Cevaplar

2013-01-03T10:41:21+02:00

Muttakiler;

Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara yolda kalmışa, isteyip dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan zekâtı veren ve ahitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanda sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. Ve muttaki olanlar bunlardır ve mutluluğu bulanlarda bunlardır. Kur’ân’ı Kerim,2.Sure, Bakara, Ayet 177

Takva; nefsanî arzuları köreltmek, ruhanî istidatları inkişaf ettirmektir. Kur’ân ve Sünnet’i hayatın her safhasına intikal ettirebilmektir. Dinîn hükümlerini muhabbet, gayret, fedakârlık ve vecd içinde ifa edebilmektir. İç âlemi terbiye edip, ibadet ve muamelâtın zevkine varabilmektir. Kulun Rabbiyle kalben buluşması, şefkat ve merhamet gibi cemali sıfatların kalpte tecelli etmesidir. Yine kulun tevbe de dil ve kalbinin müşterekliği, yani Rabbine karşı samimî olmasıdır. Mâsıyetten nefret etmektir. Affetmenin, tabiat-ı asliye hâline gelmesidir. Affede affede ilâhî affa lâyık hâle gelebilme şuuruna ermektir.

 

Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve ’birbirinizi tanımanız ve tanışmanız’ için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk, renk, soy ve servetçe değil) takvaca en ileride olanınızdır.Şüphesiz Allah bilendir, haber alandır. Kur’anı Kerim,49.Suresi, Hucurât, Ayet,13

 

Ey iman edenler! Hakkıyla takva sahibi olanlar (nasıl bir takvanın sahibi ise aynı onlar) gibi, Allah'a karşı takva sahibi olun ve (ölmeden önce) Allah'a

Teslim olun. 'Kur’anı, Kerim,3.Suresi Al-i İmran, Ayet, 102

İman, lügatte, bir şey'e tereddütsüz inanmak ve kesin olarak, içten ve yürekten bağlanmak demektir.

Dinî manası ise, Allah'ın varlığına, birliğine, tereddütsüz inanmak ve Hz. Muhammed'in a.s.v n peygamber olduğunu ve bize bildirdiği şeylerin hepsinin hak ve doğru bulunduğunu, hiçbir şüphe duymadan kabul ve tasdik etmektir.

O Allah´tan hakkıyla korkanlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.

Ve onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah´ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah´tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri günah üzerinde ısrar etmezler.

İşte onların mükâfatı Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükâfatı ne güzeldir! Kur’anı, Kerim,3. Suresi Al-i İmran, Ayet,134.135.136.

“Şüphesiz benim dostlarım muttakilerdir.” Hz Muhammed Sav Ebû Dâvûd, Fiten, 1/4242“

“İnsanlardan bana en yakın olanlar, kim ve nerede olursa olsun Allah’a karşı takva sahibi olan muttakilerdir." Hz Muhammed Sav Ahmet, V, 235; Hey semi, IX, 22)

 

Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. 'Selam size' derler. Yapmış olduğunuz güzel işlerin mükâfatı olarak girin cennete derler. 'Kur’anı, Kerim,16.Suresi Nahl, Ayet, 32

 

Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır. Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar. (Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir). İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükâfatlan

dırırız. O gün yalanlayanların vay haline! 'Kur’anı, Kerim,77.Suresi, Murselât

Ayet, 41.42.43.44.45.

 

Nerede olursan ol! Allah’ tan kork! Yaptığın kötülügün arkasindan bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. Insanlarla karşı güzel ahlakin geregine göre davran.”Hz Muhammed Sav Tirmizi

 

“Bir iyilik yapana on misli verilir; bir kötülük ise ancak misli ile cezalandırılır; hiç kimseye haksızlık yapılmaz.”(Kur’an ı Kerim,6.Suresi, Enam, Ayet,160)

 

İnsan her an hata yapabilir, günah işleyebilir veya bir vesveseye kapılabilir. İnsan gaflete düşebilen, unutan, yanılabilen, hata yapabilen bir varlıktır.

 

(Resulüm!) Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver. Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir. (Kur’ân ı Kerim,15.Suresi, Hicri, Ayet,49,50)

Rabbimiz; Bize Anne  ve Babamıza, Eşimimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza, gönül Dostlarımıza ve bu yazıları okuyanlara,  ailelerine ve bütün  inananlara dünyada da  iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından muhafaza eyle ve bizi içi dışı bir olan iyilerle beraber  kıl, cennetine dâhil eyle. (ÂMİN) Rabbimiz; Bizlere sarsılmaz bir iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalp, sabredici beden, zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, Salih evlat, dünya ve ahirette güzellik ihsan et! Ana ve babamıza da mağfiret eyle!

 

0
2013-01-03T10:51:11+02:00
Değerli kardeşimiz;

Takva , korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahlardan korunmak demektir. Muttaki, takva üzere yaşayan mü’min demek olur. 

Takvada ilk akla gelen, haramları terktir. Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder. Mekruh, çirkin bulunan, hoş karşılanmayan fiil, söz ve hâllere denir. Bunların terk edilmeleri de takvadandır. Daha sonra şüpheliler karşımıza çıkar. Bunların da mekruhlar gibi haramla bir başka komşulukları vardır. Hakkında kesin bir hüküm olmayan işlerde, takvaya uygun olanı, haram olma ihtimalini gözeterek o fiilleri terk etmektir. Sonra mübah ve helâl olanlar gelir. Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır. 

Allah Resûlü (asm.) “Helâl belli, haram da bellidir. Fakat bu ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır.” diye başlayan bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Nasıl bir çoban, koruluğun kenarında koyun otlattığında, koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa, şüpheli şeylerden korunmayanın da harama düşme ihtimali öylece vardır.” 

Şüpheli, haramın en yakın komşusudur. O araziye girenin bir süre sonra haram sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Şüpheliden sakınanlarla haram arasına bir tampon bölge girmiş oluyor.

0