Cevaplar

En İyi Cevap!
2013-01-03T19:39:05+02:00

S1. Özelleştirmeler,küresel dünyanın dayattığı-oluşturduğu bir zorunluluk mudur?

S2. 1970’lerde kapitalist sistemde bir bozulma olmasaydı, 1980’lerde küreselleşme olur muydu?

Rekabet gücü ile Özelleştirme ilişkisi:

1 5 1
2013-01-03T19:39:57+02:00
Cevap: 9. Çevre Sorunlarına Öğrenci Yaklaşımları Sempozyumu Atölye Sonuçları


Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Atölyesi Sonuç Bildirgesi

Kısaca GDO (GMO) olarak bilinen Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar son yıllarda ortaya çıkmış ürünler olup çevresel etkileri bağlamında da oldukça tartışma yaratmışlardır. Buradan hareketle çevre, çevre kirliliği ve GDO'ların çevre kirliliğine olası etkileri konusu ilgili atölye çalışmasında ele alınmıştır.
Bu amaçla öncelikli olarak GDO'ların tanımı üzerinde durularak konunun sınırları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu tartışmalar ve GDO'lar konusunda katılımcı biyolog arkadaşlardan alınan teknik bilgiler ışığında şunlar şekillenmiştir: Çevresel etkileri bağlamında tartışma konusu edilen GDO'lar laboratuar ve/veya benzeri kontrollü koşullarda üretimi, inceleme ve/veya araştırması yapılan, bilimsel amaçlı deney konusu olan ve/veya endüstriyel üretim malzemesi haline getirilmiş canlıları
içermez. Bu tartışmanın odağında; yeni ortaya çıkan ve bu nedenle klasik atık denetimi yöntemleriyle etkilerinin sınırlanması imkânı bilinmeyen ve/veya olmayan tarımsal amaçlı GDO'lar yer almaktadır. Doğal olarak bu tartışmanın içine GDO'ların hem kentte hem de kırda yaratabileceği her tür çevresel sorun girmektedir. Bu olası sorunlar doğrudan fiziksel sorunlardan iktisadi sorunlara, doğal kaynakların korunması ile ilgili sorunlardan insan sağlığına etkilerine kadar geniş bir yelpazede
değerlendirilmelidir.,
Bu noktadan hareketle öncelikli olarak doğal kaynaklara olası etkileri bağlamında ele alınan GDO'ların gen kaçışı, doğal tür ve varyetelerin tükenmesi gibi çevresel anlamda ciddi ve telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratacak bir uygulama olduğu görüşü genel düşünce olarak ortaya çıktı. Ayrıca GDO'ların varsayılan kullanım amaçlarının gerçekçi bulunmadığı, özellikle açlıkla mücadele için geliştirilmişlik iddiasının doğrudan yalancılık olarak tanımlandığı tartışmalar yaşandı.
Ikinci olarak GDO'ların insan sağlığı üzerine olası etkileri hakkındaki fikirler dile getirildi. Bu aşamada özellikle gereksiz yere risk altına girmenin kabul edilemez olduğu, GDO'ların mevcut durumları itibariyle ciddi sağlık riskleri taşıdığı ve toplumu kâr amaçlı projeler nedeniyle ciddi ve öngörülemez tehlikeler altında bıraktığı görüşü dile getirildi. Bu arada bir katılımcı bu konularda korkak olunmaması gerektiğini belirtip riskin kabul edilebilir olduğunda ısrarcı olsa da bu fazladan ve öngörülemez riskin ne amaçla alınması gerektiği konusunda açıklama getiremedi. Özellikle bu
bakış açısı tepki topladı.
Daha sonra ve daha uzun olarak GDO'ların iktisadi etkileri tartışıldı. Pek çok çevresel sorunun temel çıkış noktasının iktisadi sorunlar olduğuna değinen bazı katılımcılar kentlerimizde yaşanan gecekondulaşma sorununa eşlik eden çevresel sorunlara değindiler. Buradan hareketle tarımsal üretim gibi her ülkenin en vazgeçilmez iş kollarından birinin birkaç çok uluslu şirketin kâr amaçlı uygulamaları için tahrip edilmesinin kırda ve kentte sayısız çevre sorununun yaşanmasına sebep olacak çok büyük bir hata olacağı vurgulandı.
Sonuç olarak çevresel ve toplumsal anlamda "kirlilik" yaratabilecek GDO'lar gibi pek çok teknolojinin sistemin kâr amaçlı doğasının bir sonucu olduğu ve mevcut kirlenmenin ancak açlıkla mücadele gibi toplumsal hedeflerin gerçek anlamda hedefleştirilmesi ile giderilebileceği genel olarak kabul gördü.

Küresel Isınma Atölyesi Sonuç Bildirgesi

Küresel Isınmanın genel anlamda nedeni sera etkisidir. Ancak sera gazlarının salınımının başlıca nedenleri yaşadığımız toplumun enerji bağımlılığı ve bize dayatılan tüketim kültürüdür.
Bugün "küresel ısınmaya nedir" sorusundan daha çok "küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemler- çözümler nelerdir?" sorusuna cevap vermenin gerekliliğini anlıyoruz. Küresel ısınmanın temel nedenleri üzerinden gidildiğinde çözümün kedi hayatımızda kökten bir değişimden geçtiği görülmektedir. Bununla birlikte yaşantımızın her yerine işlemiş olan küresel kapitalizmin eleştirisinin yapılması gerekmektedir.

Enerji atölyesi

Bugün insanlık olarak bir çok çevre sorunuyla karşı karşıyayız. Çevre sorunlarının başlıca kaynağı da insanlığın kendi ürettiği ve idame etmek için gerek duyduğu enerji ve onu elde etme yöntemlerdir. Bu güne kadar yoğun olarak kullanılan fosil yakıtların yarattığı toprak, su ve hava kirlilikleri yaşadığımızı toplumu tehdit etmekte ve felakete doğru sürüklemektedir.
İnsanlığın ve ülkemizin düştüğü enerji açmazının çözüm yolları mevcut kaynakları iyileştirmek ve barışçıl enerji kaynaklarına yönelmektir. Ayrıca insanlığın var olan enerji ihtiyacına küresel anlamda bir kökten cevap verilmesi ve yaşamımıza dayatılmakta olan tüketim kültürünün önüne geçilmesi gerekmektedir.
Yaşadığım toplumun üretim ilişkileri sorunların temeline inmeden, çok daha fazla ağır sonuçlar yarabilecek bir enerji üretim yöntemini nükleer enerjiyi dayatmaktır. Özellikle 3. dünya ülkelerinin hedef alındığı nükleer enerji santrallerini ülkemizde de gündemdedir ve enerji sorununa bir çözüm olmayacağı bir çok insan ve kuruluş tarafından belirtilmektedir.  
0