Cevaplar

2012-10-04T17:06:34+03:00


Temel hakları bütün insanların doğduğu günden öldüğü güne kadar sahip olduğu haklardır. İnsanların insan gibi yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Başlıca temel haklar şunlardır

Yaşama Hakkı : Yaşama hakkı en temel haktır. Hiçbir şekilde ortadan kaldırılıp sınırlandırılamaz.
Dokunulmazlık Hakkı : Bu hak insanın bedenen ve ruhen bütünlüğünü korumayı amaçlayan bir haktır.
Sağlık Hakkı : Bütün insanların sağlığını koruma, sağlıklı bir ortamda yaşama ve sağlığını koruyacak tedbirler alma hakkına sahiptir.
Eğitim Hakkı Bütün insaların eğitim ve öğretim hakkına sahiptir.
Dilekçe Hakkı : Her insan şikayet ve isteğini yetkili yerlere bildirme hakkına sahiptir.
Özel Yaşamın Gizliliği Bütün insanların özel yaşama saygı hakkı vardır. Özel yaşama ve aile hayatına saygı gösterilmesini bütün insanlar istiyebilir. Kanunlarda belirtilen özel şartlar haricinde hiçbir insanın üzeri ve özel eşyaları aranamaz. İletişim araçları kesinlikle dinlen

0
2012-10-04T17:07:05+03:00

KİTLE İLETİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ

İletişim tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir İnsanın varolması ile ortaya çıkan iletişim olgusunun temelinde, paylaşma ihtiyacının giderilmesi gerçeği yatmaktadır İlk çağ insanının bir av öyküsünü başkalarına anlatmak için mağara duvarlarına çizdiği resimler, başarılı geçen bir avdan sonra ateşin çevresinde yapılan danslar, komşu kabilelerle haberleşmek için belki de yeni reisin seçiminden duyulan mutluluğu paylaşmak amacıyla göğe gönderilen renkli dumanlar, gemicilere yol gösteren fenerler, ressamın tuvaline yansıttığı renkler ve çizgiler, bestecinin notalarla kurduğu ortaklığın neticesinde doğan besteler, sinemacının fikrini belgeleyen filmleri, balerinin duygularını yansıttığı hareketleri, pandomimcinin biraz da esrar perdesiyle gölgelendirdiği jest ve mimikleri; hepsi, paylaşma ihtiyacının giderilmesi için başvurulan iletişim yollarıdır
Yaşamak da başlı başına iletişim faaliyetlerini kapsayan bir olgudur Doğduğumuz andan itibaren çevremizle sürekli iletişim, etkileşim içine gireriz Bilinçsizce çevremizi etkilemeye, değiştirmeye; yine bilinçsizce etkilenmeye, değişerek çevremize uyarlanmaya başlarız Bu çift yönlü etkileşim, hayat boyu sürer giderYaşadığımız sürece zekamızı, kültür ve birikimimizi, kişiliğimizi iletişim alışkanlıklarımız ve iletişim çabalarımızla ortaya koyarız Duygu ve düşüncelerimizi başkalarıyla yine iletişim yoluyla paylaşırız Anlamak, anlatmak, öğrenmek, başkalarına ulaşabilmek için de iletişime başvururuz Denilebilir ki iletişim, beşikten mezara kadar hep bizimledir ve bizim için hava kadar hayatî bir ihtiyaçtır İletişimi, temel prensibi paylaşım, etkileşim ve ortaklık kurmak olan, çeşitli semboller ve araçlarla dünyayı daha yaşanılır kılan, ileti alışverişine dayalı sosyal bir süreçtir, diye tanımlayabiliriz
İnsanoğlu, varolduğu günden bugüne dek iletişim kurmak için çeşitli araçlara başvurmuştur Kendi gelişimine paralel olarak kullandığı araçlar da gelişmiş; sürekli gelişen iletişim araçları birbirini tamamlamış; ancak birisi, diğerinin yerini alamamıştır İletişimin en yalın, en ilkel araçlarından biri kabul edilen işaretlere, kelimelere dayalı olan yazı ve konuşma dilinin yanı sıra, beden dili ile sözsüz anlatımlar (jestler, mimikler, dokunma, cevap vermeme, sessiz kalma gibi davranış ve tutumlar; dans, resim, vb) da yüzyıllar boyunca kullanıla gelmiştir
Teknolojik gelişimin tabiî sonucu olarak gelişen ve elektronikleşen iletişim araçları, iletişime sürat ve kolaylık sağlamakla kalmamış; aynı zamanda iletişimi, kitle iletişimine çevirmiştir
Günümüzde posta, telgraf, telefon, faks gibi haberleşme araçları; gazete, radyo, televizyon gibi kitle iletişim araçları; uydular, bilgisayarlar (İnternet ve e-mail) birer iletişim aracı olarak iletişimin ayrılmaz parçaları durumuna gelmiştir Bu elektronik iletişim araçları, günümüzde, kurduğu haberleşme ağıyla kültürü de yaygınlaştırmış; dünyamızı McLUHAN’ın deyimiyle "küresel bir köy"e dönüştürmüştür
Kitle iletişim araçları, genel bir tanımla "kitlesel bir boyutta ileti dağıtabilen araçlar" (ÖZKÖK, 1985:93) olarak tanımlanabilir
Tarihî açıdan bakıldığında kitle iletişim araçları, tiyatro; gazete, kitap, dergi, broşür gibi yazılı basın; sinema, film, radyo, televizyon, plak, kaset, CD, bilgisayar gibi iletişim teknolojisindeki gelişmelerin ürünü olan araçlar, günümüze gelinceye değin hızlı bir gelişim göstermişlerdir
Günümüzde toplumsal varoluşu gerçekleştirerek ortaklık yaratmak, bu varoluşu ve ortaklığı sürdürebilmek için kitle iletişimine; dolayısıyla kitle iletişim araçlarına ihtiyaç vardır Çünkü kitle iletişim araçları, uzmanların ortak bir noktada birleştikleri üzere, sahip olduğu özellikleriyle alıcı kitlesi üzerinde yarattığı etki ve etkileşim süreci sonunda toplumsallaştırmayı gerçekleştirmeye muktedir araçlardır
Kitle iletişim araçlarının özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

Kitle iletişim araçları, sosyal statüsüne göre herhangi bir farklı yaklaşım oluşturmadan çok sayıda insana aynı iletiyi, aynı anda ulaştırabilmektedir 
Kitle iletişim araçları, yayınları ile belirli bir süreklilik ve düzenlilik (yayın periyodu) gösterir 
Kitle iletişim araçları, sürekli ve düzenli yayınları ile toplumda kendilerine karşı bir talebin oluşmasına neden olurlar; bu talep, zamanla alışkanlığa, hatta ihtiyaca dönüşür 
Kitle iletişim araçları ile aktarılan iletiler, belge niteliği ve değeri taşıdığı için inandırıcılık ve alıcıyı ikna etme özelliğini de kazanmaktadır 
Özellikle radyo ve televizyon, iletiyi olay anında aktarabilme özelliğine sahiptir 
Kitle iletişim araçları ile gerçekleşen iletişim sürecinde, geri besleme imkânı yoktur; bu nedenle, alıcının tepkisi anında ölçülememektedir 

0