Cevaplar

2013-01-02T20:00:11+02:00

be do benim ingilizce bittttttiiiiiiiiii..........

0
2013-01-02T20:01:08+02:00

İngilizce'de "Could, Would, Should, Might " yardımcı fiilleri, "Can, Will, Shall ve Must" yardımcı fiillerinin  "past"(geçmiş) halidir. 

"Could" 
yardımcı fiilinin kullanımı:

I can do. Yapabilirim. 


I could do. Yapabilirdim. (Yapabildim.)



You could do.                 
Yapabilirdin.                (Yapabildin.)
He could do.                   
Yapabilirdi.                  (Yapabildi.)
 
We could do.                  Yapabilirdik.                 (Yapabildik.)
You could do.                 
Yapabilirdiniz.              (Yapabildiniz.)
They could do.               
Yapabilirdiler.               (Yapabildiler.)
 

 

He could speak English very well.
O, çok iyi İngilizce konuşabilirdi. 

 

We could get back there by five o’clock.
Saat beşe kadar oraya dönebilirdik. 

 


Soru şekli yapılırken “could” öznenin başına getirilir. 

 

Could l do?                     Yapabilir miydim?        (Yapabildim mi?)
Could you do?                
Yapabilir miydin?         (Yapabildin mi?)
 
Could he do?                  Yapabilir miydi?           (Yapabildi mi) 
Could we do?                 Yapabilir miydik?          (Yapabildik mi?)
Could you do?                
Yapabilir miydiniz?        (Yapabildiniz mi?)
Could they do?               
Yapabilir miydiler?       (Yapabildiler mi?)
 


Could you open the door please?
Lütfen kapıyı açabilir miydiniz? (Lütfen kapıyı açabilir misiniz?) 

 

Parantez içindeki kısımlarda görüldüğü gibi, “Could” yardımcı fiili ile yapılan cümleler Türkçe’ye çevrilirken, şimdiki zaman gibi düşünülerek çevrilir. 

İngilizce’de bu çeşit cümleler bir kalıptır, genellikle birisinden birşey istenirken kullanılır ve nezaket ifade ederler.

 

Could l leave this bag here?
Bu çantayı burada bırakabilir miydim? (Bu çantayı burada bırakabilir miyim?)

 

Olumsuz (Negative) yapılırken de “Could”dan sonra “not” getirilir. 

 

I could not do.              Yapamazdım.            (Yapamadım.)
You could not do.         
Yapamazdın.             (Yapamadın.)
He could not do.           
Yapamazdı.               (Yapamadı.)
She could not do.
         Yapamazdı.               (Yapamadı.)
It could not do.            
Yapamazdı.               (Yapamadı.)
We could not do.
          Yapamazdık.             (Yapamadık.)
You could not do.         
Yapamazdınız.           (Yapamadınız.)
They could not do.        
Yapamazdılar.          (Yapamadılar.)
 

 


I couldn’t dance very well.
Ben iyi dans edemezdim. 

 

“I couldn’t”, “I could not”ın kısaltılmış şeklidir. 

 

Ayşe couldn’t go to school for five days.
Ayşe beş gün okula gidemedi. 

 

Olumsuz soru şekli ise şöyle olur, 

 

Couldn’t he get another job?
O, başka bir iş bulamadı mı?

 

Couldn’t you come a little earlier?
Biraz daha erken gelemez miydiniz.

 



0