Cevaplar

2013-01-02T10:49:05+02:00

MONDROS’TAN SONRA KURULAN CEMİYETLER


I. ZARARLI CEMİYETLER :

A) Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler :

Mavri Mira : Rumlar kurmuştur. Batı Anadolu ve Trakya’yı Yunanistan’a dahil ederek “Megalo İdea”yı gerçekleştirmek istemişlerdir. Yunan Kızıl Haçı, Fener Rum Patrikhanesi, okullardaki izci teşkilatları ve diğer Rum cemiyetleriyle işbirliği içindedirler.

Etnik-i Eterya : “Megalo İdea” amacıyla 19. Yy. başlarında kurulmuş aynı amaçla Mondros’tan sonra da faaliyetlerini sürdürmüş bir Rum cemiyetidir.

Rum Pontus Cemiyeti : Fatih’in 1461’de ortadan kaldırdığı Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yeniden kurmak için çalışmalar yapmıştır.

Hınçak ve Taşnak Cemiyeti : Çukurova’dan Trabzon’a çizilen bir hattın doğusunda kalan bütün topraklarda bir Ermeni devleti (Magna Armania) kurak için çalışmalar yapmışlardır.

Alyans-İsrailit (Makkabi) Cemiyeti : Yahudi azınlık tarafından ekonomik, dini ayrıcalıklarını sürdürmek amacıyla kurulmuştur.

B) Türkler Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler : 

İngiliz Muhipler Cemiyeti : İngilizlerle iyi geçinerek ülkeyi en az zararla kurtarmak isteyen ve İngiliz mandasını savunan bu cemiyette padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit gibi kimseler de üyedir.

Teali İslam Cemiyeti : Halifeye ve İslamiyet’e kesin bağlılıkla kurtuluşun gerçekleşeceğine inanmışlardır. İlmi, ahlaki, sosyal yollarla siyaset yapmışlardır.

Wilson Prensipleri Cemiyeti : Amerikan mandasını savunmuşlardır.

Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti : Kurtuluşun Osmanlı saltanatına bağlılık ve padişaha kesin itaatle mümkün olacağına inanmışlardır. Meşruti demokrasiyi ilke edinmişlerdir. 

Kürt Teali Cemiyeti : Doğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt devleti kurmak için kurulmuşsa da halkın fazla desteğini alamamıştır.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası : 20. Y.y. başlarında İttihat Terakki’ye muhalif olarak kurulmuş Mondros’tan sonra da milli mücadeleye karşı faaliyet sürdürmüştür.

Trabzon Adem-i Merkeziyet Cemiyeti : Trabzon ve çevresinde bağımsız bir Türk devleti kurmak istemişler, zamanla milli mücadele safına geçmişlerdir.

II.YARARLI CEMİYETLER :

* Trakya ve Paşaeli Cemiyeti : Trakya ve çevresini özellikle Mavri Mira’nın faaliyetlerine karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İlk kurulan cemiyettir.

* İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti : Batı Anadolu’yu Rumlar’a karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İzmir’in işgali sonrası Anadolu’ya milli mücadele için cephane taşımışlardır. 

* Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti : Bir yandan Rum Pontus cemiyetine diğer yandan Adem-i merkeziyet cemiyetine karşı faaliyet gösteren, Trabzon ve çevresini korumaya çalışan cemiyettir.

* Kilikyalılar Cemiyeti : Çukurova bölgesini Ermeniler’e ve Fransızlar’a karşı savunmak amacıyla kurulmuştur. 

* Harekat-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti : İzmir’in Yunanlılar’ca işgaliyle beraber ilhakı önlemek amacıyla kurulmuştur. İşgallere karşı fiilen karşı koymuşlardır.

* Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti : Merkezi Sivas olmak üzere kurulmuş ve kısa sürede bütün vatana yayılmıştır. İşgalleri protesto ettikleri gibi Milli Mücadele’ye para ve Mal yardımı sağlamışlardır.

* Milli Kongre Cemiyeti : Türk halkının haklılığını basın yoluyla Dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir cemiyettir. Silahlı direnişi düşünmemiştir.(Diğer cemiyetlerden farklı olarak bölgesel olmaktan uzak,ulusal özelliklere sahiptir.)

* Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti : Doğu Anadolu’da Ermeni devletinin kurulmasına engel olmak amacıyla ortak savunma kararı almış bir cemiyettir.

Not-1: Cemiyetlerin hemen hepsinin kuruluşunda dayandıkları nokta Wilson ilkeleridir.

Not-2: Milli cemiyetler kendi bölgelerin kurtarmak için kurulmuş, Sivas kongresinde” Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleşmişlerdir. 

Not-3: Milliyetçilik ve bağımsızlık amacıyla Mondros Ateşkes'inden sonra kurulmuşlardır. 

Not-4: Başlangıçta basın-yayın yoluyla mücadeleyi, gerekirse silahlı direnişe geçmeyi amaçlamışlardır.


PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)


İtilaf devletlerinin temsilcileri mağlup devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek için Paris’te toplanmışlardır. Sevr hariç diğer barış antlaşmalarının şartları belirlenmiş, Osmanlı topraklarını paylaşma konusunda anlaşamadıkları için Sevr sonraya bırakılmış, gizli anlaşmalar feshedilmiştir.Daha önce İtalya’ya vaat edilen Batı Anadolu, İngiltere’nin çıkarına ters düştüğü için ve Yunan propagandasının etkisinde kalarak Yunanistan’a verilmiştir. Bu olay İtilaf devletleri arasında ilk kez ikilik çıkmasına ve bir yönüyle II. Dünya Savaşı’na sebep olmuştur.

Wilson İlkeleri’nin “sömürgecilik yapılmayacak” maddesine karşı manda ve himaye fikri ilk kez burada ortaya atılmıştır.

İZMİR’İN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)


Yunanlılar Paris Konferansı’nda alınan karara dayanarak 15 mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmişler, özellikle Hasan Tahsin’in attığı ilk kurşunla beraber katliamlara girişmişlerdir.

Not-1 : Kuvay-ı Milliye’nin doğmasına yol açmıştır.
Not-2: İlhak amacı taşıdığı için Türk halkı büyük tepki göstermiştir.
Not-3: Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur.

AMİRAL BRİSTOL RAPORU (13 EKİM 1919)


Amerikalı bir amiral olan Bristol’un başkanlığındaki bir heyet Batı Anadolu’ya gelerek incelemelerde bulunmuş ve burada nüfus çoğunluğunun Türkler’e ait olduğunu, katliamlardan Yunanlılar’ın sorumlu olduğunu ve İzmir’in işgalinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. ABD kandırıldığını görmüş, Wilson ilkelerinin uygulanmamasına kızarak aktif dünya siyasetinden çekilmiş, “Monroe Doktrini” uygulanmıştır.

Not : Amiral Bristol Raporu Türk halkının ve Kurtuluş Savaşı’nın haklılığını göstermesi açısından önemlidir.

0
2013-01-02T11:02:10+02:00

Emniyet Kemerinin Önemi hakkında bilgi

Birçok sürücü, kısa yolculuklarda emniyet kemerinin hiçbir işe yaramadığını düşünüyor, ancak emniyet kemeri kullanımını en çok gerektiren aslında kısa mesafeler oluyor. Çünkü ölümlü trafik kazalarının yüzde 80′ i sürücülerin evlerine 30-35 kilometre uzakta ve saatte 55-60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor.
Ayrıca kazalardaki ölümlerin yüzde 35′ i şehir içinde ve büyük olasılıkla günlük güzergahlar üzerinde meydana geliyor.Emniyet kemeri kullanılmıyorsa 30 kilometre hızla çarpıldığında bile ağır yaralanma riski çok fazla oluyor.
Araştırmalar, emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde 70′ inin, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken yaralandığını, 50 kilometre hızdaki bir çarpmanın, 4. kattan düşmeyle eşdeğer olduğunu ortaya koydu.

Doğru takılmış bir emniyet kemeri insan bedenini, çarpma etkisiyle vücutta meydana gelen sarsıntının kademe kademe azalmasını sağlayıp, çarpma etkisini vücut yapısındaki en güçlü noktalara yönelterek, koltuktan fırlamayı engelleyerek, hassas ve en önemli organların yer aldığı kafa ve omuriliğin herhangi bir yere çarpmasını önleyerek koruyor.

0