Cevaplar

2012-10-04T17:07:19+03:00

Emin Akdağ'ın röportajı

Böbrek, en hayati organlardan biri. Vücuttaki her türlü zararlı madde buradan ve karaciğerle dışarı atılıyor. Dünyada her yıl mart ayında çeşitli etkinliklerle toplum böbrek hastalığı hakkında bilgilendiriliyor. Konu tahminlerin çok ötesinde önem arz ediyor. Bu cümlenin daha iyi algılanması için birkaç istatistikî veri: Türkiye’deki yetişkinlerin yüzde 15,7’si bu hastalığın bir evresini yaşıyor. Organ yetmezliği içindeki hasta sayısı ise 60 binin üzerinde. Buna yılda yüzde 12 ekleniyor. Son aşamada kişi ya nakledilecek böbrek bekliyor ya da kanını diyalizle temizletiyor. Hastalık ileriki evrelerde kendini gösteriyor. Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, kişilerin yüzde 50-60’ının, bu sinsi hastalığa yakalandıklarını yetmezlik kapıyı çaldığında öğrendiklerini belirtiyor. Aslında bazı bilgileri dikkate alıp uyanık davranarak erken teşhis mümkün. Prof. Süleymanlar, “Şeker ve tansiyon hastaları, sürekli taş düşürenler, devamlı ağrı kesici kullananlar, ailesinde böbrek hastalığı olanlar, bir de 65 yaş grubu yüksek risk altında.” diyor. Diyalizdekilerin yüzde 32,5’i şeker, yüzde 27’si hipertansiyon hastası. Özellikle bu hastalar yılda en az bir defa bir nefroloji uzmanına gidip idrar ve kanlarındaki ilgili değerleri kontrolden geçirtmeliler. Sosyal Güvenlik Sistemi her türlü tedaviyi kuruşu kuruşuna karşılıyor; ancak, sağlığı kaybetmemek esas. Peki, bunun için neler yapılmalı? Böbrek rahatsızlıkları nasıl oluşuyor? Son aşamada mecbur kalınarak karından (periton) ya da makine bağlanarak (hemodiyaliz) gerçekleşen diyaliz türlerinin birbirinden ne gibi farkları söz konusu? Süleymanlar, Aksiyon’un konuya dair sorularını cevapladı.

-Böbrek neden hayati bir organ, vücudumuzdaki ana fonksiyonları nedir?

Böbrek, sağlığımız ve varlığımız için çok önemli. Her organ önemli ama böbreğin çok ciddi fonksiyonları var. Ne yaptığını üç ana başlıkta toplayabiliriz. Birinci vazifesi, vücuda girmiş yabancı maddelerin atılmasını sağlamak. İkincisi, vücut sıvılarının hacmini ve bileşimini belirleyen, kan hacmini ve tansiyonu ayarlayan esas organ. Üçüncüsü, iç salgı bezi gibi de fonksiyon görüyor. Yani hormonal fonksiyonları da var. Mesela kan imalindeki temel madde böbreklerde yapılır. Kemiklerin olgunlaşması için gereken madde de... Böbrek fonksiyonları bozulunca kansız kalıyorsunuz. Kemiklerde zayıflama ortaya çıkıyor.

-Böbrekler kanı temizliyor öte yandan, değil mi?

Proteinler üreye kadar parçalanıyor. Yan ürünler açığa çıkıyor. Bunlar böbreklerce atılıyor. Atılamazsa kanda birikiyor. Üremik toksinler diyoruz. Bu durum organizmada kalp damardan kemik ve sinire her sistemi etkiliyor.

-Bu organdaki bozulma nasıl anlaşılıyor? İlk safhalarda neler hissediliyor?

Böbrek yetmezliği erken döneminde belirti vermiyor. Taş olayı farklı, erken dönemde ağrısıyla dikkati çekiyor. Kronik böbrek yetmezliği belirtisi yok ama. Bozukluğu klinik değil, laboratuvar bulgularıyla anlıyoruz. İdrar analizi. İdrarda protein tayini; kanda da, kreatinin dediğimiz süzme fonksiyonunun değerlendirildiği maddenin ölçülmesi önem taşıyor. Üre de var ama. Onu çok faktör etkiliyor.

2 3 2