Cevaplar

2013-01-06T07:17:30+02:00
Mastar Hali clean finish use stop Past Simple
Past Participle cleaned finished used stopped

İngilizce fiillerin 'past simple' yani 2. halleri, geçmiş zaman için kullanılır. (bkz.ingilizce geçmiş zaman - Simple Past Tense )

I cleaned They finished

'Past participle', yani ingilizce fiillerin 3. halleri ise, present perfect tense ile birlikte kullanılır. (bkz. Present Prefect Tense)

I have cleaned the windows. İngilizce Düzensiz Fiiller

İngilizce düzensiz fiiller, -ed takısı almayan fiillerdir. Bu fiillerin 2. halleri Simple Past Tense ile bilikte, 3. halleri ise Perfect Tense ile birlikte kullanılır.

Bazı düzensiz fiillerin 1., 2, ve 2. hallerinin yazılışları aynıdır.

bid - bid - bid

Bazı düzensiz fiillerin 2. ve 3. halleri aynı kalır.

built - build - build

Bazılarının da 3 hali de değişik yazılır.

do - did - done

İngilizce düzensiz fiileri yukarıdaki gibi grublayarak ezberlemek size kolaylık sağlayabilir.

Aşağıda en çok kullanılan ingilizce düzensiz fiilleri ve anlamlarını bulabilirsiniz.

1. Hali
Base Form
2. Hali
Past Simple
3. Hali
Past Participle
Türkçe
Anlamı
awake awoke awoken uyanmak be was, were been olmak beat beat beaten vurmak become became become olmak begin began begun başlamak bend bent bent bükmek bet bet bet bahse girmek bid bid bid emretmek bite bit bitten ısırmak blow blew blown esmek break broke broken kırmak bring brought brought getirmek broadcast broadcast broadcast yayımlamak build built built inşa etmek burst burst burst patlamak burn burned/burnt burned/burnt yakmak buy bought bought satın almak catch caught caught yakalamak choose chose chosen seçmek come came come gelmek cost cost cost değer biçmek creep crept crept emeklemek cut cut cut kesmek deal dealt dealt anlaşmak dig dug dug kazmak do did done yapmak draw drew drawn çekmek dream dreamed/dreamt dreamed/dreamt rüya görmek drive drove driven sürmek drink drank drunk içmek eat ate eaten yemek yemek fall fell fallen düşmek feed fed fed beslemek feel felt felt hissetmek fight fought fought dövüşmek find found found bulmak flee fled fled firar etmek fly flew flown uçmak forbid forbade forbidden yasaklamak forget forgot forgotten unutmak forgive forgave forgiven affetmek freeze froze frozen donmak get got gotten elde etmek give gave given vermek go went gone gitmek grow grew grown büyümek hang hung hung asmak have had had sahip olmak hear heard heard duymak hide hid hidden saklamak hit hit hit vurmak hold held held tutmak hurt hurt hurt yaralanmak keep kept kept saklamak know knew known bilmek lay laid laid yaymak lead led led rehberlik etmek learn learned/learnt learned/learnt öğretmek leave left left ayrılmak lend lent lent ödünç vermek let let let izin vermek lie lay lain yalan söylemek lose lost lost kaybetmek make made made yapmak mean meant meant anlamına gelmek meet met met buluşmak pay paid paid ödemek put put put koymak read read read okumak ride rode ridden binmek ring rang rung çalmak rise rose risen yükselmek run ran run koşmak say said said söylemek see saw seen görmek sell sold sold satmak send sent sent göndermek show showed showed/shown göstermek shut shut shut kapamak sing sang sung şarkı söylemek sit sat sat oturmak sleep slept slept uyumak speak spoke spoken konuşmak spend spent spent harcamak stand stood stood ayakta durmak swim swam swum yüzmek take took taken almak teach taught taught öğretmek tear tore torn yırtmak tell told told anlatmak think thought thought düşünmek throw threw thrown fırlatmak understand understood understood anlamak wake woke woken uyanmak wear wore worn giymek win won won kazanmak write wrote written yazmak
1 1 1