Cevaplar

2012-10-04T16:52:00+03:00

MARDİN - Mardin Sağlık İl Müdürü Mehmet Derviş, düşük eğitim düzeyinin Alzheimer hastalığı için bir risk olduğunu, doğal olarak yüksek eğitim düzeyi ve profesyonel aktivitenin, bir koruyucu olarak ortaya çıktığını belirtti.

Alzheimer hastalığı hakkında bilgi veren Sağlık İl Müdürü Mehmet Derviş, Alzheimer hastalığının, demansın (Sendroma) sinsi ve yavaş bir şekilde ilerleyen ve en sık rastlanan bir hastalık olduğunu belirtti. Derviş, 85 yaşın üstündeki nüfusun yaklaşık yarısında Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi.

Hastalığın başlangıcının kesin olarak belirlenemediğini belirten Derviş, ”İlk evrelerde hafif düzeyde unutkanlık vardır ve kişi genellikle bellek bozukluğundan yakınmaktadır. Erken evrede mesleki performansındaki bozulma iş arkadaşları tarafından fark edilmektedir. Hasta olan şahıs, yabancı mekanlarda yolunu kaybedebilir. Evde ise yemeğini sık sık yakabilir, ileri evrede bu bozulma giyinme, yıkanma gibi temel aktivitelerde yardıma ihtiyaç düzeyine ulaşabilir. Öncesine göre daha unutkan, zihinsel tepkileri açısından daha yavaş, yeni problemlere daha güç çözüm üretir durumda olabilirler. Yaşlılıkla ilişkili unutkanlık ve hafif hafıza bozukluğu kavramları demansla (sendroma) ayrılması gereken diğer durumlardır.“ dedi.

HASTALIK 5 İLE 20 YIL ARASINDA SÜRÜYOR

Sağlık İl Müdürü Mehmet, Alzheimer hastalığının beyindeki ilerleyiş sürecinin ortalama 5 ile 20 yıl arası sürdüğünü vurguladı. Derviş, şöyle devam etti: ”Sinir hasarı, hafıza alanlarında sınırlı kaldığı sürece, bellek sistemi giderek işlevsizleşeceğinden bu durum bir ilerleyici ve saf unutkanlık olarak yansıyacaktır. Sinir hasarı yürütücü işlev merkezine ilerlediğinde, yürütücü işlevler de bozulmaya başlayacaktır. Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalıktır. Demansın en sık görülen tipidir. Akdeniz diyeti, bir koruyucu faktör olarak son yıllardaki en popüler çevresel faktör araştırma konularından biridir. Akdeniz diyeti ile tahıllar, sebzeler, meyveler, peynir, süt, özellikle balık, zeytinyağı içerikli zengin bir diyet kastedilmektedir. Zihinsel ve bedensel egzersiz yapılması, eğitim düzeyinin artışı, stresin en aza düşürülmesi, olabildiğince hayvansal yağların az tüketilmesi, sigara içilmemesi risk faktörlerini azaltır.“

0