Soru

Fındıık kullanıcısının avatarı

Arkadaşlar ingilizce 8. sınıf just, already ve yet ile cümle kurmam lazım her birinden 5 tane yardımcı olurmusunuz? Yanlız çok acil!

gönderen Fındıık

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Fındıık kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
besteemek kullanıcısının avatarı
En İyi Cevap! Besteemek cevapladı

JUST Cümle Örnekleri

Bir eylemin kısa bir süre önce yapıldığını veya tamamlandığını belirtir. Just fiilden önce gelir. (deminyeni vb.şeklinde tercüme edilebilir.)

Don’t touch the wall! I’ve just painted it.
(Duvara dokunma. Yeni boyadım.)

I don’t think she knows what’s happening here. She’s just waken up.
(Burada neler olduğunu bildiğini sanmıyorum. Daha yeni kalktı.)

Please wait just a moment! --> Lütfen bir dakika bekleyin!

The patient should do just what the doctor ordered. --> Hastadoktor ne talimat veriyorsa olduğu gibi yerine getirmeli.

The play has only just started. --> Oyun henüz başladı.

She is just the same as any other housewife else. --> O diğer ev kadınlarıyla tıpatıp aynı.

Can't you just say hello like a normal person? --> Sen de normal bir insan gibi sadece merhaba diyemez misin?

 

 

 

ALREADY Cümle Örnekleri

Bir eylemin beklenenden daha önce yapıldığını ifade eder. Alreadyfiilden önce geldiği gibi vurgulama için cümlenin sonunda da yer alır. (zatenşimdiden vb. şeklinde tercüme edilebilir.)

“When will you clean the car?” “I’ve already cleaned it.”
(“Arabayı ne zaman yıkayacaksın?” “Zaten yıkadım.”

“It’s quite early. Has tom already left?”
(Saat bayağı erken. Tom şimdiden çıktı mı?”

I am already late I must fly. --> Zaten geç kaldım uçmam lâzım.

We have already heard enough of that. --> Zaten onun hakkında duyacağım kadarını duydum. (Onun hakkında zaten yeteri kadar şey duydum)

If Internet wouldn't already exist it would have to be invented. --> Eğer internet çoktan var olmasaydı icat edilmesi gerekirdi.

Take out the cake from oven; it is baked enough already. --> Keki fırından al; çoktan yeterinde pişti.

 

 

Bir eylemin yapılmasıyla ilgili bir beklenti olduğunu ifade eder.O yüzden olumsuz ifadelerdeveya soru cümlelerinde kullanılır. (henüzhaladahaşimdiye kadar vb.şeklinde tercüme edilebilir.)

Please wait a moment. She hasn’t finished it yet.
(Lütfen bir dakika bekle. Henüz/daha bitirmedi.)

It’s quite late. Hasn’t the taxi arrived yet.
(Bayağı bir geç oldu. Taksi henüz gelmedi mi?)

The issue is as yet undecided. --> Bu konu şu ana kadar karara bağlanmadı.

Is it time to go yet? --> Çoktan gitme zamanı değil mi?

The best is yet to come. --> En iyi daha geliyor.

She won't be back for a long time yet. --> Uzun bir süre daha geri gelmeyecek.

The date and time have yet to be decided. --> Gün ve saate daha karar veriliyor.

We have yet to decide on a name. --> Bir isme artık karar vermeliyiz.

They're a most unlikely couple and yet they get on really well together. --> Onlar birbirlerine benzemeyen bir ikili ve yine de gerçekten birlikte iyiler.

He came back from soccer with yet another black eye. --> O yine futboldan diğeri de mor bir gözle geldi.

As yet nothing has been done. --> Şimdiye dek hiçbir şey olmadı.

Can the child read the time yet? --> Çocuk hâlâ saate bakmayı öğrenemedi mi?

 

 

 

 

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (20)
  • oy ver Seviye: 4, Oylar: 13

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...