Cevaplar

2013-01-04T17:00:24+02:00

Şiirleri müzikten yani sazdan ayrılmayan ve doğaçlama olarak yaratılan aşıkların sözlü edebiyatı, giriştikleri yarışmalara çekişmelere verilen isimdir.

“Dilden söylemek” yerine “telden söylemeyi” yeğlemiş halk şairleri kahveler birikiminde ramazan, bayram eğlencelerinde, düğün dernek toplantılarında kişiliklerini ve değerlerini gösterip onaylatmak amacıyla birbirleriyle karşılaşır, yarışırlar. Günümüzde Âşıklar Bayramı gibi törenlerde kuralları belirlenmiş olarak düzenlenen atışmalar eski saz şairleri arasında kendiliğinden oluşurdu. Bilgi ve sanat gücü bakımından bir boy ölçüşme fırsatı yaratan ve dinleyici kamuoyunun değerlendirdiği bu yarışmalı şiir türünden biri önceden hazırlanmış bir bilmeceyi şiirle çözmek (muamma), öteki iki saz şairinin ya kendilerinin ya da başkalarının önerdiği uyak (kafiye) ve yedekle (redif) hemencecik şiir söyleyebilme yeteneğini kabul ettirmektir.

Soru sorma ya da belli bir uyağı önerme (ayak açmak, ayak uydurmak) biçiminde başlayan atışma (deyişme, karşılaşma), saz eşliğinde uygun yanıtlar hazırlayabilme, karşısındakinin sözünü karşılıksız bırakmama yöntemiyle sürer. Her dörtlüğün ilk dizelerinin rastgele bir giriş olmasına karşılık geleneksel tutum, özellikle son iki dizedeki nükte ve buluş özgünlüğünü değerlendirir. Bu gibi şiirlerin biçim ölçüsü, ezgisi şairin dileğine bağlıdır. Açılan ayağa (kafiyeye) uygun söz bulamayan, kendine gelmiş yanıt fırsatını gereğince kullanamayan saz şairi yenik sayılır.

 

Biraz uzun oldu sorryyy :D

0
2013-01-04T17:01:24+02:00
Türk Halk Edebiyatı içerisinde "Halk ozanları"nın birbirlerine karşılıklı dörtlük veya şiir söylemesidir. 
Bir adı da "Deyişme" olan bu türde; En az iki "Halk ozanları"nın kendi kendilerine ya da "Atışma bilirkişileri ve dinleyiciler" karşısında belli kurallar çerçevesinde şiir yarışı yaparlar. 
Birbirlerini denerler, ustalıklarıyla öne çıkmaya çalışırlar. 
Deyişme şu sırayla yapılır: Merhabalaşma, giriş bölümüdür. Âşıklar, birbirlerini ve dinleyicileri "Hoşgeldiniz", "Sefa geldiniz", "Merhaba" gibi sözcüklerle rediflerine bağlanan kafiyelerle dörtlükler kurarak selamlar. 
"Halk ozanları"nın "Tekerleme bölümü" denilen üçüncü bölüm asıl deyişme bölümüdür. 
Ev sahibi ya da yaşlı bir kişi düz ya da geniş ayakla deyişmeyi açar. 
Âşıklar konu ve bend sınırlaması olmaksızın verilen oyun üzerinden deyişmeye başlar. 
Âşıklar asıl ustalıklarını ve sanatçılıklarını burada göstermeye çalışır. 
İlk ayak bitince diğer âşık yeni bir ayak açar. 
Deyişme sürdükçe ayaklar darayak halini alır. Deyişme karşılıklı soru-yanıt şekline döner. 
Âşıklar böylece birbirlerinin bilgi ve sanatlarını ölçer. 
Bir şekilde karşısındakini söz söylemez haline getiren âşık deyişmeyi kazanır. 
Atışmanın bir çeşidi de "Dudakların birbirine değmesiyle çıkan harfleri kullanmadan yapılan atışmaya LEBDEĞMEZ veya "DUDAK DEĞMEZ" denir. 
Aşıklar dudaklarının arasına, dik pozisyonda bir iğne yerleştirip "doğaçlama" olarak, içinde b, f, p, m, v harfleri bulunmayan sözcükler kullanarak; 
hem çalarlar hem de atışırlar.   
0