Cevaplar

2013-01-07T15:03:05+02:00

Yüksek kan basıncının kontrol altına alınamaması sık karşılaşılan bir
problemdir. Ülkemizde yapılmış ve 2005 yılında yayınlanmış olan
PatenT çalışmasına göre ülkemizde yaklaşık 15 milyon hipertansiyon
hastası vardır. Sadece % 40’ı hipertansiyon hastalığının farkındadır,
% 31’i tedavi almaktadır ve sadece % 8’inin (15 milyonun sadece 1.2
milyonun) kan basıncı yüksekliği kontrol altındadır. Türk
Hipertansiyon İnsidans Çalışmasında (HinT, 2008) kan basıncı kontrol
altında olan hasta oranı % 14’e çıkmıştır. Evde kan basıncı takibi
hastanın yüksek kan basıncının kontrol altına alınmasına, hedef
değerlerine ulaşmasına yardımcı olduğu için tedavinin de bir
parçasıdır; bu nedenle tavsiye edilmektedir.
Kan basıncı bir sağlık merkezinde, evde veya özel bir alet kullanılarak
24 saat süre ile ölçülebilir. Evde kan basıncı ölçümü giderek
yaygınlaşmaktadır. Evde kan basıncı takibinin sağlıklı olması için doğru
ölçen bir alete sahip olmak ve doğru ölçme yöntemini bilmek
gereklidir. Kan basıncı ölçüm aletleri, otomatik olan ve otomatik
olmayanlar (cıvalı ve aneroit) olmak üzere ikiye ayrılır. Kullanımının
kolay olması nedeni ile evde otomatik alet kullanımı tercih
edilmektedir. Otomatik aletler kan basıncını kol veya bilekten
ölçebilir. Piyasada hem koldan hem de bilekten ölçen çok sayıda alet
vardır ama son yıllarda teknolojide gelişmeler olmasına rağmen
bilekten ölçen aletlerde hatalı ölçüm sık karşılaşılan bir problemdir

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-07T15:03:06+02:00

Ozon tabakasının yaklaşık 420 milyon yıl önce oluştuğu sanılmaktadır.Ozon deliği önce güney kutbunda sonra kuzey kutbunda bulunmuştur. Ozon tabakasının bulunması ile pek çok araştırmacı labaratuvar şartlarında ozon gazı üzerinde bozucu etki yapan kloroflorokarbon gazı hakkında deneysel bulgular elde ettiler. Klor atomları ozon molekülünü parçalayarak yok olmasına sebep olmaktaydı. Her bir klor atomunun yaklaşık 100.000 ozon molekülünün parçalanmasına neden olabileceği düşünülürse bu bileşimin etkileri daha iyi anlaşılır.

Çeşitli amaçlar için üretilen kloroflorokarbonlar (CFC) ozon tabakasını inceltmekte, bunun sonucunda çevre ve insan sağlığı olumsuz etkilenmektedir.

Ozon molekülleri atmosferde bulundukları yere göre farklı karakteristik özellikler gösterirler. Stratosfer tabakasındaki ozon canlılar için yararlı olup, buna karşılık dünya yüzeyine yakın atmosfer tabakasında ( troposferde) bulunan %10 oranındaki ozonun yıkıcı etkisi bulunmaktadır.

Atmosferdeki diğer moleküllerle reaksiyona giren ozonun, bitki ve hayvanların canlı dokularına çeşitli zararları bulunmaktadır. Atmosferdeki ozonun yaklaşık %90'ı yeryüzünden itibaren 10-40 km. arası yükseklikte ve stratosfer tabakasında bulunur. Bu bölgedeki ozonun özelliği; tüm canlı varlıkları, doğal kaynakları ve tarımsal ürünleri olumsuz yönde etkileyen ultraviole (UV) ışınlarını absorbe etmesidir. Ozon yoğunluğunun ultraviole ışınlarını tutma görevini yapamayacak kadar azalması, "ozon tabakasının delinmesi" olarak adlandırılmaktadır. Ozon tabakasının incelmesi sonucunda; UV-b radyasyonu artmakta ve insanların bağışıklık sistemleri zarar görmekte, görme bozukluğuna ve deri kanserine yol açmaktadır.

Ozon tabakasının incelmesine sebep olan ve kloroflorokarbon ihtiva eden maddelerin başında klor türevleri, plastik köpükler (strafor), spreyler, aerasoller ve yangın söndürücüler gelmektedir.

1 5 1