Cevaplar

2013-01-07T17:03:03+02:00

 Çocukları dahası öğrencilerini çok seven bir öğretmenin öğrencilerinden bazıların betimlediği anlattığı her öğrencinin ve öğretmenin mutlaka okuması gereken bir kitap. kısaca bu

 

 

 İyi bir öğretmen olmak için ilk şart, mesleğini sevmektir. Bunu ön sözünden bütün hatıralarına kadar sık sık vurgular, zaten başka türlü başarılı olunamaz.
2. Mesleğe yeni başlayan bir öğretmen, sınıfa ilk adımını attığı zaman derin bir heyecan ve korku duyar. Ancak ilk dersten sonra duyulan tatlı gurur ve sevinç hiçbir zaman unutulamaz. İlk dersin heyecanı öğretmeni öyle sarar ki, meslek hayatı boyunca bu intibaları taşır. (s.16)
3. Çocuklar özellikle genç öğretmenleri daha çok severler. Sevimli, güler yüzlü, zeki ise bütün acemiliğine, beceriksizliğine rağmen kendisini kolayca kabul ettirebilir. Çünkü tabiidir. Çocuğun taze ruhuna eğilerekrahatlıkla işler, şekillendirir. Yaşlı bir öğretmen ise; uzun yıların tecrübesinden süzülmüş bilgisi ve hesaplı, planlı hareketi sayesinde kendisini sevdirir. Üstün sevgi ve şefkat ile de pekiştirir.(15)
4. Öğretmen, öğrencisiyle yalnız okulda değil, okulun dışında da ilgilenmelidir. Öğrenci ile ilgili bütün bilgileri değerlendirerek rehberlik etmeli ve yeteneğine göre yönlendirmelidir. Öğretmen-öğrenci kaynaşması okulu gerçek bir yuva haline getirir. Bu da okulda ve hayatta başarı için önemli bir unsurdur. (Bütün hatıralarında açık olarak veya dolaylı şekilde ifâde eder.)
5. Taşrada öğretmenlik yapmak, bazı gerçekleri görmek bakımından önemlidir. Merkezî yerlerde öğrencinin içinde bulunduğu şartları tespit etmek zordur. Öğretmen, dar çevrelerde imkanını kullanarak öğrenciye yardımetmelidir. (s.35)
6. Öğretmen, öğrenciyi yetiştirmek, yarına hazırlamak zorundadır. Zayıf ise kurtarabileceği şekilde not vererek bir şans daha tanınmalıdır. Meselâ: Başarısız olan pekçok öğrenciye “istidadınız var” diyerek, onlarıkazandığını belirtiyor. (s.47-54)
7. “Sizi Disiplin Kurulu’na vereceğim” tehdidi yerine, o meselenin temeline eğilmek daha faydalı olacaktır. Çünkü ceza suçu ortadan kaldırmıyor. Sevgi ve ilgi bütün meselenin anahtarıdır. (s.55-65)
8. Öğretmen, öğrenciye peşin hükümle yaklaşmamalıdır. Başkalarının görüşü değil, kendi değerlendirmesi önemlidir. (s.67-71)
9. Müdür-öğretmen uyumu sevgi temeline dayanmalıdır. Okul müdürü otoriter olduğu kadar; babacan, sevgi dolu olursa resmi ve özel olarak daha verimli sonuç alınır. (S. 73-79)
10. Öğretmen, öğrencisine iyiyi, güzeli, doğruyu verir. Verdiğinin yarısını alan öğrenci, öğretmen için sonsuz bir güç kaynağıdır. Ama öğretmen de bunun için çaba harcamalıdır. (s.74,89 ağırlıklı olmak üzere bütün hatıralarda geçer.)
11. Öğretmenler, sınıf içinde ağzından çıkacak her sözü dikkatlice seçmeli ve kullanmalıdır. (s.81-89)
12. İyi niyetli teşebbüsler bazen kötü sonuçlanabilir. Bunun için tedbiri elden bırakmamalıdır. (S. 95-104)
Öğretmenin bu vasıflarının yanında, öğrencilerin öğretmenlerini daha iyi tanımaları ve onları unutmamaları gerektiğini ifade ediyor. Kitapta sık sık sitem ettiği en önemli husus “unutulmaktır.” Bir vefasızlık örneği olan unutulmak, şüphesiz ki öğretmen için en kötü sonuçtur. Kendisini yetiştiren, emek veren, ümit bağlayan öğretmenine vefa göstermek öğrencinin görevidir. Öğretmen sadece sevgiye muhtaçtır. Öğrencisinin sevgisi minnetini göstermesi öğretmenin gücüne güç katar.

 

 

yardımcı oldummu?

 

0