Soru

tokar1976 kullanıcısının avatarı

Ivaz pasazade atai kimdir?

gönderen Tokar1976

Yorumlar

  • gizempoyraz kullanıcısının avatarı Dîvan şâiri. Asıl adı Ali Çelebi olan Atâyî, Yıldırım Baye-zid’in vezirlerinden Edirneli İvaz Paşa’nın oğludur. Hayâtı hakkında geniş bilgi yoktur.
    Şeyhî ile Ahmed Paşa arasında yetişen dîvan şâirlerinin en iyisidir. Şiirleri nazım tekniği açısından oldukça başarılı­dır. Sultan II. Murad’a sunduğu “güneş” redifli kasidesi çok meşhur olmuş ve Ahmed Paşa tarafından da tanzir edilmiş­tir. Duygulu bir şâirdir. Gazellerinde kasîdelerine göre daha sâde bir dil kullanmıştır.Gizempoyraz
    şikayetim var!
Bu soruyu Tokar1976 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
seldaa123 kullanıcısının avatarı
Seldaa123 cevapladı
 Türk şair (öl. Bursa 1437). Murat ll'nin vezirlerinden Hacı ivaz Paşa'nın (öl. 1428) oğludur.İvaz Paşa , Yıldırım Beyazıt'ın vezirlrinden birisidir. Söylentiye göre II Murat  bir kuşku yüzünden İvaz Paşa'nın gözlerine mil çektirmiş oğlu Ali Çelebi de o yüzden saraya yakın olmaktan imtina etmiştir.  Bir süre sonra saraya alınmak istenen Atayi babasının başına gelenler yüzünden bunu kabul etmemiş olmasına rağmen II. Murad'a "Güneş" redifli  bir kaside yazmış olması üzerinde düşünülecek bir olaydır. Bleki de bu kaside babasının gözlerine mil çekilmeden önce yazılmış olmalıdır. Bu hadise üzerinde kuşku perdesi örten diğer bir husus İvazpaş'nın Yıldırım Beyazıt devrinde de  vezir olarak sarayda bulunmuş olmasıdır. ( 1)Ali Çelebei'nin  Latifi tezkiresi'nde, Mevlid şairi Süleyman Çelebi'nin kardeşi olduğu yazılıdır. Buna rağmen Latifi'nin verdiği bu bilgi diğer kaynaklar tarafından doğrulanmamıştır.  Diğer kaynaklar Ali Çelebi'nin İvazPşa'nın oğlu olduğu hususunda birleşmiş gözükmektedir. Ali Çelebi'nin şiirlerinden onun iyi bir eğitim gördüğü anlaşılmaktadır. Şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimelere yer vermesi Arapça ve Farsça'yı iyi bildiğini göstermektedir. Buna rağmen Çelebi olarak anlıyor olması medrese eğitimini tamamalamaış olduğu fikirine bizi götürebilir. Çünki medrese bitirenlere Efendi olarak hitap edilmesi, medrese eğitimini tamamalamadığı  kuşkusunu  doğurabilir. 
 SANAT ANLAYIŞIŞiirlerinde Arapça ve Farsça sözcükler de kullanmasına rağmen Ali Çelebi'nin Türki basit veya mahallileşme akımı denilen şiirleri Türkçe yazamak, şiirlerde atasözü ve deyimler kullanmakla ilgili divan şiiir akaımının ilk temsilcilerinden veya ilk uygulayııcılarından biri olduğu ortaya çıkmaktadır. Söz sanatlarını kullanmayı seven bir şair olarak gözüken Ali Çelebi şiirlerinde atasözlerine, deyimlere, mahalli ağzı ve konuşma diline yer vermeyi çok sevmektedir. Ali Çelebi'nin sıcak , samimi , ve anlaşılır bir dili vardır.En ünü şiiri II. Murat'a yazdığı Güneş adlı kasidsidir. Bu kasidesine Ahmet Paşa nazire yazmış dolayısı ile bu kaisdesi ile Ahmet Paşa'yı bile etkilemiştir.  Ahmet Paşa'nın ünlü GüneşKasidesi İvazpaşazade Atayi'nin aynı adlı şiirine nazire olarak yazılmıştır. (1)Tezkireci Sehi Bey İvazpaşazade Ali Çelebi'nin şiirlerini takdirle karşılamış, devrinin diğer şairleri de Ali Çelebi'den övgüyle söz etmişlerdir. Sehi Bey divan şiirinde atasözlerini ve deyimleri ilk kullanan şair olarak  Ali Çelebi'yi göstermektedir. (1)  Diğer kaynaklara ve şiirlerine baktığımız zaman Ali Çelebi'nin  divan şiirine  Türkçe unsurlar kazandırmaya çalışan bir şair olduğu ortaya çıkmaktadır. Ali Çelebi, gazel ve kadiseleriyle olduğu kadar tuygları ile de dikkati çeken bir şairdir. Tuygu türünün edebiyaytımıza kök sağlamasında katkısı olan bir şairdir.
Şeyhinin en önemli izleyicisi sayılan Atayi, fars şairi Kemal-i Hucendi'nin de etkisi altında kaldı. Murat ll'ye sunduğu "güneş" redifll kasidesine Ahmet Paşa'nın nazire yazmasından çağdaşlarını etkilediği anlaşılıyor. Nazire dergilerinde, kaside, gazel ve tuyug yolunda yazılmış epey şiiri vardır. Sehi tezkiresindeki kayda göre, Türkçe gazelde atasözü kullanma geleneğini de Atayi başlatmıştır.  Ali Çelebi, Türkçe'nin ahengine, şiirlerinde söz sanatlrına ve sade bir şiir dili ile yazma çabasında olan bir şairdir.  Yazmış olduğunu bildiğimiz divan'ı vardır. Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, C.1, İst. 1987, shf, 470 eserinde Atayi hakkında bilgi veririken bu divandan da bahsetmiştir. Günümüz diline çevrilmeyen bu divanının kaybolduğuna veya günümüze ulaşmadığına dair bilgiler de bulunmaktadır.Vasi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1970, shf,134 - 135 te 14 yy da yaşamış Ali adlı bir şairden söz eder. Bu şairin hayatı hakkında hiç  bir bilgi vermeyen V.M.Kocatürk, bu şaire ait iki şiiri eserine almış  hayatı hakkında sadece Sehi Bey'den alıntı yaptığı " Şuarayı mütekaddimindendir" ifadesine yer vermiştir. İvazpaşazade Ali Çelebi'nin olduğunu düşündüğümüz bu yazı bir hayli uzun olmasına rağmen Ali Çelebi hakkında hemen hiç bir bilgi vermemktedir. Fakat bu eserdeki şiirle baktığımız zaman şiirlerden hareketle ve aynı yy içinde yaşamış olmaları münasebetiyle ismi sadece Ali olarak zikredilen bu şairin Ali Çelebi olabileceği ihtimalini düşünmek zorunda kalıyoruz.
  • 1 Yorum
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

  • tokar1976 kullanıcısının avatarı tesekkur ederimTokar1976
    şikayetim var!
Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
swiftie982 kullanıcısının avatarı
Swiftie982 cevapladı
Dîvan şâiri. Asıl adı Ali Çelebi olan Atâyî, Yıldırım Baye-zid’in vezirlerinden Edirneli İvaz Paşa’nın oğludur. Hayâtı hakkında geniş bilgi yoktur.
Şeyhî ile Ahmed Paşa arasında yetişen dîvan şâirlerinin en iyisidir. Şiirleri nazım tekniği açısından oldukça başarılı­dır. Sultan II. Murad’a sunduğu “güneş” redifli kasidesi çok meşhur olmuş ve Ahmed Paşa tarafından da tanzir edilmiş­tir. Duygulu bir şâirdir. Gazellerinde kasîdelerine göre daha sâde bir dil kullanmıştır. Türk Dîvan şiirine (gazele) atasöz­lerini ilk defa bu şâir sokmuştur. Tuyugtar da yazarak Türk şiir geleneğine ve zevkine önem vermiştir.
Atâyî’nin iki kasîde, iki Farsça manzume, dokuz tuyug ve kırktan fazla gazelini Sadettin Nüzhet Erg un, Bursa Müzesi’ndeki bir elyazması mecmuada bularak tanımıştır.
  • 2 Yorum
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...