Cevaplar

2013-01-01T18:05:08+02:00

SİNAN PAŞA, Divan edebiyatı düzyazı (nesir, inşâ) sanatçısı (Bursa, Edirne 1437 -İstanbul 1486). Asıl adı: Yusuf Sinaneddin. İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey’in oğludur. Babasının yolundan gitti, medrese öğrenimiyle müderrislik ve kadılık haklarını kazandı. Edirne’de çalışırken (1470) İstanbul’a çağrılarak Fatih Sultan Mehmet’e musahip ve hoca oldu, vezirlik rütbesi kazandığı için paşa diye anıldı, matematik ve astronomi gibi alanlarda da yetki sahibi olduğu için Hoca Paşa unvanı takıldı. Doğa olayları üzerindeki gözlemleriyle bazı sorunların nedenlerinin tanrısal olmayabileceğini ileri sürmesi dönemin bağnaz güçlerince suçlandı, etki altında kalan padişahın buyruğuyla bir süre hapsedildiği, çağdaşı olan aydın müderrislerin ağırlıklarını koymalarıyla bağışlanıp görevle Sivrihisar’a gönderildiği yazılıdır; II. Bayezit’in tahta çıkması üzerine (1841) Edirne’deki müderrislik görevine gönderildiği bilinir. Zamanın isteklerine uyarak şiirler de yazmışsa da bu ürünleriyle aranmaz. Bilimsel diye nitelenen ürünleri de Arapçadır. Tazarûnnâme (Yakarış Kitabı) adlı düzyazı (mensur) eseri ise divan inşâsına giden süslü, gösterişli seci denen uyaklarla uyumlu özel bir özenle yazılmıştır. Yine din-tasavvuf konusunda Risale-i-Ahlâk (Ahlâk Kitabı) Tezkeretü’l-Evliya (Erenler Derlemesi). Maarif nâme Tezarrûnâme ise günümüz diline aktarıldı.

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-01T18:05:18+02:00

SİNAN PAŞA (1506- 1596)

III. Ahmet‘le III. Mehmet zamanında beş defa sadrazamlıkta bulunmuş bir Osmanlı veziridir. «Koca Sinan Paşa», «Yemen Fatihi» diye de anılır.

Sinan Paşa, sarayın okulu olan Enderun’da yetişti. Once Malatya, Gazze, Trablus sancaklarında bulundu, sonra Erzurum’da, Halep’te valilik yaptı. 1569′da Mısır Valisi oldu, o yıl içinde Yemen’i alarak İstanbul’a birçok ganimetlerle dönünce kendisine vezirlik rütbesi verildi.

Sinan Paşa, 1574′te Akdeniz Kuvvetleri Komutanı olarak, emrindeki donanma ve birliklerle Messina, Calabra kıyılarını vurup yağma etti. Tunus’ta bazı kaleleri aldı. 1580′de ilk defa sadrazamlığa getirilerek, İran üzerine gönderilen orduya başkomutan yapıldı. Bu savaşta Sinan Paşa’nın yararlığı görülmediği için iki yıl kaldığı sadrazamlıktan atılarak Malkara’ya sürüldü. Bundan sonra biri 1589′da, ötekisi 1592′de olmak üzere iki kere daha sadrazam olduysa da gene çok geçmeden azledilip sürgüne gönderildi. Dördüncü defa 1593′te sadrazam oldu. Eflâk’ta ordunun başındayken, korkuya kapılarak kaçması üzerine ordu büyük bir bozguna uğradı. Derhal azledilerek yerine Lala Mehmet Paşa getirildi. Yalnız, kurnaz, karıştırıcı bir adam olan Sinan Paşa, Mehmet Paşa ölünce gene sarayı elde edip sadrazam oldu. Bu beşinci sadrazamlığında ancak beş ay kadar kalabildi, 90 yaşında öldü.

Sinan Paşa Yemen’i alması, Akdeniz’de donanma ile birkaç başarı kazanması bir yana, açgözlülüğü, paraya düşkünlüğü, zalimliği ile tanınır. «Koca» diye anılması da büyüklüğünden değil, çok yaşamış olmasındandır.

 

0