayet edilmektedir. 1512 veya 1519’da vefat etmiştir. Gençliğinde Bursa’da bulunduğu ve orada tahsil gördüğü rivayet edilir. Neşri, Sultan İkinci Murad, Fatih Sultan Mehmed ve İkinci Bayezid Han devirlerini yaşamış ve hadiselere şahit olmuştur. Sultan İkinci Bayezid Hanın padişahlığının son senelerinde Bursa Sultaniyesinde müderrislik yaptı. Yazdığı Cihan-nüma adlı tarih, sekiz kısımdan meydana gelen bir dünya tarihidir. Ancak bu eserinin sadece Osmanlı hanedanıyla ilgili olan altıncı kısmı zamanımıza kadar intikal etmiştir. Bu bölümü de Tarih-i Al-i Osman adıyla meşhurdur. Bu altıncı kısım üç bölüm halinde olup, Evlad-ı Oğuz Han, Rum Selçukluları ve Osmanlı Hanedanı şeklindedir. Osmanlı hanedanı ile ilgili kısım, Sultan İkinci Bayezid Han devrine kadar vuku bulan tarihi hadiseleri ihtiva etmektedir. İkinci Bayezid Hanın başardığı büyük işlerden, inşa ettirdiği binalardan, uzak diyarlara gönderdiği elçilerden, vezirlerden, alimlerden, velilerden ve dervişlerden bahsetmiştir. Kendinden sonra gelen tarihçilere büyük ölçüde faydalı ve tesirli olan Neşri, bu meşhur eserini, Sultan İkinci Bayezid Hanın saltanatının ortalarına kadar vuku bulan hadiseleri anlatarak bitirmiş ve Bayezid Hanı medheden bir kaside de eklemiştir. Umumi bir Türk tarihi olarak yazılan Cihan-nüma’nın bulunmayan kısımlarında Oğuz Han ve çocuklarından, Türk devletlerinden, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklularından bahsedildiği tahmin edilmektedir. Neşri’nin bu eseri, yazıldığı zamandan itibaren muteber tutulmuştur. İdris-i Bitlisi, Hoca Sa’deddin Efendi, Solakzade, Rüstem Paşa, Ali ve Müneccimbaşı gibi meşhur tarihçiler onun eserinden çok faydalanmışlardır. Neşri, eserinde hadiseleri anlatırken, sade bir dil kullanmıştır. Hadiseleri tarafsız, ağırbaşlı ve itimad edilir bir üslupla anlatmıştır. Yer yer yazdığı latifelere rağmen ciddi tarih üslubundan ayrılmamıştır. Neşri, eserinde Osmanlı padişahlarını, inanmış mücahidler olarak, büyük bir gaza ruhu ile savaşan, vazifesini yerine getirmiş sultanlar şeklinde vasfeden nadir tarihçilerdendir. Osmanlı sultanlarının, İslamiyeti tanımayan ülkeleri bu dinle şereflendirmek için çalıştıklarını ve bu uğurda gazi veya şehit olmayı arzu eden kıymetli sultanlar olduklarını anlatmıştır. Fethedilen yerleri derhal imara başladıklarını, ahalinin refahını temin için, çalıştıklarını zikretmiştir. Bu iş için derhal camiler, medreseler, imaretler, hanlar, hamamlar ve kervansaraylar yaptırdıklarını anlatmıştır. İslam medeniyetinin yayılıp kökleşmesi için verdikleri hizmetleri dikkatle takip edip, yazmıştır. NETBOLL; Alm. Netzball (m), Fr. Netball (m), İng. Netball. Basketbol gibi sepete top atılarak, genellikle kadınlar tarafından yedi kişilik ekiplerle oynanan bir takım oyunu. İngiltere’de ve öteki bazı ülkelerde kız okullarında oynanmaktadır. Oyun, uzunluğu 30 m, genişliği 15 m olan sert zeminli ve dikdörtgen bir sahada oynanır. Sahanın iki ucunda atış yapılacak alanı belirleyen yarıçapı 4,8 m olan yarım daireler vardır. Skor ve iki yan hakeminin nezaretinde oynanır. Pota yüksekliği 3,05 metre, çemberin çapı 38 santimetredir. Uluslararası bayan takımların yaptığı maçlarda, bütün görevliler bayandır. Yan hakemler sahanın kenarında bulunup, kendilerinin baktığı yarı saha ile ilgili kararları verir. Oyun, 15’er veya 20’şer dakikalık iki devre halinde oynanır. Devre aralarında üçer dakikalık dinlenme vardır. Takımlarda üç orta saha, iki hücum ve iki de savunma oyuncusu yer alır. Oyuncular maç boyunca belirlenmiş bölgeleri içinde kalırlar ve koşmaksızın birbirlerine pas verirler. Orta saha oyuncuları topu, atış yarım dairesinin içindeki hücum oyuncularına geçirirler. Yalnızca hücum oyuncuları atış yapabilir. Savunma oyuncuları rakip oyuncuları durdurmaya ve atışlara engel olmaya çalışırlar.

0