Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-03T11:43:56+02:00

http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1950-07-03-04/AUHF-1950-07-03-04-Hirs.pdf

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-03T14:25:12+02:00

1 — 29 .5 .1950 tarihli Hükümet programında Devlet işletmelerinin
özel sermayeye devri konusu.
işletmeler Bakanlığı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlı­
ğına yazdığı 9. 6. 1950 gün ve 1/497 sayılı tezkerede "yeni hükümetin
programına istinaden halen Devlet elinde bulunan işletmelerden bir kıs­
mını elverişli şartlar altında hususî teşebbüslere devretmek imkânlarını
tetkike başlamış olduğunu" bildirerek Fakülteye mensup öğretim üyele­
rinin de bu mühim memleket meselesi hakkındaki görüşlerini öğrenmenin
Hükümet için pek faideli olacağı düşüncesiyle bunların mütalâalarını is­
temiş ve bu husustaki çalışmayı kolaylaştırmak için Hükümet programı­
nın bir nüshası ile 8.6.1950 tarihinde Bakanlık işlerine dair gazetelere
yapılan beyanatın, bazı Devlet işletmelerinin özel sermayeye devri ko­
nusuna müteallik kısmını tezkereye eklenmiştir.
İncelenecek meseleyi daha kolay anlatabilmek için biz de zikri geçen
beyanatın kısmını ve bu beyanatta izah edilen hükümet programının esas­
lı fıkralarını etüdümüzün başına koymağı doğru bulduk.
(a) 29.5.1950 tarihli Hükümetin programından (1):
"İktisadî ve malî görüşlerimizin esası bir taraftan Devlet müdahale­
lerini asgariye indirmek diğer taraftan iktisadî sahada Devlet sektörünü
mümkün olduğu kadar daraltmak ve buna mukabil emniyet vermek suretile hususî teşebbüs sahasını mümkün olduğu kadar genişletmek diye
ifade olunabilir. Bu esasların tatbikmdan doğacak ilk neticelerden biri
Devlet tesis ve işletmeciliğini tabiatı ve mahiyeti icabı olarak yalmz ve
yalmz hususî teşebbüs ve sermayenin hiç bir suretle ele alamtyacağt iş­
lere ve bir de aynı zamanda âmme hizmeti mahiyetinde olan iktisadî iş-
(1) Resmî Gazete No. 7523. DEVLET İŞLETMELERİNİN ÖZEL SERMAYEYE DEVRİ 2 8 8
lere hasretmek olacaktır Bundan böyle âmme karakterini haiz olmı-
yan sahalarda işletmeciliğe geçmiyeceğimiz gibi muhtelif sebepler altın­
da kurulmuş olan işletmeleri, âmme hizmeti gören ve ana sanayie taallûk
edenler hariç muayyen bir plân dahilinde elverişli sarflarla peyderpey
hususî teşebbüse devretmeğe çalışacağız.
(b) İşletmeler Bakanının 8.6.1950 tarihinde gazetelere verdiği be­
yanatından (2):
"Hükümet programında, iktisadî siyasetimiz, hususî mülkiyete da­
yanan, ferdin iktisadî hüriyetlerini koruyan ve hususî teşebbüsü esas tu­
tan bir sistem halinde tebellür etmektedir. Bu sistemde Devletin başlıca
vazifesi iktisadî hayatı tanzim ve iktisadî faaliyetleri teşvik ve muraka­
be etmektir. Binaenaleyh iktisadî sahada tanzimci rolünü deruhte eden
Devletin işletmecilik faaliyeti ancak birinci derecede âmme hizmetleri
sayılan işlere inhisar edebilir ki, bunlar büyük halk kitlelerine hizmet eden ve müşterek ihtiyaçlarına cevap veren işletmelerle mühim iktisadî
faaliyetleri besleyen ve düzenleyen tesislerden ibaret bulunmaktadır. Bun­
lara doğrudan doğruya askerî ihtiyaçları karşılamağı hedef tutan fabri­
kaları ilâve etmek doğru olur. Bu faaliyetler dışındaki mevzular hususi
teşebbüsün çalışacağı geniş sahayı teşkil eder.
Yeni Hükümetin iktisadî siyasetine ait prensipler bu suretle kısaca
belirtildikten ve âmme mahiyetini haiz olmayan işletmelerin hususî te­
şebbüse devri esası kabul edildikten sonra, halen devletin elinde bulunan
işletmelerden hangilerinin, ne şartlarla hususî şahıslara devri lâzımgeleceği keyfiyeti üzerinde durmak icabeder. Bu gün iktisadî Devlet Te­
şekkülleri adı altında idare ve müfakabe edilen teşekküller arasında Zi­
raat Bankası, Sümerbank, Etibank, Toprak Mahsulleri Ofisi, Devlet Zi­
raat İşletmeleri Kurumu, Makine ve Kimya Ensdüstrisi Kurumu gibi ana
teşekküllerle bunlara bağlı ticarî, sınaî ve ziraî mahiyette müteaddit mü­
essese ve işletmeler mevcuttur. Memleketimizde sermaye piyasasının dar­
lığı ve hususi sermayenin büyük rizikolara katlanmak hususundaki çe­
kingenliği gözönünde tutulursa, Devletçe kurulan ve âmme hizmeti ma­
hiyetini haiz olmayan işletmelerin hususî şahıslara devri işinin tamam­
lanması için zamana ihtiyaç bulunduğu anlaşılır. Bu itibarla devir işine
nisbeten küçük ve tesis masrafı az olan işletmelerden başlanarak, bunun
tedricen ve sermaye piyasasının müsaadesi nisbetinde daha büyüklerine
teşmil edilmesi zarureti tahassül edebileceği gibi bu işletmelerin muba­
yaasına ufak sermayelerin iştirak ettirilmesi suretile küçük tasarrufa
(2) Beyanatın tam metni "Türk Ekonomisi", Sayı 85 (Temmuz 1950), Sah. 149

0