Cevaplar

2015-07-27T15:02:00+03:00
Başta kağan bulunurdu. Kağanın hatun denilen eşi devlet işlerinde kağana yardımcı olurdu. Kağan devlet başkanı olmakla birlikte boy beyleri kendi topraklarında yarı bağımsız bir halde yaşarlardı Hükümdarlar törenin dışına çıkamazdı. Töre yazılı olmayan gelenek ve göreneklerden meydana gelen hukuk kurallarıdır. Hükümdar önemli işlerde boy beylerinden oluşan kurultayı toplar ve karar, kurultayın toplanmasından sonra verilirdi. Bu durum eski Türklerde mutlak monarşinin değil, meşrutiyete benzer bir devlet yapısının olduğunu göstermektedir. Yani askeri - demokratik bir yapı söz konusudur. Türk devletlerinin en zayıf yönü saltanat hukukunun sağlam kurallara dayanmamasıdır. Ülüş sistemi yani ülkenin ailenin ortak malı sayılması, devletlerin çabuk yıkılmalarına yol açmıştır.

Hakanlar, güç ve yetkilerini Tengri (Tanrı)'dan almıştır. Her yıl büyük resmi ziyafetler (şôlen) düzenlenirdi. Bu ziyafetler hükümdarlık gereğiydi. İdari sorumluluk taşıyan herkes bu ziyafetlere katılmak zorundaydı. Halka açık olan bu ziyafetlerden sonra sofra takımları davetliler tarafından yağma edilirdi. Hükümdarlar Tanhu, kağan, yabgu, idikut, ilteber, erkin gibi unvanlar kullanırlardı. Sembolleri ise; otağ, örgin (taht), tuğ (sancak), davul, kopuz (sorguç) ve yaydır. Kağanların eşine hatun (katun) denirdi. Devlet idaresinde söz sahibiydi. Devlet meclisine (toya) katılırdı. Bazen elçileri kabul ederdi. Hükümdarlık hakki, kan vasıtasıyla kağanın bütün evlatlarına tanınmıştır. Bu da prensler arasında iktidar mücadelesine yol açmakta idi.

Toy: Ülke ile ilgili konuların görüşülüp karara bağlandığı en yüksek kuruluştur. İlk bahar ayında toplanırdı. Toy'da hükümdarlık tasdik edilir veya yeni hükümdar seçilirdi.

0