Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-05T19:07:04+02:00


Cevap: ZEKÂT







Temizlik, artma, bereket Bir malın belli bir miktarını, Allah'ın Kur'ân-ı Kerim'de saydığı sekiz sınıftan birisine veya bir kaçına Allah rızası için vermek Terim olarak zekât; İslâm'ın beş şartından birisi olan malî ibadetin adıdır



Fakirin hakkı çıkarılarak malı, cimrilik kirinden arındırarak da şahsı temizlediği ve malda berekete sebep olduğu için bu malî ibadete zekât denilmiştir (Subkî, el-Menhel, Beyrut, 1394, XI,113) Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de Ey Muhammed! Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip arıtacak sadaka olarak al" (el-Tevbe, 9/193) ve "Sarfettiğiniz her hangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar" (Sebe, 34/39) buyurulur



Zekâta sadaka da denilir Bu ismin verilmesinin sebebi zekâtın malı temizleyip sıhhat ve kemaline sebep olması, zekât verenin de imânındaki sadakat ve olgunluğuna delalet etmesidir Ancak sadaka; hem farz hem de nafile olan malî ibadetler için kullanıldığı halde zekât sadece farz olanına mahsustur (M Hamdi Yazır, Hak Dini, II, 933)



Zekât'ın Hükmü



Zekât'ın farz oluşu esah olan görüşe göre fevrîdir Yani kendisine zekât vermesi gerekli olan kişi hiç geciktirmeden hemen zekâtını vermelidir Aksi halde günahkâr olur (el-Merginânî, el-Hidaye, I, 96; Mehmet Zihni, Nimetü'l-İslâm, II, 5)



Bir kimseye zekâtın farz olması için bazı şartların tahakkuk etmesi gerekir Bu şartlar biraz ileride ele alınacaktır



Zekâtın Önemi ve Hikmeti



Bir şeyin önemi, insanlığın ona olan ihtiyacı ve temin ettiği fayda ile ölçülür Zekâtın; zekât veren, zekât alan ve zekât alınıp verilen toplumda sağladığı faydalar göz önüne alındığında, onun ne derece büyük bir önem ifade ettiği ortaya çıkar



Zekât, her şeyden önce kulun Allah'ın emrine itaat edip, kulluğunu göstermesinin en güzel nişanesidir Çünkü, zekât vermeyi Allah emretmiştir Kulun vazifesi; öncelikle neden ve niçinini araştırmadan Rabbi tarafından emrolunduğu şeyi yapmaktır Müslüman; sevdiği, inandığı Rabbinden aldığı emri, canının yongası olan malın hiç bir maddî karşılık beklemeden vererek, kulluk borcunu en güzel şekilde ödemiş olur Bunun yanı sıra zekât kişiyi, günah ve cimrilik kirlerinden temizler İnsandaki, mal sevgisini kırıp, Allah sevgisinin ön plana geçmesine sebep olur "Ey mü'minler! Sizi mallarınız ve çocuklarınız Allah'ı anmaktan alıkoymasın, böyle olanlar hüsrana uğrayanlardır" (Münafıkun, 63/9) âyet-i kerîmesinin işaret ettiği manayı gerçekleştirir



Zekât fakirler açısından da son derece önemlidir ve onlar için en büyük garantidir Çünkü, o sadece fakirin hakkıdır ve mutlaka fakire verilecektir İnsanların koyduk(arı vergilerin toplanma ve sarfedilme yerleri devirlere ve devletlere göre değişebilir Devlet gelirlerinin sarfında fakirlerden çok zenginlerin gözetildiği de olabilir Kaynak ve sarf yerini Allah ve Rasûlünün tesbit ettiği zekât ise böyle değildir Bunun kimden alınıp kime verileceği Kur'ân'ı-a belirtilmiştir Bunu hiç bir kimsenin değiştirmesi mümkün değildir Yani bu fon sadece fakirler için kullanılır



Zekâtın, toplum açısından önemi de; zekâtı veren ve alan açısından öneminden daha aşağı değildir Allah insanların tümünü aynı kabiliyet ve güçte yaratmamıştır İnsanların fizikî yapılarında olduğu gibi malî güçlerinde de farklılıklar vardır İnsanlar; ya zengin, ya fakir ya da orta hallidirler



Dünyanın çeşitli yörelerinde zenginlerin alabildiğine lüks ve israfa dalmaları, sayelerinde kazanç sağladıkları fakirleri düşünmemeleri, onlara yardım ellerini uzatmamaları, fakirlerin kendilerine kıskançlık ve kin duymalarına sebep olmuştur Bunun neticesi olarak da toplumlarda sosyal patlamalar, huzursuzluklar ve isyanlar görülmüştür İşte zekât, bütün bu olumsuz hadislerin önünde en güzel seddir Toplum içerisindeki fertlerin düşecekleri dar durumlarda onları koruyan sosyal bir düzendir İnsanlar arasındaki dayanışmanın sağlanmasına yardımcı olur Zenginlere fakirler arasındaki mesafeyi daraltır Fakirlerin gönüllerinde zenginlere karşı doğabilecek kıskançlık ve kinleri söndürür İnsanlar arasında sevgi ve kardeşliği yayar Böylece; hem fakirin aç, susuz ve çıplak kalmasını önler hem de cemiyetin düzen ve huzurunun bozulmasına engel olur



Zekâtın Rüknü ve Sebebi



Zekâtın rüknü, temliktir Yani, bir malın menfaatına her yönden kendisinden kesip, zekât verilebilecek kişilerden birine veya bir kaçına vermektir Temlik olmayan yollarla yapılan bağışlar zekât sayılmaz Buna göre; bir zenginin fakirden olan alacağını zekâtına sayması, Zekât niyetiyle okul, cami vs gibi bir hayır kurumu yaptırması Zekât sayılmaz



Zekâtın sebebi; Zekât verecek olan kişinin belirli bir miktarda mala sahip olmasıdır Zekât verilecek malın cinsine göre farklılık gösteren bu miktara, nisap denilir Çeşitli malların nisapları, Zekâta konu olan mallar başlığında ele alınacaktır (Ayrıca bk Nisap)

1 1 1